30 milyar dolarlık ‘kolesterol’ tartışması
December 6th, 2011
Tarihin en çok satan ilaçları arasında yer olan ‘kolesterol ilaçları’ ile ilgili tartışma dallanıp budaklandı. Türkiye’de, ‘gerekli mi, gereksiz mi?’ sorusu ekseninde tıp dünyasını ikiye bölen ‘kolesterol’ tartışması 3 yıl önce ABD’de de patlak vermişti. Vatan gazetesi, 30 milyar dolarlık pazarı olan kolesterol ilaçları gerçeğini ve gündemde olan tartışmaların ardındaki rant savaşlarını mercek altına aldı.
İSTANBUL – Sağlık Bakanlığı”nın teşkilatını düzenleyen ve yurt çapındaki sağlık hizmetlerini sil baştan yapılandıran 2 Kasım tarihli KHK, halen sahada görev yapan 20 bin 368 aile hekimine, bu alanda uzaktan uzmanlık şansı tanıdı. Kararnameye eklenen geçici maddeyle 2020″ye kadar görev yapan aile hekimleri, “uzaktan” ya da “yarı zamanlı” eğitimle uzmanlık unvanına kavuşacak.
Yarı zamanlı modelde, hekimler merkezi yerleştirmeye tabi tutulmayacakları için, görev yaptıkları bölgedeki bir hastanede uzmanlık eğitimi alacak ve aile hekimliğini de sürdürecekler.
Eğitim müfredatını hazırlama yetkisi bulunan Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK), konuya ilişkin henüz bir düzenleme yapmadığı için, doktorların uzmanlık eğitimini hangi şartlarda alacağı, nöbet, tez gibi yükümlülükleri yerine getirip getirmeyeceği belirsiz. Bu konudaki kriterler, önümüzdeki günlerde yayınlanacak yönetmelikle netlik kazanacak.
Uygulamayı düzenleyecek olan yönetmelik bir sınırlama getirmezse, uzaktan veya yarı zamanlı uzmanlık yapan doktorların akademik ilerlemesinin de önü açılacak.
Söz konusu hekimlerin akademik ilerlemeyi tercih etmeleri durumunda profesörlüğe kadar yükselme imkanları var. Düzenlemeye göre aile hekimlerinden TUS”u kazanmaları istenecek ancak ÖSYM tarafından yapılan merkezi yerleştirmeye tabi tutulmayacaklar. Uzaktan ya da yarı zamanlı eğitimin süresi 6 yıl olarak belirlendi.
POLİKLİNİK PRATİĞİ ŞART
Akşam”da yer alan haberde; Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) bu yolla alınan uzmanlığın güvenilirliğinin kuşku yaratacağını bildirdi:
“Uygulama “tam zamanlı” ve “yarı zamanlı” uzmanlar arasında ikilem yaratacak. Bu yolla alınan uzmanlığın güvenilirliği kuşku doğurur. Uzaktan eğitimle uzmanlığın yolu bir kere açılırsa, diğer branşlarda uygulanmaya başlanabilir.”
KAOS DAHA DERİNLEŞECEK
Ankara Tabip Odası Başkanı Beyazıt İlhan da aile hekimliği uygulamasındaki kaosun daha da derinleşeceği uyarısında bulundu.
İlhan, “Zaten aile hekimliği uygulamasında planlı bir yol izlenmedi, doktorlar 10 günlük eğitimlerle bu sıfatı kazandı. Yeni başlayacak uygulamayla yaşanan kaos daha da derinleşecektir” dedi.
YABANCI HEKİMLERE TÜRKÇE DİYALOG REHBERİ
“AileHekimiSitesi.com” internet sitesi, Türkiye”ye gelecek yabancı hekimlerin Anadolu”da hastayla karşılaşabileceği diyalogları araştırdı.
Geçen ay Resmi Gazete”de yayımlanarak yürürlüğe giren ve yabancı hemşire ve hekimlere Türkiye”de çalışabilmenin kapılarını açan kararnameyle birlikte ilgili hekimlerin hastalarla kuracakları iletişimi tartışma konusu oldu.
Hastaların, hekime şikayetlerini betimlerken kullandıkları tabirlerden örnekler veren sitenin araştırmasında, halkın şikayetlerini hekime anlatırken kullandığı özel tabirlerin Türkiye”de oldukça fazla olduğu belirtildi.
İşte bu tabirlerden bazıları:
“Guzum üzerine afiyet amel oldum, döşüme yel girdi, midem kaynama yapıyor, gözümde şimşekler çakıyor, haznemde akıntı var, beynim patlıyor, etlerimi çekiyorlar, ayaklarım karıncalanıyor, kamıştan su geliyor, içim gıcık oluyor, boğazım düğümleniyor, gözüm seyiriyor, popomda meme çıktı, damar damar üstüne bindi, kafam zonkluyor, beynim didişiyor, bağrım yanıyor, döşüme bıçak saplanıyor, kafam yerinde değil, mayasır oldum, içimde yangın var, mideme taş oturdu, cırcır oldum.”
İSTANBUL – Türkiye günlerdir profesörlerin kolesterol atışmasını konuşuyor. Kolesterol haplarının kötü kolesterolü düşürmekte başarılı olduğu ancak kalp hastalığı riskini azaltmakta hiç de beklenen olumlu etkiyi göstermediğine yönelik iddialar, uzmanları karşı karşıya getirdi. Türkiye’de bu hapı her gün kullanan yüz binlerce kişi ise ne yapacağını şaşırmış durumda… Ama endişelenmeyin bu ikilemi yaşayan tek ülke biz değiliz. Aynı tartışma çok yakın bir zamanda ABD’de de gündeme damgasını vurmuştu.
Michigan Medical School’dan Dr. Rodney Hayward’ın başını çektiği uzmanlar kolesterol haplarının, kalp hastalığı geçmişi olmayan insanlar tarafından düzenli olarak kullanılmasının tam bir aldatmaca olduğunu savundu.
Hayward, “Son araştırmalar kalp hastalığı söz konusu olduğunda kötü kolesterol seviyesini (LDL) tamamen gözardı etmemiz gerektiğini gösteriyor. Çünkü kolesterol hapı kullanan kişilerde kötü kolesterol seviyesinde dramatik bir düşüş görülse bile kalp hastalığı riskinde önemli bir azalma kaydedilmiyor” dediğinde karşı cephedeki uzmanlar Hayward için, “Seni adam öldürmeye teşebbüsten mahkemeye çıkarıp yargılamalılar” diyerecek kadar ileri gitmişti.
YAŞA GÖRE ETKİNLİK
Tartışmanın bir türlü dinmemesi üzerine ABD’nin saygın haber dergisi Business Week konuyu kapağına taşıdı.
Kapak başlığında dünyanın en çok satan kolesterol ilacı olan Lipitor’u kullanan dergi, halk arasında kolesterol hapı olarak bilinen, tıp literatüründe ise ‘statinler’ olarak anılan bu ilaçların kullanımı konusundaki çelişkili verileri ve açıklamaları yayımladı.
Dergi, farklı uzmanların görüşlerini derlemek yerine ABD’de sağlık bakanlığı ile koordineli olarak çalışan bağımsız ilaç denetim merkezi Therapeutics Initiative’in kolesterol ilaçlarıyla ilgili istatistiklerini yayımladı.
Buna göre;
- Daha önce kalp krizi geçirmiş ve kalp hastalığı geçmişi olan kişilerde kötü kolesterolü düşüren ilaçlar kesinlikle ve hiç tartışmasız bir şekilde hayat kurtarıyor. Yeniden kalp krizi geçirme riski önemli oranda düşüyor.
- Statinler, daha önce kalp krizi geçirmemiş, kalp rahatsızlığı bulunmayan kişilerde kalp hastalığı riskinde önemli bir düşüş sağlamıyor. Özellikle 65 yaş üzerindekilerde kolesterol seviyesini ne kadar düşürürse düşürsün kalp krizi riski sözkonusu olduğunda hemen hemen hiçbir faydası yok.
- Yaş grubuna bakılmaksızın, kolesterol ilaçlarının kalp hastalığı geçmişi olmayan kişilerde kalp krizi riskini azaltmak konusunda önemli bir faydası gözlemlenmiyor.
- Sadece orta yaş erkeklerde düzenli kullanımda minimal bir kalp riski düşüşü görülüyor.
HARVARD YORUMU
Business Week Pfizer tarafından üretilen Lipitor ilacının reklamlarında kullanılan “Çeşitli yaş gruplarında kalp krizi riskini yüzde 36 düşürür” şeklindeki uyarıyı da değerlendirdi. Dergi, reklamdaki yüzde 36 ibaresinin üzerinde bir yıldız sembolü bulunduğunu, altta ise bunun sebebinin küçük puntolarla açıklandığını kaydetti: Klinik deneyde katılımcılardan Lipitor kullananların yüzde 2’si, hiçbir etkisi olmayan sahte hapı (Placebo) verilenlerden ise yüzde 3’ü kalp krizi geçirmiştir.
Yani 100 kişi deneye katıldıysa ve Lipitor kullananlardan 2’si, kullanmayanlardan 3’ü kalp krizi geçirdiyse şirket bunu riskte yüzde 36 düşüş olarak reklam ediyordu.
Bu durumu dergiye değerlendiren Harvard Üniversitesi uzmanlarından John Abramson, “Statinler 20 yıldır var. En önemli şey kalp hastalığı geçmişi olmayan insanlarda statin kullanımının ölüm ve diğer ciddi sağlık sorunları konusunda bir düşüş kaydedilmemesi. Sadece kalp krizi vakalarında hafif bir azalma gördük” diye konuştu.
