Bakan Akdağ: Sağlıkta memnuniyet arttı
February 26th, 2011
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 2002 öncesine göre sağlık alanına 3 misli para aktardıklarını söyledi ve ‘”Geçtiğimiz 8 yılda vatandaş memnuniyetinin en çok arttığı sektör, sağlık sektörüdür”" dedi.

ANKARA – Üniversite hastanelerinde uygulanmaya başlayan performans sistemini protesto eden Ankara”daki tıp fakültelerinde görevli asistan doktorlar iş bıraktı.
Ankara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi”nin tıp fakültelerinde çalışan asistan doktorlar ve onlara destek veren öğretim üyeleri, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi kampüsünde toplandı.
“”Dikkat sağlığınız tehlikede”" pankartı ile “”Puanları Mario toplasın hekimler değil”", “”Sıradaki 100. hasta olmak ister misiniz”", “”Müşteri değil hasta, işletme değil hastane”", “”Hastaların karşısında değil yanındayız”" yazılı dövizler taşıyan grup, “”Tüccar değil hekimiz”", “”Holding değil tıp fakültesi”" şeklinde sloganlar attı.
Eyleme destek veren Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova, üniversiteye önce asistan sonra uzman ve öğretim üyesi olarak 25 yıla aşkın bir süredir hizmet verdiğini söyledi.
Hekimlerin hizmet alanının insan olduğunu vurgulayan Akova, “”Bizler, her koşulda her kim olursa olsun insanlara yardım edeceğimize, bize öğretilenleri hastalarımızın sağlığı için kullanacağımıza yemin ederek göreve başlarız. Bunun bir başka örneği olan meslek yok”" dedi.
Üniversite hastanelerinin, içinden çıkılmaz derdi olan pekçok hasta için son durak olduğu kaydeden Akova, “” Başka bir değişle, performans açısından karlı sayılmayacak müşterilerin, sevk edildikleri kurumlarız bizler. O yüzden ticari işletme olarak karlılığımız hep düşük, hep zarardayız”" diye konuştu.
Asistan doklarlar adına yapılan açıklamada ise asistan dokların, 7 gün 24 saat görev başında olan, sağlık sisteminin yükünü sırtlayan hekimler olduğu ifade edildi.
Üniversite hastanelerinde de bu ay itibariyle performans sistemine geçildiği hatırlatılan açıklamada, bu sistemin her hastaya puan gözüyle bakmak anlamına geldiği savunuldu.
Açıklamada, performans sisteminin hastalara zarar verdiği ileri sürülerek, hekimlerin tüccara dönüştürülmeye çalışıldığı iddia edildi. “”Hekimlik tüccarlık değildir”" denilen açıklamada, performans sisteminin ağır hastalıkları da göz ardı ettiği öne sürüldü.
Sistemin, sağlık harcamalarını artırdığı iddia edilen açıklamada, sistemin tıp fakülteleri için iki kat zararlı olduğu savunuldu.
Asistan dokların performans sistemini reddettiği vurgulanan açıklamada, eylem süresince acil hastalara sağlık hizmetinin verildiği ifade edildi.
Eylemde asistan doktorlar “”Sözlerimi geri alamam”" adlı şarkıya klip çekti. Asistan doktorların eylemi gün boyu sürecek.
ANKARA – Ankara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi”nin tıp fakültelerinde çalışan asistan doktorlar ve onlara destek veren öğretim üyeleri, üniversite hastanelerinde uygulanmaya başlayan performans sistemini protesto etmek için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi kampüsünde toplandı.
“”Dikkat sağlığınız tehlikede”" pankartı ile “”Puanları Mario toplasın hekimler değil”", “”Sıradaki 100. hasta olmak ister misiniz”", “”Müşteri değil hasta, işletme değil hastane”", “”Hastaların karşısında değil yanındayız”" yazılı dövizler taşıyan grup, “”Tüccar değil hekimiz”", “”Holding değil tıp fakültesi”" şeklinde sloganlar attı.
Eyleme destek veren Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova, üniversiteye önce asistan sonra uzman ve öğretim üyesi olarak 25 yıla aşkın bir süredir hizmet verdiğini söyledi.
