November 2nd, 2011
Organ bağışında toplumun duyarlılığını artırmak için çok sayıda çalışma yapılıyor. Ancak uzmanlara göre Türkiye”de, organ bağışı ve nakli konusunda hala ciddi bilgi yetersizliği var.

İSTANBUL – Ülkemizde organ bağışında toplumsal bilinci arttırmak amacıyla 3-9 Kasım tarihlerinde “Organ Bağışı Haftası” kutlanıyor. Ancak tüm çabalara rağmen rakamlar, geldiğimiz noktanın pek de iç açıcı olmadığını gösteriyor. Acıbadem Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan, durumumuzu bir örnekle şöyle özetliyor:
“2010’da ülkemizde 17.663 kişi böbrek nakli bekliyordu, aynı yıl 1032 kişinin beyin ölümü gerçekleşti ama sadece 281 kişinin organları bağışlandı.”
Sişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ ve Doku Nakil Koordinatörü Hanife Yavuz’un verdiği rakam da benzer nitelikte: “2011 yılında İstanbul Organ Nakli Koordinasyon Merkezi toplam 215 beyin ölümü tespit etti. Bunlardan 43’ünün organları bağışlandı. Yani beyin ölümü gerçekleşenlerin organ bağışlanma oranı sadece yüzde 20’de kaldı.”
Prof. Dr. Alihan Gürkan, “Türkiye’de organ bağış oranı düşük ama bu sorun yalnızca ülkemize ait değil. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de nakil sayıları istenilen orana ulaşamıyor” tespitinde bulundu.
Nakle en çok ihtiyaç duyulan organ böbrek. 2010’da ülkemizde 2548 böbrek nakli yapılırken, bu sayı Eylül 2011’de 2016’ya düşmüş durumda. “”Türkiye”de 65 bin civarında sadece diyaliz hastası var ve yılda yaklaşık 7 bin kişi organ yetmezliğinden, yani organ beklerken ölüyor. Bu kişilerin hayatlarını kaybetmemesi için organa ihtiyaç var”" diye konuşan Beykoz Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Yavuz Baştuğ da özellikle kadavradan organ bağışının yetersiz olduğunu söyledi.
BEDEN ÖLÜNCE ORGANLAR TOPRAK OLUYOR
“Türkiye”de organların yüzde 75’i canlı donörden ve genellikle hastanın yakınlarından alınıyor, yüzde 25″i de kadavradan elde ediliyor, dünyada ise tam tersi” diyen Baştuğ, organ bağışı çağrısında bulundu.
Organların insan bedeni öldükten sonra toprak olduğunu vurgulayan Baştuğ, “”Hepsinin tabii ki nakil olması mümkün değil ama 7 bin kişinin bir kısmının hayatta kalabilmesi için beyin ölümü tespit edilenlerin organlarına ihtiyaç var”" dedi.
BEYİN ÖLÜMÜNÜN GERİ DÖNÜŞÜ YOK
Sişli Etfal Hastanesi Organ ve Doku Nakil Koordinatörü Hanife Yavuz’a göre, Türkiye’de organ bağışının yetersiz olmasının en önemli nedenlerinden biri vücut bütünlüğü algısı. “İnsanlar vücut bütünlüğünün bozulmasını, yani organ çıkarım ameliyatını istemiyor” diyen Yavuz, diğer nedenleri şöyle sıraladı: “İnsanlar beyin ölümü kavramını anlamakta güçlük çekiyor. Beyin ölümü gerçekleşmiş olan yakınlarının yaşadığına inananlar var, bitkisel hayatla karıştırıyorlar. Beyin ölümünde vücut tıbben ölmüştür, geriye dönüş yoktur. Oysa bitkisel hayattaki kişileri tıp ölü kabul etmez. Bu kişilerin milyonda bir de olsa yaşama şansı vardır. Biz zaten bu kişilerden organ bağışı istemiyoruz.
Organ naklinde doğru bilinen 10 yanlış ‘AKSİNE VASİYET’, ORGAN BAĞIŞINI ENGELLİYOR Oran fazla olmasa da hala dini nedenlerden organ bağışında bulunmayanlar var. Ayrıca sağlığında organ bağışı konusundaki fikirlerini paylaşmamış olanların yakınları, ölen kişi adına karar vermekte güçlük çekiyor ve organ bağışı yapmıyor. Son zamanlarda ise “aksine vasiyet” nedeniyle organ bağışına ‘hayır’ diyenlerin sayısında da artış görüyoruz. Bir de yanlış inanışlar, bilgiler, şehir efsaneleri, hurafeler ve basında çıkan olumsuz haberler de organ bağışını olumsuz yönde etkileyen nedenler arasında bulunuyor.”