‘KOLESTEROLÜN KÖTÜ OLDUĞUNA İNANDIRILDIK’
Dergiye konuşan Texas Üniversitesi’nden Howard Brody, statinlerin sadece kalp hastalığı geçmişi olan insanlarda işe yaradığını belirterek, “Ama bu hasta grubu ilaç üreticileri için hiç de geniş bir potansiyel değildi” derken San Diego Hasta Güvenliği Merkezi’nden Bryan Liang ise, “İlaç firmalarındaki kurnaz insanlar dünyayı kolesterolün kötü bir şey olduğuna ve düşürülmesi gerektiğine ikna ettiler. Bu marketing (pazarlama) stratejisi işe yaradı ve satışlar patladı. Ama aslında bunun bilimsel bir temeli yoktu” diye konuştu.
Geçtiğimiz hafta Lipitor’un lisansının süresinin dolarak ilacın “jenerik” hale gelmesiyle ilaç sektörü tarihinin en çok satan ilacının tekel üretim hakkını kaybeden Pfizer ise, “İlaç piyasası çok yüksek oranda denetim altında. Lipitor ve diğer ilaçlarımızın tüm mesajları klinik deneylere dayanıyor ve doğrudur” savunmasını yaptı. Buna rağmen Michigan Medical School’dan Rodney Hayward, “Statinleri savunan insanlar içinde kolesterol hapı endüstrisinden büyük miktarda gelir elde etmeyen birini bulamazsınız” iddiasında bulunuyor.
YAN ETKİLERİNE DİKKAT
Kolesterol ilaçlarının hemen hemen hepsinde ortak görülen yan etkiler mide ağrısı, kusma, ishal, cinsel isteksizlik ve hafıza kaybı olarak biliniyor. Bu tür rahatsızlıkların hapı düzenli kullanan hastaların yüzde 10-15’ini etkilediği biliniyor. En çok yaygın görülen yan etkisel rahatsızlık ise kas ve eklem ağrıları.
Dünyanın en prestijli sağlık kurumlarından Mayo Clinic uzmanlarına göre sık ve uzun süreli kullanım sonucunda karaciğer hasarı, ciddi kas problemleri konusunda riskler de ortaya çıkabiliyor. Statin kullanımı karaciğer enzimlerinin artmasına sebep olduğu için karaciğer rahatsızlığı durumunda ilacın kullanımına son verilmesi gerekiyor.
İŞTE KOLESTEROLÜ İLAÇSIZ DÜŞÜREN GIDALAR
Amerikan Kalp Derneği tarafından yayınlanan kolesterol düşüren gıdalar listesinde statin kullanımından bağımsız olarak doğal yollardan LDL yani kötü kolesterol seviyesini düşürmek isteyenlerin düzenli tüketmesi gereken gıdalar sıralanıyor:
- Yulaf
- Ceviz
- Badem
- Omega 3 seviyesi yüksek balıklar
- Kanola yağı
- Soya yağı
- Soya
- Keten tohumu
TÜRKİYE PAZARI 394 MİLYON 500 BİN TL
Kolesterol ilaçlarının, sağlıklı insanlarda ölüme bile yol açabileceği gündeme oturdu. Bu ilaçların böbrek-karaciğer bozuklukları, katarakt gibi göz bozuklukları, kas , beyin ve ereksiyon bozukluklarına yol açabileceği söylendi. Hatta sağlıklı kişilerde koruyucu olarak statin kullandırmanın son derece sakıncalı olduğuna dikkat çekilerek, statinin ölüme dahi yol açabileceği belirtildi.
Sağlıklı insanlara verilen kolesterol ilaçlarının halkı sömüren bir ilaç oyunu olduğu iddiaları sıcaklığını korurken, bu kez de kolesterol ilaçlarının ekonomik boyutu şaşkınlık yarattı.
Vatan”ın edindiği bilgiye göre; ülkemizde 2010 yılında, tüm kalp damar hastalıkları ilaçlarına 1.8 milyar dolar harcanırken, bu miktarın 394 milyon 500 bin TL‘sini yani yüzde 4.5’ini kolestrol ilaçları oluşturdu. 394 milyon 500 bin TL’lik miktar , Türkiye’de 4 ayrı etken maddenin oluşturduğu 30 ayrı kolestrol ilacı için geçerli. Sadece 2010 yılında etken madde olarak simvastatin içeren ilaçlar için 3 milyon TL, pravastatin için 1.5 milyon TL, torvastatin için 290 milyon TL ve rosuvastatin için de 100 milyon TL harcandı.
MUHALİFLER BELGESEL HAZIRLIYOR
Kolesterol ilaçlarının tüm insanlar tarafından kullanılmasına karşı mücadele veren tıp uzmanlarının bir araya gelerek kurdukları bir de dernek var.
The International Network of Cholesterol Skeptics (Kolesterol Şüphecileri Uluslalararası Ağı) adlı bu derneğin çoğu tıp sektöründe çalışan uzmanları, kurdukları www.thincs.org internet sitesinde bilimsel makaleler yayımlayarak halkı bilgilendiriyor.
Bu gruba destek veren BBC’nin eski sağlık muhabirlerinden Justin Smith de 2009’da piyasaya çıkan, “Kolesterol yalanı için 29 milyar dolarlık nedenler” isimli kitabının belgeselini çekerek önümüzdeki yıl yayınlamayı planlıyor. Belgeselin tanıtım videosu da internette http://www.29billion.com/ adresinde yayınlanıyor.
Bu yazının kategorisi: Hastalıklar,Sağlık Haberleri,Sağlık Kurumları
30 milyar dolarlık ‘kolesterol’ tartışması
December 6th, 2011
Tarihin en çok satan ilaçları arasında yer olan ‘kolesterol ilaçları’ ile ilgili tartışma dallanıp budaklandı. Türkiye’de, ‘gerekli mi, gereksiz mi?’ sorusu ekseninde tıp dünyasını ikiye bölen ‘kolesterol’ tartışması 3 yıl önce ABD’de de patlak vermişti. Vatan gazetesi, 30 milyar dolarlık pazarı olan kolesterol ilaçları gerçeğini ve gündemde olan tartışmaların ardındaki rant savaşlarını mercek altına aldı.
İSTANBUL – Sağlık Bakanlığı”nın teşkilatını düzenleyen ve yurt çapındaki sağlık hizmetlerini sil baştan yapılandıran 2 Kasım tarihli KHK, halen sahada görev yapan 20 bin 368 aile hekimine, bu alanda uzaktan uzmanlık şansı tanıdı. Kararnameye eklenen geçici maddeyle 2020″ye kadar görev yapan aile hekimleri, “uzaktan” ya da “yarı zamanlı” eğitimle uzmanlık unvanına kavuşacak.
Yarı zamanlı modelde, hekimler merkezi yerleştirmeye tabi tutulmayacakları için, görev yaptıkları bölgedeki bir hastanede uzmanlık eğitimi alacak ve aile hekimliğini de sürdürecekler.
Eğitim müfredatını hazırlama yetkisi bulunan Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK), konuya ilişkin henüz bir düzenleme yapmadığı için, doktorların uzmanlık eğitimini hangi şartlarda alacağı, nöbet, tez gibi yükümlülükleri yerine getirip getirmeyeceği belirsiz. Bu konudaki kriterler, önümüzdeki günlerde yayınlanacak yönetmelikle netlik kazanacak.
Uygulamayı düzenleyecek olan yönetmelik bir sınırlama getirmezse, uzaktan veya yarı zamanlı uzmanlık yapan doktorların akademik ilerlemesinin de önü açılacak.
Söz konusu hekimlerin akademik ilerlemeyi tercih etmeleri durumunda profesörlüğe kadar yükselme imkanları var. Düzenlemeye göre aile hekimlerinden TUS”u kazanmaları istenecek ancak ÖSYM tarafından yapılan merkezi yerleştirmeye tabi tutulmayacaklar. Uzaktan ya da yarı zamanlı eğitimin süresi 6 yıl olarak belirlendi.
POLİKLİNİK PRATİĞİ ŞART
Akşam”da yer alan haberde; Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) bu yolla alınan uzmanlığın güvenilirliğinin kuşku yaratacağını bildirdi:
“Uygulama “tam zamanlı” ve “yarı zamanlı” uzmanlar arasında ikilem yaratacak. Bu yolla alınan uzmanlığın güvenilirliği kuşku doğurur. Uzaktan eğitimle uzmanlığın yolu bir kere açılırsa, diğer branşlarda uygulanmaya başlanabilir.”
KAOS DAHA DERİNLEŞECEK
Ankara Tabip Odası Başkanı Beyazıt İlhan da aile hekimliği uygulamasındaki kaosun daha da derinleşeceği uyarısında bulundu.
İlhan, “Zaten aile hekimliği uygulamasında planlı bir yol izlenmedi, doktorlar 10 günlük eğitimlerle bu sıfatı kazandı. Yeni başlayacak uygulamayla yaşanan kaos daha da derinleşecektir” dedi.
YABANCI HEKİMLERE TÜRKÇE DİYALOG REHBERİ
“AileHekimiSitesi.com” internet sitesi, Türkiye”ye gelecek yabancı hekimlerin Anadolu”da hastayla karşılaşabileceği diyalogları araştırdı.