Hekimlerin hizmet alanının insan olduğunu vurgulayan Akova, “”Bizler, her koşulda her kim olursa olsun insanlara yardım edeceğimize, bize öğretilenleri hastalarımızın sağlığı için kullanacağımıza yemin ederek göreve başlarız. Bunun bir başka örneği olan meslek yok”" dedi.
Üniversite hastanelerinin, içinden çıkılmaz derdi olan pek çok hasta için son durak olduğu kaydeden Akova, “” Başka bir değişle, performans açısından karlı sayılmayacak müşterilerin, sevk edildikleri kurumlarız bizler. O yüzden ticari işletme olarak karlılığımız hep düşük, hep zarardayız”" diye konuştu.
“HASTAYA “PUAN” GÖZÜYLE BAKAN SİSTEM”
Asistan doktorlar adına yapılan açıklamada ise asistan dokların, 7 gün 24 saat görev başında olan, sağlık sisteminin yükünü sırtlayan hekimler olduğu ifade edildi.
Üniversite hastanelerinde de bu ay itibariyle performans sistemine geçildiği hatırlatılan açıklamada, bu sistemin her hastaya puan gözüyle bakmak anlamına geldiği savunuldu.
“HEKİMLİK TÜCCARLIK DEĞİLDİR”
Açıklamada, performans sisteminin hastalara zarar verdiği ileri sürülerek, hekimlerin tüccara dönüştürülmeye çalışıldığı iddia edildi. “”Hekimlik tüccarlık değildir”" denilen açıklamada, performans sisteminin ağır hastalıkları da göz ardı ettiği belirtildi.
Sistemin, sağlık harcamalarını artırdığı iddia edilen açıklamada, sistemin tıp fakülteleri için iki kat zararlı olduğu savunuldu. Asistan dokların performans sistemini reddettiği vurgulanan açıklamada, eylem süresince acil hastalara sağlık hizmetinin verildiği ifade edildi.
Eylemde “”Sözlerimi geri alamam”" adlı şarkıya klip çeken asistan doktorların eylemi gün boyu sürecek.
İSTANBUL – İstanbul”da “”Babıali Toplantısı”"nda konuşan Akdağ, Türkiye”de sağlık alanında da vesayet olduğunu söyledi.
Yavaş gerçekleştirilen hiçbir reformun başarıya ulaşamayacağını belirten Akdağ, bir iş yavaş yapıldığı zaman bazı çıkar çatışmalarının gündeme gelebileceğini ve bunun hizmetin önünü keseceğini, Türkiye”nin bu kısır döngüyü yıllardır yaşadığını, ama kendilerinin hızlı hareket ederek, sağlıkta reformu gerçekleştirdiklerini belirtti.
Akdağ, “”Sağlık alanında halkın esamesi okunmuyordu. Vatandaşa, “Paran varsa hizmet alabilirsin” veya “Sen SSK”lısın, bu hizmetten faydalanamazsın” deniyordu. Bunu değiştirmek ve değişikliği yaparken de halkın isteklerini göz önüne almak gerekiyordu. 1960″lı yıllarda yapılan reformlardan sonra Türkiye”de sağlık alanında neredeyse hiçbir adım atılmadı. Eskiden devlet hastanelerine girerken bir para alınırdı, galoş parası gibi, bunlar şimdi tarihe karıştı. Biz insan odaklı bir dönüşüm gerçekleştirdik”" dedi.
Bakan Akdağ, SSK, Bağkur, Yeşilkart gibi çoklu sistemin karışıklığa neden olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“”Muayenehaneye karşı değilim, ama muayenehanenin kamuyla birlikte yapılmasına karışıyım. Bir hekim olarak hekimlerin haklarını çok önemsiyorum, ama bunu da hakkaniyetli yapmak lazım. Ancak bazı bölgelerde maaşı çok kötü olan doktorlarımız da var. Onların durumunu da biliyoruz. Uzman bir hekimin maaşının 7 bin, pratisyen bir hekimin maaşının da 3 bin TL civarında olması olağandır.”"
