Aşırı terlemeye ”sinirsel” çözüm
May 30th, 2011
Özellikle yaz aylarında büyük sıkıntı yaratan el ve koltuk altlarındaki aşırı terleme sorunu için koltuk altından küçük kesilerle girilerek yapılan “”ETS”" tedavisi yüz güldürücü sonuçlar veriyor.
İZMİR – Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Alp Demireller, işitme yollarında yer alan sinir hücrelerinin, işitme kaybı sonucu bir elektriksel aktivite ürettiklerini ve bunun beyin tarafından çınlama sesi olarak algılandığını söyledi.
Çocuklar da dahil olmak üzere her yaşta görülebilen rahatsızlığın yaş arttıkça görülme sıklığının fazlalaştığını belirten Prof. Dr. Demireller, çınlamanın nedenlerini şöyle açıkladı: “”Kulak yolundaki yabancı cisimler, kulak kiri, orta kulakta sıvı toplanması, enfeksiyon, kulak zarı ve orta kulak kemikçiklerinin hastalıkları, yaşlılığa bağlı çınlamalar, gürültüye maruz kalma, kulağa zararlı ilaç kullanımı (bazı antibiyotikler ve romatizma ilaçları, uzun süre aspirin kullanımı gibi), “meniere” hastalığı, nadir karşılaşılan sinir tümörleri, hormonal değişiklikler (hamilelik, menopoz, tiroid disfonksiyonu), baş ve boyun bölgesindeki damar genişlemeleri çınlamanın nedenleri arasındadır.”"
Prof. Dr. Demireller, sebep her ne olursa olsun kulakta “”vızıltı, zil çalması, şelale akması, tıslama, cırcır böceği sesi”" gibi tarif edilen kulak çınlamasının, işitme kaybına neden olabilecek problemlerin habercisi olabileceği, bu nedenle hafife alınmaması ve mutlaka bir hekime başvurulması gerektiğini bildirildi
NASIL TEDAVİ EDİLİYOR?
Prof. Dr. Demireller, vakaların çoğunda özel bir tedavinin bulunmadığını kaydederek, öncelikle ayrıntılı hikâye alınarak fizik muayene ve tetkikler yardımıyla sebebin bulunmaya çalışılması gerektiğini ancak buna rağmen kulak çınlamasının nedeninin çoğu zaman bulunamadığını söyledi. Neden ortaya konulmamış olsa da bazı durumlarda ilaçların etkili olduğunu anlatan Prof. Dr. Demireller, “”Ancak çoğu ilacın etkinliği yüzde 50″yi geçmemektedir. Çınlama özellikle çevre sessiz olduğu zaman rahatsız edicidir. Bu koşullarda alçak sesle müzik dinlemek gibi sürekli ama rahatsız etmeyecek bir ses üreterek kişinin kulak çınlamasını unutması önerilir. İşitme azlığı olan kişilerde bazen çınlamanın kullandıkları işitme cihazı tarafından da azaltıldığı söylenmektedir”" dedi.
Prof. Dr. Demireller çınlama rahatsızlığı olan kişilerin şunlara dikkat etmesi gerektiğini dile getirdi: “”Yüksek sesli müziğe maruz kalınmamalı. Kan basıncı sürekli kontrol ettirilmeli. Toz alımı kısıtlanmalı, yani tozlu ortamlardan mümkün olduğunca uzak durmalı. Sinir sistemine uyarıcı etkisi olan kahve, kola ve sigaradan uzak durmalı. Günlük egzersizlerle kan akımı düzenlenmeli. Şeker hastalığı, hipertansiyon gibi sistematik hastalığı bulunanlar bu hastalıklarının tedavisine mutlaka uymalı, çünkü bu, tüm organlar gibi kulak sağlığı için de önemlidir.”"