Geçen ay Resmi Gazete”de yayımlanarak yürürlüğe giren ve yabancı hemşire ve hekimlere Türkiye”de çalışabilmenin kapılarını açan kararnameyle birlikte ilgili hekimlerin hastalarla kuracakları iletişimi tartışma konusu oldu.
Hastaların, hekime şikayetlerini betimlerken kullandıkları tabirlerden örnekler veren sitenin araştırmasında, halkın şikayetlerini hekime anlatırken kullandığı özel tabirlerin Türkiye”de oldukça fazla olduğu belirtildi.
İşte bu tabirlerden bazıları:
“Guzum üzerine afiyet amel oldum, döşüme yel girdi, midem kaynama yapıyor, gözümde şimşekler çakıyor, haznemde akıntı var, beynim patlıyor, etlerimi çekiyorlar, ayaklarım karıncalanıyor, kamıştan su geliyor, içim gıcık oluyor, boğazım düğümleniyor, gözüm seyiriyor, popomda meme çıktı, damar damar üstüne bindi, kafam zonkluyor, beynim didişiyor, bağrım yanıyor, döşüme bıçak saplanıyor, kafam yerinde değil, mayasır oldum, içimde yangın var, mideme taş oturdu, cırcır oldum.”
İSTANBUL – Türkiye günlerdir profesörlerin kolesterol atışmasını konuşuyor. Kolesterol haplarının kötü kolesterolü düşürmekte başarılı olduğu ancak kalp hastalığı riskini azaltmakta hiç de beklenen olumlu etkiyi göstermediğine yönelik iddialar, uzmanları karşı karşıya getirdi. Türkiye’de bu hapı her gün kullanan yüz binlerce kişi ise ne yapacağını şaşırmış durumda… Ama endişelenmeyin bu ikilemi yaşayan tek ülke biz değiliz. Aynı tartışma çok yakın bir zamanda ABD’de de gündeme damgasını vurmuştu.
Michigan Medical School’dan Dr. Rodney Hayward’ın başını çektiği uzmanlar kolesterol haplarının, kalp hastalığı geçmişi olmayan insanlar tarafından düzenli olarak kullanılmasının tam bir aldatmaca olduğunu savundu.
Hayward, “Son araştırmalar kalp hastalığı söz konusu olduğunda kötü kolesterol seviyesini (LDL) tamamen gözardı etmemiz gerektiğini gösteriyor. Çünkü kolesterol hapı kullanan kişilerde kötü kolesterol seviyesinde dramatik bir düşüş görülse bile kalp hastalığı riskinde önemli bir azalma kaydedilmiyor” dediğinde karşı cephedeki uzmanlar Hayward için, “Seni adam öldürmeye teşebbüsten mahkemeye çıkarıp yargılamalılar” diyerecek kadar ileri gitmişti.
YAŞA GÖRE ETKİNLİK
Tartışmanın bir türlü dinmemesi üzerine ABD’nin saygın haber dergisi Business Week konuyu kapağına taşıdı.
Kapak başlığında dünyanın en çok satan kolesterol ilacı olan Lipitor’u kullanan dergi, halk arasında kolesterol hapı olarak bilinen, tıp literatüründe ise ‘statinler’ olarak anılan bu ilaçların kullanımı konusundaki çelişkili verileri ve açıklamaları yayımladı.
Dergi, farklı uzmanların görüşlerini derlemek yerine ABD’de sağlık bakanlığı ile koordineli olarak çalışan bağımsız ilaç denetim merkezi Therapeutics Initiative’in kolesterol ilaçlarıyla ilgili istatistiklerini yayımladı.
Buna göre;
- Daha önce kalp krizi geçirmiş ve kalp hastalığı geçmişi olan kişilerde kötü kolesterolü düşüren ilaçlar kesinlikle ve hiç tartışmasız bir şekilde hayat kurtarıyor. Yeniden kalp krizi geçirme riski önemli oranda düşüyor.
- Statinler, daha önce kalp krizi geçirmemiş, kalp rahatsızlığı bulunmayan kişilerde kalp hastalığı riskinde önemli bir düşüş sağlamıyor. Özellikle 65 yaş üzerindekilerde kolesterol seviyesini ne kadar düşürürse düşürsün kalp krizi riski sözkonusu olduğunda hemen hemen hiçbir faydası yok.
- Yaş grubuna bakılmaksızın, kolesterol ilaçlarının kalp hastalığı geçmişi olmayan kişilerde kalp krizi riskini azaltmak konusunda önemli bir faydası gözlemlenmiyor.
- Sadece orta yaş erkeklerde düzenli kullanımda minimal bir kalp riski düşüşü görülüyor.
HARVARD YORUMU
Business Week Pfizer tarafından üretilen Lipitor ilacının reklamlarında kullanılan “Çeşitli yaş gruplarında kalp krizi riskini yüzde 36 düşürür” şeklindeki uyarıyı da değerlendirdi. Dergi, reklamdaki yüzde 36 ibaresinin üzerinde bir yıldız sembolü bulunduğunu, altta ise bunun sebebinin küçük puntolarla açıklandığını kaydetti: Klinik deneyde katılımcılardan Lipitor kullananların yüzde 2’si, hiçbir etkisi olmayan sahte hapı (Placebo) verilenlerden ise yüzde 3’ü kalp krizi geçirmiştir.
Yani 100 kişi deneye katıldıysa ve Lipitor kullananlardan 2’si, kullanmayanlardan 3’ü kalp krizi geçirdiyse şirket bunu riskte yüzde 36 düşüş olarak reklam ediyordu.
Bu durumu dergiye değerlendiren Harvard Üniversitesi uzmanlarından John Abramson, “Statinler 20 yıldır var. En önemli şey kalp hastalığı geçmişi olmayan insanlarda statin kullanımının ölüm ve diğer ciddi sağlık sorunları konusunda bir düşüş kaydedilmemesi. Sadece kalp krizi vakalarında hafif bir azalma gördük” diye konuştu.
‘KOLESTEROLÜN KÖTÜ OLDUĞUNA İNANDIRILDIK’
Dergiye konuşan Texas Üniversitesi’nden Howard Brody, statinlerin sadece kalp hastalığı geçmişi olan insanlarda işe yaradığını belirterek, “Ama bu hasta grubu ilaç üreticileri için hiç de geniş bir potansiyel değildi” derken San Diego Hasta Güvenliği Merkezi’nden Bryan Liang ise, “İlaç firmalarındaki kurnaz insanlar dünyayı kolesterolün kötü bir şey olduğuna ve düşürülmesi gerektiğine ikna ettiler. Bu marketing (pazarlama) stratejisi işe yaradı ve satışlar patladı. Ama aslında bunun bilimsel bir temeli yoktu” diye konuştu.
Geçtiğimiz hafta Lipitor’un lisansının süresinin dolarak ilacın “jenerik” hale gelmesiyle ilaç sektörü tarihinin en çok satan ilacının tekel üretim hakkını kaybeden Pfizer ise, “İlaç piyasası çok yüksek oranda denetim altında. Lipitor ve diğer ilaçlarımızın tüm mesajları klinik deneylere dayanıyor ve doğrudur” savunmasını yaptı. Buna rağmen Michigan Medical School’dan Rodney Hayward, “Statinleri savunan insanlar içinde kolesterol hapı endüstrisinden büyük miktarda gelir elde etmeyen birini bulamazsınız” iddiasında bulunuyor.
YAN ETKİLERİNE DİKKAT
Kolesterol ilaçlarının hemen hemen hepsinde ortak görülen yan etkiler mide ağrısı, kusma, ishal, cinsel isteksizlik ve hafıza kaybı olarak biliniyor. Bu tür rahatsızlıkların hapı düzenli kullanan hastaların yüzde 10-15’ini etkilediği biliniyor. En çok yaygın görülen yan etkisel rahatsızlık ise kas ve eklem ağrıları.
Dünyanın en prestijli sağlık kurumlarından Mayo Clinic uzmanlarına göre sık ve uzun süreli kullanım sonucunda karaciğer hasarı, ciddi kas problemleri konusunda riskler de ortaya çıkabiliyor. Statin kullanımı karaciğer enzimlerinin artmasına sebep olduğu için karaciğer rahatsızlığı durumunda ilacın kullanımına son verilmesi gerekiyor.
İŞTE KOLESTEROLÜ İLAÇSIZ DÜŞÜREN GIDALAR
Amerikan Kalp Derneği tarafından yayınlanan kolesterol düşüren gıdalar listesinde statin kullanımından bağımsız olarak doğal yollardan LDL yani kötü kolesterol seviyesini düşürmek isteyenlerin düzenli tüketmesi gereken gıdalar sıralanıyor:
- Yulaf
- Ceviz
- Badem
- Omega 3 seviyesi yüksek balıklar
- Kanola yağı
- Soya yağı
- Soya
- Keten tohumu
TÜRKİYE PAZARI 394 MİLYON 500 BİN TL
Kolesterol ilaçlarının, sağlıklı insanlarda ölüme bile yol açabileceği gündeme oturdu. Bu ilaçların böbrek-karaciğer bozuklukları, katarakt gibi göz bozuklukları, kas , beyin ve ereksiyon bozukluklarına yol açabileceği söylendi. Hatta sağlıklı kişilerde koruyucu olarak statin kullandırmanın son derece sakıncalı olduğuna dikkat çekilerek, statinin ölüme dahi yol açabileceği belirtildi.
Sağlıklı insanlara verilen kolesterol ilaçlarının halkı sömüren bir ilaç oyunu olduğu iddiaları sıcaklığını korurken, bu kez de kolesterol ilaçlarının ekonomik boyutu şaşkınlık yarattı.