ÖLDÜKTEN SONRA BİR BAŞKASINA YARDIMCI OLMAK İSTİYORUM
![]() |
Organ bağışı için yapılması gerekense çok basit. Bütün sağlık kuruluşlarında ve il sağlık müdürlüklerinde organ bağış birimleri bulunuyor. Yapılacak tek şey; sadece 5 dakika ayırmak ve bu birimlerden organ bağış kartı almak. İSTANBUL – Nakillerin çoğunlukla canlı vericilerden yapılması, özellikle de kadavradan nakil sayısının artmaması, organ naklinde yaşanan en büyük sorunlardan biri. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Alihan Gürkan, ülkemizde özellikle böbrek hastası sayısında artış olduğunu, bu nedenle daha çok kişinin böbrek bağışında bulunması gerektiğini belirtiyor. Halkın bilinçlendirilmesinin önemine işaret eden Prof. Dr. Alihan Gürkan, organ bağışı ve nakli konusunda doğru bilinen 10 yanlışı şöyle sıralıyor: 1-Kişilerin kan grupları farklıysa nakil yapılamaz! Yanlış: Kişilerin kan grupları farklı olsa da nakil yapılabiliyor. Ancak şunu akılda tutmak gerek; bu yöntem oldukça pahalı ve riski daha yüksek. Bu nedenle başka çözüm yollarının uygulanamadığı durumlarda, son çare olarak başvurulması gerekiyor. Asla rutin olarak kullanılmamalı, kan grubu uyumu her zaman zorlanmalı. 2- Organ naklinde doku uyumu şart! Yanlış: Doku uyumu tercih edilmekle birlikte, organ naklinde şart değil. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; hayatını kaybetmiş bir kişiden alınan böbrek yüzde yüz uyumlu olsa bile, canlıdan alınan hiç uyumsuz böbrek ile karşılaştırıldığında yine de canlıdan alınan böbrek daha iyi çalışıyor. Bu da doku uyumunun çok gerekli olmadığının bir göstergesidir. 3 – Kadından kadına nakil yapılmalıdır, erkekten yapılırsa böbrek çalışmaz Yanlış: Kesinlikle böyle bir kısıtlama yok. Her iki cinsten kişiler rahatlıkla karşılıklı bağış yapabilirler. 4- Çocuklara büyüklerden böbrek nakli yapılamaz Yanlış: Dünyanın en küçük canlı alıcısına International Hospital’da erişkin vericisinden böbrek nakli yapıldı. Biz bu sınırı çocuklarda 7,5 kg”a kadar çektik. Bu nedenle her anne baba çocuğuna böbrek bağışında bulunabilir. 5- İnsan tek böbrekli kalırsa uzun yaşayamaz Yanlış: Çok sayıda böbrek vericisi uzun dönem izlenmiş ve bu kişilerde yaşamlarını değiştirecek olumsuz bir etki görülmemiş. Batılı ülkelerden yapılan yayınlar bunu açıkça gösteriyor. Bu nedenle 30 yaş üzerindeki herkes rahatlıkla böbreğini verebilir. 6- İki farklı ırktan insan arasında yapılan nakil başarılı olmaz Yanlış: Böbreğin dini, dili, ırkı, mezhebi ve rengi olmaz! Zencilerdeki böbrek siyah değil, pembe renktedir. 7- Kadavradan alınan böbrek uzun yaşamaz Yanlış: Kadavradan alınan böbreklerin çalışması canlı vericilerinkine göre daha geç olmasına karşın, yine de böbrek kaynağı olarak beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerin organları tercih edilmelidir. Çünkü beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden alınan böbrekler, uzun yıllar canlı vericiden alınmış böbreğe yakın fonksiyon gösterirler. 8- Yüksek tansiyon hastasından ve hepatit B taşıyıcısından böbrek alınmaz, nakil yapılamaz Doğru/Yanlış: Yüksek tansiyon tanımı iyi ortaya konmalı. Eğer tedavi gerektiren bir yüksek tansiyon varsa, kişi böbrek bağışçısı olamaz. Alıcı aşılı ise Hepatit B olan birinden böbrek alabilir. Bu kurallar hastaya göre değişebilir, katı değildir. 9- Kalp ve diyabet hastalarından böbrek alınabilir Yanlış: Diyabet hastaları böbrek vericisi olamaz. Çünkü zaten kendi hastalıkları, böbrek fonksiyonlarını bozuyor. Bu kişilerin böbreklerinden birini vermeleri söz konusu değil. 10- Obezlere, çok şişmanlara yapılan nakil başarılı olamaz Yanlış: Elbette bir hekim olarak genel sağlığını koruması için kimsenin fazla kilolu olmasını istemeyiz. Ancak böyle olması da nakle engel bir konu değildir. Sadece verecek kişileri, ekip olarak, operasyon öncesi ve sonrası kilo vermeleri konusunda uyarıyoruz.
Bu yazının kategorisi: Hastalıklar,Kilo Verme,Sağlık Haberleri
Takvim
May 2012
| M |
T |
W |
T |
F |
S |
S |
| « Jan |
|
|
| | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 |
| 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 |
| 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 |
| 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 |
| 28 | 29 | 30 | 31 |
|
En yeni yazılar
|
Geri izle