Sağlık Bakanlığı koltuğuna oturduğunda Türkiye”de çok ciddi tıbbi cihaz eksikliği olduğunu bildiren Akdağ, o yıllarda özel sektörün de çok gelişmediğini ve ilaç fiyatlarının da anlamsız bir şekilde belirlendiğini ifade etti.
Akdağ, dünyadaki ilaç fiyatları düşse bile bu anlamsız uygulama nedeniyle Türkiye”de fiyatların düşmediğini, ama gerçekleştirdikleri kapsamlı dönüşüm programıyla ilaç fiyatlarına bir düzen getirdiklerini belirtti.
“”HASTANELERDE REHİN KALMAYI KALDIRDIK”"
Bakan Akdağ, Türkiye”nin sağlık reformunu gerçekleştirmek için bütün çekmeceleri boşalttıklarını ve düzenleyip tekrar yerine koyduklarını bildirerek, şöyle devam etti:
“”Eskiden kamuda hekim seçme şansınız yoktu, ama şimdi var. Hastanelerde rehin kalmayı kaldırdık. Performansa dayalı ek ödeme sistemini geliştirdik. Böylece hekimlerin hastanelerde tam gün çalışmasını sağlayarak, vatandaşın özel muayenehanelere gitme mecburiyetini büyük ölçüde kaldırdık. Acil ve yoğun bakım tedavisini kamu ile birlikte özel hastanelerde ücretsiz olarak vermeye başladık. “Hastayı neden kaçırdın?” diye bir şey vardı. Kaçıran hakkında dava açılırdı, sanki oradaki insanlar gardiyan. Bir kanun bile çıkarmadan bir genelgeyle bunu başardık. Biz aslında hademe bakanlığıyız, zira patron bakanlıklar ekonomiden ve hazineden sorumlu bakanlıklardır. Bizim bir işlem yapmamız için herkesi ikna etmemiz gerekiyor. Ancak herkesi ikna edemediğimiz zamanlarda Başbakanı ikna ettik. Eğer tek parti olmasaydık bugün başardığımız reformları yapmamız çok zor olurdu.”"
AMBULANSTA ÜCRETSİZ HİZMET
Bakan Akdağ, 112″lerin çok geliştiğini, helikopter ve uçak ambulansta ücretsiz hizmet verdiklerini, bu hizmetin dünyanın birçok yerinde ücretli yapıldığını bildirdi. Akdağ, aile hekimliğini tüm illere yaydıklarını, yoğun bakım ünitelerinin sayısını 2002″ye göre 9 kat artırdıklarını ve sektörü cihaz fakirliğinden kurtardıklarını söyledi.
İlaç Takip Sistemini kurduklarını hatırlatan Akdağ, piyasaya sürülen tüm ilaçların bir koda sahip olduğu bu sistem sayesinde bakanlık olarak ilaçları takip edebildiklerini belirtti. Akdağ, sağlık sektörüne yatırılan paranın, bir ülkenin geleceğine yatırılan para olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM, VERİMLİ BİR SİSTEM”
“”2002 öncesine göre sağlık alanına 3 misli para aktardık. Bu anormal bir harcama değil, bu harcamaları ülkenin gelişimine paralel olarak yapıyoruz. OECD ülkelerinin bebek ölümünde 30 yılda aldığı mesafeyi Türkiye 8 yılda kat etmeyi başardı. Geçtiğimiz 8 yılda vatandaş memnuniyetinin en arttığı sektör, sağlık sektörüdür. Bunu asayiş takip etmektedir. Evde sağlık hizmetine başladık. 100 bin kişiye bu hizmeti götürüyoruz. Vatandaş, 182 çağrı merkezini arayarak, istediği hastane için istediği doktordan randevu alabiliyor. Yönetici performansı uygulaması, hastane yöneticilerinin aldığı ek ödemeyi yüzde 30 kadar etkilemektedir. Bu da motivasyonu güçlü bir hale getirmektedir. Hükümetimiz sağlıkta kayda değer bir yapısal düzenlemeyi başarmıştır. Sağlıkta Dönüşüm Programı etkin, verimli bir sağlık sistemi oluşturdu. Bu da halkımızın sağlık hizmetlerinden memnuniyetini artırmıştır.”"
Bu yazının kategorisi: Hastalıklar,Sağlık Haberleri
Geri izle