Vatan”ın edindiği bilgiye göre; ülkemizde 2010 yılında, tüm kalp damar hastalıkları ilaçlarına 1.8 milyar dolar harcanırken, bu miktarın 394 milyon 500 bin TL‘sini yani yüzde 4.5’ini kolestrol ilaçları oluşturdu. 394 milyon 500 bin TL’lik miktar , Türkiye’de 4 ayrı etken maddenin oluşturduğu 30 ayrı kolestrol ilacı için geçerli. Sadece 2010 yılında etken madde olarak simvastatin içeren ilaçlar için 3 milyon TL, pravastatin için 1.5 milyon TL, torvastatin için 290 milyon TL ve rosuvastatin için de 100 milyon TL harcandı.
MUHALİFLER BELGESEL HAZIRLIYOR
Kolesterol ilaçlarının tüm insanlar tarafından kullanılmasına karşı mücadele veren tıp uzmanlarının bir araya gelerek kurdukları bir de dernek var.
The International Network of Cholesterol Skeptics (Kolesterol Şüphecileri Uluslalararası Ağı) adlı bu derneğin çoğu tıp sektöründe çalışan uzmanları, kurdukları www.thincs.org internet sitesinde bilimsel makaleler yayımlayarak halkı bilgilendiriyor.
Bu gruba destek veren BBC’nin eski sağlık muhabirlerinden Justin Smith de 2009’da piyasaya çıkan, “Kolesterol yalanı için 29 milyar dolarlık nedenler” isimli kitabının belgeselini çekerek önümüzdeki yıl yayınlamayı planlıyor. Belgeselin tanıtım videosu da internette http://www.29billion.com/ adresinde yayınlanıyor.
Bu yazının kategorisi: Hastalıklar,Sağlık Haberleri,Sağlık Kurumları
30 milyar dolarlık ‘kolesterol’ tartışması
December 6th, 2011
Tarihin en çok satan ilaçları arasında yer olan ‘kolesterol ilaçları’ ile ilgili tartışma dallanıp budaklandı. Türkiye’de, ‘gerekli mi, gereksiz mi?’ sorusu ekseninde tıp dünyasını ikiye bölen ‘kolesterol’ tartışması 3 yıl önce ABD’de de patlak vermişti. Vatan gazetesi, 30 milyar dolarlık pazarı olan kolesterol ilaçları gerçeğini ve gündemde olan tartışmaların ardındaki rant savaşlarını mercek altına aldı.
İSTANBUL – Sağlık Bakanlığı”nın teşkilatını düzenleyen ve yurt çapındaki sağlık hizmetlerini sil baştan yapılandıran 2 Kasım tarihli KHK, halen sahada görev yapan 20 bin 368 aile hekimine, bu alanda uzaktan uzmanlık şansı tanıdı. Kararnameye eklenen geçici maddeyle 2020″ye kadar görev yapan aile hekimleri, “uzaktan” ya da “yarı zamanlı” eğitimle uzmanlık unvanına kavuşacak.
Yarı zamanlı modelde, hekimler merkezi yerleştirmeye tabi tutulmayacakları için, görev yaptıkları bölgedeki bir hastanede uzmanlık eğitimi alacak ve aile hekimliğini de sürdürecekler.
Eğitim müfredatını hazırlama yetkisi bulunan Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK), konuya ilişkin henüz bir düzenleme yapmadığı için, doktorların uzmanlık eğitimini hangi şartlarda alacağı, nöbet, tez gibi yükümlülükleri yerine getirip getirmeyeceği belirsiz. Bu konudaki kriterler, önümüzdeki günlerde yayınlanacak yönetmelikle netlik kazanacak.
Uygulamayı düzenleyecek olan yönetmelik bir sınırlama getirmezse, uzaktan veya yarı zamanlı uzmanlık yapan doktorların akademik ilerlemesinin de önü açılacak.
Söz konusu hekimlerin akademik ilerlemeyi tercih etmeleri durumunda profesörlüğe kadar yükselme imkanları var. Düzenlemeye göre aile hekimlerinden TUS”u kazanmaları istenecek ancak ÖSYM tarafından yapılan merkezi yerleştirmeye tabi tutulmayacaklar. Uzaktan ya da yarı zamanlı eğitimin süresi 6 yıl olarak belirlendi.
POLİKLİNİK PRATİĞİ ŞART
Akşam”da yer alan haberde; Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) bu yolla alınan uzmanlığın güvenilirliğinin kuşku yaratacağını bildirdi:
“Uygulama “tam zamanlı” ve “yarı zamanlı” uzmanlar arasında ikilem yaratacak. Bu yolla alınan uzmanlığın güvenilirliği kuşku doğurur. Uzaktan eğitimle uzmanlığın yolu bir kere açılırsa, diğer branşlarda uygulanmaya başlanabilir.”
KAOS DAHA DERİNLEŞECEK
Ankara Tabip Odası Başkanı Beyazıt İlhan da aile hekimliği uygulamasındaki kaosun daha da derinleşeceği uyarısında bulundu.
İlhan, “Zaten aile hekimliği uygulamasında planlı bir yol izlenmedi, doktorlar 10 günlük eğitimlerle bu sıfatı kazandı. Yeni başlayacak uygulamayla yaşanan kaos daha da derinleşecektir” dedi.
YABANCI HEKİMLERE TÜRKÇE DİYALOG REHBERİ
“AileHekimiSitesi.com” internet sitesi, Türkiye”ye gelecek yabancı hekimlerin Anadolu”da hastayla karşılaşabileceği diyalogları araştırdı.
Geçen ay Resmi Gazete”de yayımlanarak yürürlüğe giren ve yabancı hemşire ve hekimlere Türkiye”de çalışabilmenin kapılarını açan kararnameyle birlikte ilgili hekimlerin hastalarla kuracakları iletişimi tartışma konusu oldu.
Hastaların, hekime şikayetlerini betimlerken kullandıkları tabirlerden örnekler veren sitenin araştırmasında, halkın şikayetlerini hekime anlatırken kullandığı özel tabirlerin Türkiye”de oldukça fazla olduğu belirtildi.
İşte bu tabirlerden bazıları:
“Guzum üzerine afiyet amel oldum, döşüme yel girdi, midem kaynama yapıyor, gözümde şimşekler çakıyor, haznemde akıntı var, beynim patlıyor, etlerimi çekiyorlar, ayaklarım karıncalanıyor, kamıştan su geliyor, içim gıcık oluyor, boğazım düğümleniyor, gözüm seyiriyor, popomda meme çıktı, damar damar üstüne bindi, kafam zonkluyor, beynim didişiyor, bağrım yanıyor, döşüme bıçak saplanıyor, kafam yerinde değil, mayasır oldum, içimde yangın var, mideme taş oturdu, cırcır oldum.”
İSTANBUL – Türkiye günlerdir profesörlerin kolesterol atışmasını konuşuyor. Kolesterol haplarının kötü kolesterolü düşürmekte başarılı olduğu ancak kalp hastalığı riskini azaltmakta hiç de beklenen olumlu etkiyi göstermediğine yönelik iddialar, uzmanları karşı karşıya getirdi. Türkiye’de bu hapı her gün kullanan yüz binlerce kişi ise ne yapacağını şaşırmış durumda… Ama endişelenmeyin bu ikilemi yaşayan tek ülke biz değiliz. Aynı tartışma çok yakın bir zamanda ABD’de de gündeme damgasını vurmuştu.
Michigan Medical School’dan Dr. Rodney Hayward’ın başını çektiği uzmanlar kolesterol haplarının, kalp hastalığı geçmişi olmayan insanlar tarafından düzenli olarak kullanılmasının tam bir aldatmaca olduğunu savundu.
Hayward, “Son araştırmalar kalp hastalığı söz konusu olduğunda kötü kolesterol seviyesini (LDL) tamamen gözardı etmemiz gerektiğini gösteriyor. Çünkü kolesterol hapı kullanan kişilerde kötü kolesterol seviyesinde dramatik bir düşüş görülse bile kalp hastalığı riskinde önemli bir azalma kaydedilmiyor” dediğinde karşı cephedeki uzmanlar Hayward için, “Seni adam öldürmeye teşebbüsten mahkemeye çıkarıp yargılamalılar” diyerecek kadar ileri gitmişti.
YAŞA GÖRE ETKİNLİK
Tartışmanın bir türlü dinmemesi üzerine ABD’nin saygın haber dergisi Business Week konuyu kapağına taşıdı.
Kapak başlığında dünyanın en çok satan kolesterol ilacı olan Lipitor’u kullanan dergi, halk arasında kolesterol hapı olarak bilinen, tıp literatüründe ise ‘statinler’ olarak anılan bu ilaçların kullanımı konusundaki çelişkili verileri ve açıklamaları yayımladı.
Dergi, farklı uzmanların görüşlerini derlemek yerine ABD’de sağlık bakanlığı ile koordineli olarak çalışan bağımsız ilaç denetim merkezi Therapeutics Initiative’in kolesterol ilaçlarıyla ilgili istatistiklerini yayımladı.
Buna göre;
- Daha önce kalp krizi geçirmiş ve kalp hastalığı geçmişi olan kişilerde kötü kolesterolü düşüren ilaçlar kesinlikle ve hiç tartışmasız bir şekilde hayat kurtarıyor. Yeniden kalp krizi geçirme riski önemli oranda düşüyor.