ANKARA – ETS tedavisinin yüzde yüze yakın başarılı sonuç verdiğini belirten Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Erkan Dikmen, “”Kamera ile göğüs boşluğuna girilerek yapılan bu operasyonda, el ve koltuk altı bölgesinde aşırı terlemeye yol açan sinirlere müdahale edilerek aşırı terleme tedavi edilebilir”" dedi.
Dikmen, vücudun normal fonksiyonlarından birisi olan terlemenin temel işlevinin vücut sıcaklığının ayarlanması olduğunu belirterek, ancak, kişilerin efor sarf etmemesine, aşırı acı yiyecekler tüketmemesine ya da heyecanlanmamasına ve ortamın sıcak olmamasına rağmen terleme meydana gelmesi durumunda, “”aşırı terleme”"den (hiperhidroz) söz edilebileceğini söyledi.
Aşırı terlemenin en çok yüz, el ve koltuk altlarında görüldüğünü, aşırı ve normalden çok fazla terleyen kişilerin, iş ve sosyal yaşamlarında önemli kısıtlamalar ve problemler yaşadıklarını anlatan Dikmen, “”Özellikle ellerden ve yüzden damlayan, ceketlerden ve ayakkabılardan taşan bir terleme varsa bu durum ciddi bir sosyal problem yaratabilir”" diye konuştu.
Terlemenin aynı zamanda dış görünümü ve günlük yaşımı olumsuz etkilediğini, başkalarıyla ilişki kurmayı engellediğini, sosyal sıkıntılara neden olduğunu, iş, meslek ve kariyer seçiminde olumsuzlar yarattığını, yaşam kalitesini ve ruhsal sağlığı bozduğunu ifade eden Dikmen, aşırı terleme tedavisine yönelik şu bilgileri aktardı:
ETS AMELİYATI GENEL ANESTEZİYLE YAPILIYOR
“”El ve koltuk altında aşırı terleme (Aksillopalmar Hiperhidrozis) olgularının tedavisinde çeşitli
kozmetik ürünler, iyontoforez ve botoks uygulamaları gibi çeşitli yöntemlere başvurulabiliyor. Ancak bu yöntemlerin hepsi geçici çözümlerdir. Bu uygulamaların yıllar boyunca defalarca tekrarlaması gerekir. El ve koltuk altı aşırı terleme olgularında kalıcı ve kesin çözüm ise kısaca ETS olarak adlandırılan “Endoskopik Torakal Sempatektomi” operasyonudur. Bu operasyonun başarı oranı yüzde 98-99 arasındadır. ETS ameliyatları genel anestezi altında uygulanır. Diz artroskopisi veya laparoskopik safra kesesi ameliyatları gibi aynı şekilde kapalı yöntemle uygulanır. Hastanın koltuk altı bölgesinde açılan, biri 10, diğeri 5 milimetrelik iki minik kesi aracılığı ile yapılır. Operasyon süresi ortalama 20-30 dakikadır. Kamera ile göğüs boşluğuna girilerek yapılan bu operasyonda el ve koltuk altı bölgesinde aşırı terlemeye yol açan sinirlere müdahale edilerek aşırı terleme tedavi edilebilir.”"
YAN ETKİ ORANI ÇOK DÜŞÜK
Endoskopik Torakal Sempatektomi (ETS) ameliyatlarının sıklıkla “”Klips”" ile uygulandığını belirten Dikmen, “”Klipsli ETS”" denilen bu operasyonda, sempatik sinir zincirine kesme veya yakma yapılmadan sadece titanyum klips konularak aşırı terlemenin tedavi edilebildiğini bildirdi. Doç. Dr. Erkan Dikmen, operasyonun hemen sonrasında hastanın el ve koltuk altı terlemesinin geçtiğini, hastanın 12 saatlik bir dinlenme sonrasında evine gönderildiğini, yan etki ve komplikasyon oranlarının da son derece düşük olduğunu sözlerine ekledi.
Bu yazının kategorisi: Hastalıklar,Şeker Hastalığı
Geri izle