- Statinler, daha önce kalp krizi geçirmemiş, kalp rahatsızlığı bulunmayan kişilerde kalp hastalığı riskinde önemli bir düşüş sağlamıyor. Özellikle 65 yaş üzerindekilerde kolesterol seviyesini ne kadar düşürürse düşürsün kalp krizi riski sözkonusu olduğunda hemen hemen hiçbir faydası yok.
- Yaş grubuna bakılmaksızın, kolesterol ilaçlarının kalp hastalığı geçmişi olmayan kişilerde kalp krizi riskini azaltmak konusunda önemli bir faydası gözlemlenmiyor.
- Sadece orta yaş erkeklerde düzenli kullanımda minimal bir kalp riski düşüşü görülüyor.
HARVARD YORUMU
Business Week Pfizer tarafından üretilen Lipitor ilacının reklamlarında kullanılan “Çeşitli yaş gruplarında kalp krizi riskini yüzde 36 düşürür” şeklindeki uyarıyı da değerlendirdi. Dergi, reklamdaki yüzde 36 ibaresinin üzerinde bir yıldız sembolü bulunduğunu, altta ise bunun sebebinin küçük puntolarla açıklandığını kaydetti: Klinik deneyde katılımcılardan Lipitor kullananların yüzde 2’si, hiçbir etkisi olmayan sahte hapı (Placebo) verilenlerden ise yüzde 3’ü kalp krizi geçirmiştir.
Yani 100 kişi deneye katıldıysa ve Lipitor kullananlardan 2’si, kullanmayanlardan 3’ü kalp krizi geçirdiyse şirket bunu riskte yüzde 36 düşüş olarak reklam ediyordu.
Bu durumu dergiye değerlendiren Harvard Üniversitesi uzmanlarından John Abramson, “Statinler 20 yıldır var. En önemli şey kalp hastalığı geçmişi olmayan insanlarda statin kullanımının ölüm ve diğer ciddi sağlık sorunları konusunda bir düşüş kaydedilmemesi. Sadece kalp krizi vakalarında hafif bir azalma gördük” diye konuştu.
‘KOLESTEROLÜN KÖTÜ OLDUĞUNA İNANDIRILDIK’
Dergiye konuşan Texas Üniversitesi’nden Howard Brody, statinlerin sadece kalp hastalığı geçmişi olan insanlarda işe yaradığını belirterek, “Ama bu hasta grubu ilaç üreticileri için hiç de geniş bir potansiyel değildi” derken San Diego Hasta Güvenliği Merkezi’nden Bryan Liang ise, “İlaç firmalarındaki kurnaz insanlar dünyayı kolesterolün kötü bir şey olduğuna ve düşürülmesi gerektiğine ikna ettiler. Bu marketing (pazarlama) stratejisi işe yaradı ve satışlar patladı. Ama aslında bunun bilimsel bir temeli yoktu” diye konuştu.
Geçtiğimiz hafta Lipitor’un lisansının süresinin dolarak ilacın “jenerik” hale gelmesiyle ilaç sektörü tarihinin en çok satan ilacının tekel üretim hakkını kaybeden Pfizer ise, “İlaç piyasası çok yüksek oranda denetim altında. Lipitor ve diğer ilaçlarımızın tüm mesajları klinik deneylere dayanıyor ve doğrudur” savunmasını yaptı. Buna rağmen Michigan Medical School’dan Rodney Hayward, “Statinleri savunan insanlar içinde kolesterol hapı endüstrisinden büyük miktarda gelir elde etmeyen birini bulamazsınız” iddiasında bulunuyor.
YAN ETKİLERİNE DİKKAT
Kolesterol ilaçlarının hemen hemen hepsinde ortak görülen yan etkiler mide ağrısı, kusma, ishal, cinsel isteksizlik ve hafıza kaybı olarak biliniyor. Bu tür rahatsızlıkların hapı düzenli kullanan hastaların yüzde 10-15’ini etkilediği biliniyor. En çok yaygın görülen yan etkisel rahatsızlık ise kas ve eklem ağrıları.
Dünyanın en prestijli sağlık kurumlarından Mayo Clinic uzmanlarına göre sık ve uzun süreli kullanım sonucunda karaciğer hasarı, ciddi kas problemleri konusunda riskler de ortaya çıkabiliyor. Statin kullanımı karaciğer enzimlerinin artmasına sebep olduğu için karaciğer rahatsızlığı durumunda ilacın kullanımına son verilmesi gerekiyor.
İŞTE KOLESTEROLÜ İLAÇSIZ DÜŞÜREN GIDALAR
Amerikan Kalp Derneği tarafından yayınlanan kolesterol düşüren gıdalar listesinde statin kullanımından bağımsız olarak doğal yollardan LDL yani kötü kolesterol seviyesini düşürmek isteyenlerin düzenli tüketmesi gereken gıdalar sıralanıyor:
- Yulaf
- Ceviz
- Badem
- Omega 3 seviyesi yüksek balıklar
- Kanola yağı
- Soya yağı
- Soya
- Keten tohumu
TÜRKİYE PAZARI 394 MİLYON 500 BİN TL
Kolesterol ilaçlarının, sağlıklı insanlarda ölüme bile yol açabileceği gündeme oturdu. Bu ilaçların böbrek-karaciğer bozuklukları, katarakt gibi göz bozuklukları, kas , beyin ve ereksiyon bozukluklarına yol açabileceği söylendi. Hatta sağlıklı kişilerde koruyucu olarak statin kullandırmanın son derece sakıncalı olduğuna dikkat çekilerek, statinin ölüme dahi yol açabileceği belirtildi.
Sağlıklı insanlara verilen kolesterol ilaçlarının halkı sömüren bir ilaç oyunu olduğu iddiaları sıcaklığını korurken, bu kez de kolesterol ilaçlarının ekonomik boyutu şaşkınlık yarattı.
Vatan”ın edindiği bilgiye göre; ülkemizde 2010 yılında, tüm kalp damar hastalıkları ilaçlarına 1.8 milyar dolar harcanırken, bu miktarın 394 milyon 500 bin TL‘sini yani yüzde 4.5’ini kolestrol ilaçları oluşturdu. 394 milyon 500 bin TL’lik miktar , Türkiye’de 4 ayrı etken maddenin oluşturduğu 30 ayrı kolestrol ilacı için geçerli. Sadece 2010 yılında etken madde olarak simvastatin içeren ilaçlar için 3 milyon TL, pravastatin için 1.5 milyon TL, torvastatin için 290 milyon TL ve rosuvastatin için de 100 milyon TL harcandı.
MUHALİFLER BELGESEL HAZIRLIYOR
Kolesterol ilaçlarının tüm insanlar tarafından kullanılmasına karşı mücadele veren tıp uzmanlarının bir araya gelerek kurdukları bir de dernek var.
The International Network of Cholesterol Skeptics (Kolesterol Şüphecileri Uluslalararası Ağı) adlı bu derneğin çoğu tıp sektöründe çalışan uzmanları, kurdukları www.thincs.org internet sitesinde bilimsel makaleler yayımlayarak halkı bilgilendiriyor.
Bu gruba destek veren BBC’nin eski sağlık muhabirlerinden Justin Smith de 2009’da piyasaya çıkan, “Kolesterol yalanı için 29 milyar dolarlık nedenler” isimli kitabının belgeselini çekerek önümüzdeki yıl yayınlamayı planlıyor. Belgeselin tanıtım videosu da internette http://www.29billion.com/ adresinde yayınlanıyor.
Bu yazının kategorisi: Hastalıklar,Sağlık Haberleri,Sağlık Kurumları
30 milyar dolarlık ‘kolesterol’ tartışması
December 6th, 2011
Tarihin en çok satan ilaçları arasında yer olan ‘kolesterol ilaçları’ ile ilgili tartışma dallanıp budaklandı. Türkiye’de, ‘gerekli mi, gereksiz mi?’ sorusu ekseninde tıp dünyasını ikiye bölen ‘kolesterol’ tartışması 3 yıl önce ABD’de de patlak vermişti. Vatan gazetesi, 30 milyar dolarlık pazarı olan kolesterol ilaçları gerçeğini ve gündemde olan tartışmaların ardındaki rant savaşlarını mercek altına aldı.
İSTANBUL – Sağlık Bakanlığı”nın teşkilatını düzenleyen ve yurt çapındaki sağlık hizmetlerini sil baştan yapılandıran 2 Kasım tarihli KHK, halen sahada görev yapan 20 bin 368 aile hekimine, bu alanda uzaktan uzmanlık şansı tanıdı. Kararnameye eklenen geçici maddeyle 2020″ye kadar görev yapan aile hekimleri, “uzaktan” ya da “yarı zamanlı” eğitimle uzmanlık unvanına kavuşacak.
Yarı zamanlı modelde, hekimler merkezi yerleştirmeye tabi tutulmayacakları için, görev yaptıkları bölgedeki bir hastanede uzmanlık eğitimi alacak ve aile hekimliğini de sürdürecekler.
Eğitim müfredatını hazırlama yetkisi bulunan Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK), konuya ilişkin henüz bir düzenleme yapmadığı için, doktorların uzmanlık eğitimini hangi şartlarda alacağı, nöbet, tez gibi yükümlülükleri yerine getirip getirmeyeceği belirsiz. Bu konudaki kriterler, önümüzdeki günlerde yayınlanacak yönetmelikle netlik kazanacak.
Uygulamayı düzenleyecek olan yönetmelik bir sınırlama getirmezse, uzaktan veya yarı zamanlı uzmanlık yapan doktorların akademik ilerlemesinin de önü açılacak.
Söz konusu hekimlerin akademik ilerlemeyi tercih etmeleri durumunda profesörlüğe kadar yükselme imkanları var. Düzenlemeye göre aile hekimlerinden TUS”u kazanmaları istenecek ancak ÖSYM tarafından yapılan merkezi yerleştirmeye tabi tutulmayacaklar. Uzaktan ya da yarı zamanlı eğitimin süresi 6 yıl olarak belirlendi.
POLİKLİNİK PRATİĞİ ŞART
Akşam”da yer alan haberde; Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) bu yolla alınan uzmanlığın güvenilirliğinin kuşku yaratacağını bildirdi:
“Uygulama “tam zamanlı” ve “yarı zamanlı” uzmanlar arasında ikilem yaratacak. Bu yolla alınan uzmanlığın güvenilirliği kuşku doğurur. Uzaktan eğitimle uzmanlığın yolu bir kere açılırsa, diğer branşlarda uygulanmaya başlanabilir.”
KAOS DAHA DERİNLEŞECEK
Ankara Tabip Odası Başkanı Beyazıt İlhan da aile hekimliği uygulamasındaki kaosun daha da derinleşeceği uyarısında bulundu.
İlhan, “Zaten aile hekimliği uygulamasında planlı bir yol izlenmedi, doktorlar 10 günlük eğitimlerle bu sıfatı kazandı. Yeni başlayacak uygulamayla yaşanan kaos daha da derinleşecektir” dedi.
YABANCI HEKİMLERE TÜRKÇE DİYALOG REHBERİ
“AileHekimiSitesi.com” internet sitesi, Türkiye”ye gelecek yabancı hekimlerin Anadolu”da hastayla karşılaşabileceği diyalogları araştırdı.
Geçen ay Resmi Gazete”de yayımlanarak yürürlüğe giren ve yabancı hemşire ve hekimlere Türkiye”de çalışabilmenin kapılarını açan kararnameyle birlikte ilgili hekimlerin hastalarla kuracakları iletişimi tartışma konusu oldu.
Hastaların, hekime şikayetlerini betimlerken kullandıkları tabirlerden örnekler veren sitenin araştırmasında, halkın şikayetlerini hekime anlatırken kullandığı özel tabirlerin Türkiye”de oldukça fazla olduğu belirtildi.
İşte bu tabirlerden bazıları:
“Guzum üzerine afiyet amel oldum, döşüme yel girdi, midem kaynama yapıyor, gözümde şimşekler çakıyor, haznemde akıntı var, beynim patlıyor, etlerimi çekiyorlar, ayaklarım karıncalanıyor, kamıştan su geliyor, içim gıcık oluyor, boğazım düğümleniyor, gözüm seyiriyor, popomda meme çıktı, damar damar üstüne bindi, kafam zonkluyor, beynim didişiyor, bağrım yanıyor, döşüme bıçak saplanıyor, kafam yerinde değil, mayasır oldum, içimde yangın var, mideme taş oturdu, cırcır oldum.”
İSTANBUL – Türkiye günlerdir profesörlerin kolesterol atışmasını konuşuyor. Kolesterol haplarının kötü kolesterolü düşürmekte başarılı olduğu ancak kalp hastalığı riskini azaltmakta hiç de beklenen olumlu etkiyi göstermediğine yönelik iddialar, uzmanları karşı karşıya getirdi. Türkiye’de bu hapı her gün kullanan yüz binlerce kişi ise ne yapacağını şaşırmış durumda… Ama endişelenmeyin bu ikilemi yaşayan tek ülke biz değiliz. Aynı tartışma çok yakın bir zamanda ABD’de de gündeme damgasını vurmuştu.
Michigan Medical School’dan Dr. Rodney Hayward’ın başını çektiği uzmanlar kolesterol haplarının, kalp hastalığı geçmişi olmayan insanlar tarafından düzenli olarak kullanılmasının tam bir aldatmaca olduğunu savundu.
Hayward, “Son araştırmalar kalp hastalığı söz konusu olduğunda kötü kolesterol seviyesini (LDL) tamamen gözardı etmemiz gerektiğini gösteriyor. Çünkü kolesterol hapı kullanan kişilerde kötü kolesterol seviyesinde dramatik bir düşüş görülse bile kalp hastalığı riskinde önemli bir azalma kaydedilmiyor” dediğinde karşı cephedeki uzmanlar Hayward için, “Seni adam öldürmeye teşebbüsten mahkemeye çıkarıp yargılamalılar” diyerecek kadar ileri gitmişti.
YAŞA GÖRE ETKİNLİK
Tartışmanın bir türlü dinmemesi üzerine ABD’nin saygın haber dergisi Business Week konuyu kapağına taşıdı.
Kapak başlığında dünyanın en çok satan kolesterol ilacı olan Lipitor’u kullanan dergi, halk arasında kolesterol hapı olarak bilinen, tıp literatüründe ise ‘statinler’ olarak anılan bu ilaçların kullanımı konusundaki çelişkili verileri ve açıklamaları yayımladı.
Dergi, farklı uzmanların görüşlerini derlemek yerine ABD’de sağlık bakanlığı ile koordineli olarak çalışan bağımsız ilaç denetim merkezi Therapeutics Initiative’in kolesterol ilaçlarıyla ilgili istatistiklerini yayımladı.
Buna göre;
- Daha önce kalp krizi geçirmiş ve kalp hastalığı geçmişi olan kişilerde kötü kolesterolü düşüren ilaçlar kesinlikle ve hiç tartışmasız bir şekilde hayat kurtarıyor. Yeniden kalp krizi geçirme riski önemli oranda düşüyor.
- Statinler, daha önce kalp krizi geçirmemiş, kalp rahatsızlığı bulunmayan kişilerde kalp hastalığı riskinde önemli bir düşüş sağlamıyor. Özellikle 65 yaş üzerindekilerde kolesterol seviyesini ne kadar düşürürse düşürsün kalp krizi riski sözkonusu olduğunda hemen hemen hiçbir faydası yok.
- Yaş grubuna bakılmaksızın, kolesterol ilaçlarının kalp hastalığı geçmişi olmayan kişilerde kalp krizi riskini azaltmak konusunda önemli bir faydası gözlemlenmiyor.
- Sadece orta yaş erkeklerde düzenli kullanımda minimal bir kalp riski düşüşü görülüyor.
HARVARD YORUMU
Business Week Pfizer tarafından üretilen Lipitor ilacının reklamlarında kullanılan “Çeşitli yaş gruplarında kalp krizi riskini yüzde 36 düşürür” şeklindeki uyarıyı da değerlendirdi. Dergi, reklamdaki yüzde 36 ibaresinin üzerinde bir yıldız sembolü bulunduğunu, altta ise bunun sebebinin küçük puntolarla açıklandığını kaydetti: Klinik deneyde katılımcılardan Lipitor kullananların yüzde 2’si, hiçbir etkisi olmayan sahte hapı (Placebo) verilenlerden ise yüzde 3’ü kalp krizi geçirmiştir.
Yani 100 kişi deneye katıldıysa ve Lipitor kullananlardan 2’si, kullanmayanlardan 3’ü kalp krizi geçirdiyse şirket bunu riskte yüzde 36 düşüş olarak reklam ediyordu.
Bu durumu dergiye değerlendiren Harvard Üniversitesi uzmanlarından John Abramson, “Statinler 20 yıldır var. En önemli şey kalp hastalığı geçmişi olmayan insanlarda statin kullanımının ölüm ve diğer ciddi sağlık sorunları konusunda bir düşüş kaydedilmemesi. Sadece kalp krizi vakalarında hafif bir azalma gördük” diye konuştu.
‘KOLESTEROLÜN KÖTÜ OLDUĞUNA İNANDIRILDIK’
Dergiye konuşan Texas Üniversitesi’nden Howard Brody, statinlerin sadece kalp hastalığı geçmişi olan insanlarda işe yaradığını belirterek, “Ama bu hasta grubu ilaç üreticileri için hiç de geniş bir potansiyel değildi” derken San Diego Hasta Güvenliği Merkezi’nden Bryan Liang ise, “İlaç firmalarındaki kurnaz insanlar dünyayı kolesterolün kötü bir şey olduğuna ve düşürülmesi gerektiğine ikna ettiler. Bu marketing (pazarlama) stratejisi işe yaradı ve satışlar patladı. Ama aslında bunun bilimsel bir temeli yoktu” diye konuştu.
Geçtiğimiz hafta Lipitor’un lisansının süresinin dolarak ilacın “jenerik” hale gelmesiyle ilaç sektörü tarihinin en çok satan ilacının tekel üretim hakkını kaybeden Pfizer ise, “İlaç piyasası çok yüksek oranda denetim altında. Lipitor ve diğer ilaçlarımızın tüm mesajları klinik deneylere dayanıyor ve doğrudur” savunmasını yaptı. Buna rağmen Michigan Medical School’dan Rodney Hayward, “Statinleri savunan insanlar içinde kolesterol hapı endüstrisinden büyük miktarda gelir elde etmeyen birini bulamazsınız” iddiasında bulunuyor.
YAN ETKİLERİNE DİKKAT
Kolesterol ilaçlarının hemen hemen hepsinde ortak görülen yan etkiler mide ağrısı, kusma, ishal, cinsel isteksizlik ve hafıza kaybı olarak biliniyor. Bu tür rahatsızlıkların hapı düzenli kullanan hastaların yüzde 10-15’ini etkilediği biliniyor. En çok yaygın görülen yan etkisel rahatsızlık ise kas ve eklem ağrıları.
Dünyanın en prestijli sağlık kurumlarından Mayo Clinic uzmanlarına göre sık ve uzun süreli kullanım sonucunda karaciğer hasarı, ciddi kas problemleri konusunda riskler de ortaya çıkabiliyor. Statin kullanımı karaciğer enzimlerinin artmasına sebep olduğu için karaciğer rahatsızlığı durumunda ilacın kullanımına son verilmesi gerekiyor.
İŞTE KOLESTEROLÜ İLAÇSIZ DÜŞÜREN GIDALAR
Amerikan Kalp Derneği tarafından yayınlanan kolesterol düşüren gıdalar listesinde statin kullanımından bağımsız olarak doğal yollardan LDL yani kötü kolesterol seviyesini düşürmek isteyenlerin düzenli tüketmesi gereken gıdalar sıralanıyor:
- Yulaf
- Ceviz
- Badem
- Omega 3 seviyesi yüksek balıklar
- Kanola yağı
- Soya yağı
- Soya
- Keten tohumu
TÜRKİYE PAZARI 394 MİLYON 500 BİN TL
Kolesterol ilaçlarının, sağlıklı insanlarda ölüme bile yol açabileceği gündeme oturdu. Bu ilaçların böbrek-karaciğer bozuklukları, katarakt gibi göz bozuklukları, kas , beyin ve ereksiyon bozukluklarına yol açabileceği söylendi. Hatta sağlıklı kişilerde koruyucu olarak statin kullandırmanın son derece sakıncalı olduğuna dikkat çekilerek, statinin ölüme dahi yol açabileceği belirtildi.
Sağlıklı insanlara verilen kolesterol ilaçlarının halkı sömüren bir ilaç oyunu olduğu iddiaları sıcaklığını korurken, bu kez de kolesterol ilaçlarının ekonomik boyutu şaşkınlık yarattı.
Vatan”ın edindiği bilgiye göre; ülkemizde 2010 yılında, tüm kalp damar hastalıkları ilaçlarına 1.8 milyar dolar harcanırken, bu miktarın 394 milyon 500 bin TL‘sini yani yüzde 4.5’ini kolestrol ilaçları oluşturdu. 394 milyon 500 bin TL’lik miktar , Türkiye’de 4 ayrı etken maddenin oluşturduğu 30 ayrı kolestrol ilacı için geçerli. Sadece 2010 yılında etken madde olarak simvastatin içeren ilaçlar için 3 milyon TL, pravastatin için 1.5 milyon TL, torvastatin için 290 milyon TL ve rosuvastatin için de 100 milyon TL harcandı.
MUHALİFLER BELGESEL HAZIRLIYOR
Kolesterol ilaçlarının tüm insanlar tarafından kullanılmasına karşı mücadele veren tıp uzmanlarının bir araya gelerek kurdukları bir de dernek var.
The International Network of Cholesterol Skeptics (Kolesterol Şüphecileri Uluslalararası Ağı) adlı bu derneğin çoğu tıp sektöründe çalışan uzmanları, kurdukları www.thincs.org internet sitesinde bilimsel makaleler yayımlayarak halkı bilgilendiriyor.
Bu gruba destek veren BBC’nin eski sağlık muhabirlerinden Justin Smith de 2009’da piyasaya çıkan, “Kolesterol yalanı için 29 milyar dolarlık nedenler” isimli kitabının belgeselini çekerek önümüzdeki yıl yayınlamayı planlıyor. Belgeselin tanıtım videosu da internette http://www.29billion.com/ adresinde yayınlanıyor.
Bu yazının kategorisi: Hastalıklar,Sağlık Haberleri,Sağlık Kurumları
30 milyar dolarlık ‘kolesterol’ tartışması
December 6th, 2011
Tarihin en çok satan ilaçları arasında yer olan ‘kolesterol ilaçları’ ile ilgili tartışma dallanıp budaklandı. Türkiye’de, ‘gerekli mi, gereksiz mi?’ sorusu ekseninde tıp dünyasını ikiye bölen ‘kolesterol’ tartışması 3 yıl önce ABD’de de patlak vermişti. Vatan gazetesi, 30 milyar dolarlık pazarı olan kolesterol ilaçları gerçeğini ve gündemde olan tartışmaların ardındaki rant savaşlarını mercek altına aldı.
İSTANBUL – Sağlık Bakanlığı”nın teşkilatını düzenleyen ve yurt çapındaki sağlık hizmetlerini sil baştan yapılandıran 2 Kasım tarihli KHK, halen sahada görev yapan 20 bin 368 aile hekimine, bu alanda uzaktan uzmanlık şansı tanıdı. Kararnameye eklenen geçici maddeyle 2020″ye kadar görev yapan aile hekimleri, “uzaktan” ya da “yarı zamanlı” eğitimle uzmanlık unvanına kavuşacak.
Yarı zamanlı modelde, hekimler merkezi yerleştirmeye tabi tutulmayacakları için, görev yaptıkları bölgedeki bir hastanede uzmanlık eğitimi alacak ve aile hekimliğini de sürdürecekler.
Eğitim müfredatını hazırlama yetkisi bulunan Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK), konuya ilişkin henüz bir düzenleme yapmadığı için, doktorların uzmanlık eğitimini hangi şartlarda alacağı, nöbet, tez gibi yükümlülükleri yerine getirip getirmeyeceği belirsiz. Bu konudaki kriterler, önümüzdeki günlerde yayınlanacak yönetmelikle netlik kazanacak.
Uygulamayı düzenleyecek olan yönetmelik bir sınırlama getirmezse, uzaktan veya yarı zamanlı uzmanlık yapan doktorların akademik ilerlemesinin de önü açılacak.
Söz konusu hekimlerin akademik ilerlemeyi tercih etmeleri durumunda profesörlüğe kadar yükselme imkanları var. Düzenlemeye göre aile hekimlerinden TUS”u kazanmaları istenecek ancak ÖSYM tarafından yapılan merkezi yerleştirmeye tabi tutulmayacaklar. Uzaktan ya da yarı zamanlı eğitimin süresi 6 yıl olarak belirlendi.
POLİKLİNİK PRATİĞİ ŞART
Akşam”da yer alan haberde; Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) bu yolla alınan uzmanlığın güvenilirliğinin kuşku yaratacağını bildirdi:
“Uygulama “tam zamanlı” ve “yarı zamanlı” uzmanlar arasında ikilem yaratacak. Bu yolla alınan uzmanlığın güvenilirliği kuşku doğurur. Uzaktan eğitimle uzmanlığın yolu bir kere açılırsa, diğer branşlarda uygulanmaya başlanabilir.”
KAOS DAHA DERİNLEŞECEK
Ankara Tabip Odası Başkanı Beyazıt İlhan da aile hekimliği uygulamasındaki kaosun daha da derinleşeceği uyarısında bulundu.
İlhan, “Zaten aile hekimliği uygulamasında planlı bir yol izlenmedi, doktorlar 10 günlük eğitimlerle bu sıfatı kazandı. Yeni başlayacak uygulamayla yaşanan kaos daha da derinleşecektir” dedi.
YABANCI HEKİMLERE TÜRKÇE DİYALOG REHBERİ
“AileHekimiSitesi.com” internet sitesi, Türkiye”ye gelecek yabancı hekimlerin Anadolu”da hastayla karşılaşabileceği diyalogları araştırdı.
Geçen ay Resmi Gazete”de yayımlanarak yürürlüğe giren ve yabancı hemşire ve hekimlere Türkiye”de çalışabilmenin kapılarını açan kararnameyle birlikte ilgili hekimlerin hastalarla kuracakları iletişimi tartışma konusu oldu.
Hastaların, hekime şikayetlerini betimlerken kullandıkları tabirlerden örnekler veren sitenin araştırmasında, halkın şikayetlerini hekime anlatırken kullandığı özel tabirlerin Türkiye”de oldukça fazla olduğu belirtildi.
İşte bu tabirlerden bazıları:
“Guzum üzerine afiyet amel oldum, döşüme yel girdi, midem kaynama yapıyor, gözümde şimşekler çakıyor, haznemde akıntı var, beynim patlıyor, etlerimi çekiyorlar, ayaklarım karıncalanıyor, kamıştan su geliyor, içim gıcık oluyor, boğazım düğümleniyor, gözüm seyiriyor, popomda meme çıktı, damar damar üstüne bindi, kafam zonkluyor, beynim didişiyor, bağrım yanıyor, döşüme bıçak saplanıyor, kafam yerinde değil, mayasır oldum, içimde yangın var, mideme taş oturdu, cırcır oldum.”
İSTANBUL – Türkiye günlerdir profesörlerin kolesterol atışmasını konuşuyor. Kolesterol haplarının kötü kolesterolü düşürmekte başarılı olduğu ancak kalp hastalığı riskini azaltmakta hiç de beklenen olumlu etkiyi göstermediğine yönelik iddialar, uzmanları karşı karşıya getirdi. Türkiye’de bu hapı her gün kullanan yüz binlerce kişi ise ne yapacağını şaşırmış durumda… Ama endişelenmeyin bu ikilemi yaşayan tek ülke biz değiliz. Aynı tartışma çok yakın bir zamanda ABD’de de gündeme damgasını vurmuştu.
Michigan Medical School’dan Dr. Rodney Hayward’ın başını çektiği uzmanlar kolesterol haplarının, kalp hastalığı geçmişi olmayan insanlar tarafından düzenli olarak kullanılmasının tam bir aldatmaca olduğunu savundu.
Hayward, “Son araştırmalar kalp hastalığı söz konusu olduğunda kötü kolesterol seviyesini (LDL) tamamen gözardı etmemiz gerektiğini gösteriyor. Çünkü kolesterol hapı kullanan kişilerde kötü kolesterol seviyesinde dramatik bir düşüş görülse bile kalp hastalığı riskinde önemli bir azalma kaydedilmiyor” dediğinde karşı cephedeki uzmanlar Hayward için, “Seni adam öldürmeye teşebbüsten mahkemeye çıkarıp yargılamalılar” diyerecek kadar ileri gitmişti.
YAŞA GÖRE ETKİNLİK
Tartışmanın bir türlü dinmemesi üzerine ABD’nin saygın haber dergisi Business Week konuyu kapağına taşıdı.
Kapak başlığında dünyanın en çok satan kolesterol ilacı olan Lipitor’u kullanan dergi, halk arasında kolesterol hapı olarak bilinen, tıp literatüründe ise ‘statinler’ olarak anılan bu ilaçların kullanımı konusundaki çelişkili verileri ve açıklamaları yayımladı.
Dergi, farklı uzmanların görüşlerini derlemek yerine ABD’de sağlık bakanlığı ile koordineli olarak çalışan bağımsız ilaç denetim merkezi Therapeutics Initiative’in kolesterol ilaçlarıyla ilgili istatistiklerini yayımladı.
Buna göre;
- Daha önce kalp krizi geçirmiş ve kalp hastalığı geçmişi olan kişilerde kötü kolesterolü düşüren ilaçlar kesinlikle ve hiç tartışmasız bir şekilde hayat kurtarıyor. Yeniden kalp krizi geçirme riski önemli oranda düşüyor.
- Statinler, daha önce kalp krizi geçirmemiş, kalp rahatsızlığı bulunmayan kişilerde kalp hastalığı riskinde önemli bir düşüş sağlamıyor. Özellikle 65 yaş üzerindekilerde kolesterol seviyesini ne kadar düşürürse düşürsün kalp krizi riski sözkonusu olduğunda hemen hemen hiçbir faydası yok.
- Yaş grubuna bakılmaksızın, kolesterol ilaçlarının kalp hastalığı geçmişi olmayan kişilerde kalp krizi riskini azaltmak konusunda önemli bir faydası gözlemlenmiyor.
- Sadece orta yaş erkeklerde düzenli kullanımda minimal bir kalp riski düşüşü görülüyor.
HARVARD YORUMU
Business Week Pfizer tarafından üretilen Lipitor ilacının reklamlarında kullanılan “Çeşitli yaş gruplarında kalp krizi riskini yüzde 36 düşürür” şeklindeki uyarıyı da değerlendirdi. Dergi, reklamdaki yüzde 36 ibaresinin üzerinde bir yıldız sembolü bulunduğunu, altta ise bunun sebebinin küçük puntolarla açıklandığını kaydetti: Klinik deneyde katılımcılardan Lipitor kullananların yüzde 2’si, hiçbir etkisi olmayan sahte hapı (Placebo) verilenlerden ise yüzde 3’ü kalp krizi geçirmiştir.
Yani 100 kişi deneye katıldıysa ve Lipitor kullananlardan 2’si, kullanmayanlardan 3’ü kalp krizi geçirdiyse şirket bunu riskte yüzde 36 düşüş olarak reklam ediyordu.
Bu durumu dergiye değerlendiren Harvard Üniversitesi uzmanlarından John Abramson, “Statinler 20 yıldır var. En önemli şey kalp hastalığı geçmişi olmayan insanlarda statin kullanımının ölüm ve diğer ciddi sağlık sorunları konusunda bir düşüş kaydedilmemesi. Sadece kalp krizi vakalarında hafif bir azalma gördük” diye konuştu.
‘KOLESTEROLÜN KÖTÜ OLDUĞUNA İNANDIRILDIK’
Dergiye konuşan Texas Üniversitesi’nden Howard Brody, statinlerin sadece kalp hastalığı geçmişi olan insanlarda işe yaradığını belirterek, “Ama bu hasta grubu ilaç üreticileri için hiç de geniş bir potansiyel değildi” derken San Diego Hasta Güvenliği Merkezi’nden Bryan Liang ise, “İlaç firmalarındaki kurnaz insanlar dünyayı kolesterolün kötü bir şey olduğuna ve düşürülmesi gerektiğine ikna ettiler. Bu marketing (pazarlama) stratejisi işe yaradı ve satışlar patladı. Ama aslında bunun bilimsel bir temeli yoktu” diye konuştu.
Geçtiğimiz hafta Lipitor’un lisansının süresinin dolarak ilacın “jenerik” hale gelmesiyle ilaç sektörü tarihinin en çok satan ilacının tekel üretim hakkını kaybeden Pfizer ise, “İlaç piyasası çok yüksek oranda denetim altında. Lipitor ve diğer ilaçlarımızın tüm mesajları klinik deneylere dayanıyor ve doğrudur” savunmasını yaptı. Buna rağmen Michigan Medical School’dan Rodney Hayward, “Statinleri savunan insanlar içinde kolesterol hapı endüstrisinden büyük miktarda gelir elde etmeyen birini bulamazsınız” iddiasında bulunuyor.
YAN ETKİLERİNE DİKKAT
Kolesterol ilaçlarının hemen hemen hepsinde ortak görülen yan etkiler mide ağrısı, kusma, ishal, cinsel isteksizlik ve hafıza kaybı olarak biliniyor. Bu tür rahatsızlıkların hapı düzenli kullanan hastaların yüzde 10-15’ini etkilediği biliniyor. En çok yaygın görülen yan etkisel rahatsızlık ise kas ve eklem ağrıları.
Dünyanın en prestijli sağlık kurumlarından Mayo Clinic uzmanlarına göre sık ve uzun süreli kullanım sonucunda karaciğer hasarı, ciddi kas problemleri konusunda riskler de ortaya çıkabiliyor. Statin kullanımı karaciğer enzimlerinin artmasına sebep olduğu için karaciğer rahatsızlığı durumunda ilacın kullanımına son verilmesi gerekiyor.
İŞTE KOLESTEROLÜ İLAÇSIZ DÜŞÜREN GIDALAR
Amerikan Kalp Derneği tarafından yayınlanan kolesterol düşüren gıdalar listesinde statin kullanımından bağımsız olarak doğal yollardan LDL yani kötü kolesterol seviyesini düşürmek isteyenlerin düzenli tüketmesi gereken gıdalar sıralanıyor:
- Yulaf
- Ceviz
- Badem
- Omega 3 seviyesi yüksek balıklar
- Kanola yağı
- Soya yağı
- Soya
- Keten tohumu
TÜRKİYE PAZARI 394 MİLYON 500 BİN TL
Kolesterol ilaçlarının, sağlıklı insanlarda ölüme bile yol açabileceği gündeme oturdu. Bu ilaçların böbrek-karaciğer bozuklukları, katarakt gibi göz bozuklukları, kas , beyin ve ereksiyon bozukluklarına yol açabileceği söylendi. Hatta sağlıklı kişilerde koruyucu olarak statin kullandırmanın son derece sakıncalı olduğuna dikkat çekilerek, statinin ölüme dahi yol açabileceği belirtildi.
Sağlıklı insanlara verilen kolesterol ilaçlarının halkı sömüren bir ilaç oyunu olduğu iddiaları sıcaklığını korurken, bu kez de kolesterol ilaçlarının ekonomik boyutu şaşkınlık yarattı.
Vatan”ın edindiği bilgiye göre; ülkemizde 2010 yılında, tüm kalp damar hastalıkları ilaçlarına 1.8 milyar dolar harcanırken, bu miktarın 394 milyon 500 bin TL‘sini yani yüzde 4.5’ini kolestrol ilaçları oluşturdu. 394 milyon 500 bin TL’lik miktar , Türkiye’de 4 ayrı etken maddenin oluşturduğu 30 ayrı kolestrol ilacı için geçerli. Sadece 2010 yılında etken madde olarak simvastatin içeren ilaçlar için 3 milyon TL, pravastatin için 1.5 milyon TL, torvastatin için 290 milyon TL ve rosuvastatin için de 100 milyon TL harcandı.
MUHALİFLER BELGESEL HAZIRLIYOR
Kolesterol ilaçlarının tüm insanlar tarafından kullanılmasına karşı mücadele veren tıp uzmanlarının bir araya gelerek kurdukları bir de dernek var.
The International Network of Cholesterol Skeptics (Kolesterol Şüphecileri Uluslalararası Ağı) adlı bu derneğin çoğu tıp sektöründe çalışan uzmanları, kurdukları www.thincs.org internet sitesinde bilimsel makaleler yayımlayarak halkı bilgilendiriyor.
Bu gruba destek veren BBC’nin eski sağlık muhabirlerinden Justin Smith de 2009’da piyasaya çıkan, “Kolesterol yalanı için 29 milyar dolarlık nedenler” isimli kitabının belgeselini çekerek önümüzdeki yıl yayınlamayı planlıyor. Belgeselin tanıtım videosu da internette http://www.29billion.com/ adresinde yayınlanıyor.
Bu yazının kategorisi: Hastalıklar,Sağlık Haberleri,Sağlık Kurumları
Geri izle