Kanser Ameliyat Nasıl Yapılır?

Kanser ameliyat nasıl yapılır konusunda sizlere bilgi vermeye çalışacağız. Cerrahlar genellikle ameliyat sırasında vücudunuzu kesmek için küçük, ince bıçaklar, neşterler ve diğer keskin aletler kullanırlar. Cerrahi genellikle deri, kaslar ve bazen kemik yoluyla kesikler gerektirir. Ameliyattan sonra, bu kesim ağrılı olabilir ve iyileşmek için biraz zaman alabilir.

Kanser Ameliyat Nasıl Yapılır? Ayrıntıları

Anestezi ameliyat sırasında ağrı hissetmenizi önler. Anestezi, duygu ya da farkındalığı kaybetmenize neden olan ilaçlar ya da diğer maddeler anlamına gelir. Üç tip anestezi vardır:

  • Lokal anestezi, vücudun küçük bir bölgesinde duygu kaybına neden olur.
  • Bölgesel anestezi, vücudun bir kısmında kol veya bacak gibi duygu kaybına neden olur.
  • Genel anestezi duygu kaybına ve çok derin bir uyku gibi görünen tam bir bilinç kaybına neden olur. Kanser ameliyat nasıl yapılır konusunda bu anlamda bilgi sahibi olmak önemlidir.

Kanser Ameliyat Nasıl Yapılır? Türleri

Cerrahiler ile kesikler içermeyen ameliyat yapmak için başka yollar vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Kriyocerrahi
    Kriyocerrahi, anormal dokuları yok etmek için sıvı azot veya argon gazı tarafından üretilen aşırı soğuk algınlığının kullanıldığı bir tedavi türüdür. Kriyocerrahi erken evre cilt kanseri, retinoblastoma ve deri ve serviks üzerindeki prekanser büyümeleri tedavi etmek için kullanılabilir . Kriyocerrahi de kriyoterapi denir.Daha fazla bilgi için Kanser Tedavisinde Kriyocerrahiye bakınız .
  • Lazerler
    Bu, güçlü ışık demetlerinin dokuları kesmek için kullanıldığı bir tedavi türüdür. Lazerler, küçük alanlarda çok hassas bir şekilde odaklanabilir, böylece hassas ameliyatlar için kullanılabilirler. Lazerler, kansere dönüşebilen tümörleri veya büyümeleri küçültmek veya yok etmek için de kullanılabilir.Lazerler çoğunlukla tümörleri vücudun yüzeyinde veya iç organların iç astarında tedavi etmek için kullanılır . Örnekler bazal hücre karsinomu, kansere dönüşebilen servikal değişiklikler ve servikal, vajinal, özofageal ve küçük hücreli olmayan akciğer kanserini içerir.Daha fazla bilgi için, Kanser Tedavisinde Lazerler konusuna bakın .
  • Hyperthermia
    Hyperthermia, küçük vücut bölgelerinin yüksek sıcaklıklara maruz kaldığı bir tedavi türüdür. Yüksek ısı kanser hücrelerine zarar verebilir ve öldürebilir veya radyasyona ve bazı kemoterapi ilaçlarına karşı daha hassas olabilir. Radyofrekans ablasyonu, ısı üretmek için yüksek enerjili radyo dalgaları kullanan bir tür hipertermidir. Hipertermi yaygın değildir ve klinik çalışmalarda incelenmektedir.
  • Fotodinamik Terapi
    Fotodinamik terapi, belirli bir ışık türüne tepki veren ilaçları kullanan bir tedavi türüdür. Tümör bu ışığa maruz kaldığında, bu ilaçlar aktif hale gelir ve yakındaki kanser hücrelerini öldürür. Fotodinamik tedavi,  cilt r ya da  mikozis fungoides ve küçük hücreli olmayan akciğer kanserinin neden olduğu semptomları tedavi etmek ya da tedavi etmek için kullanılır . Kanser ameliyat nasıl yapılır konusunda daha detaylı şekilde bilgi sahibi olabilirsiniz.

Lenfoma Hastalığı Nedir

Lenfoma Hastalığı Nedir

Lenfoma hastalığı nedir bilmek her insan için fayda sağlayacaktır. Çünkü her insan birer hastalık adayıdır ve herkes her ne kadar başına gelmeyeceğini düşünse de lenfoma hastalığı gibi daha birçok hastalık insanların başında hiç beklenmedik bir zamanda gelebilmektedir. Bir kanser türü hastalığı olan lenfoma hastalığı da insanların bilgi sahibi olması hatta önceden önlem alacak davranışlar sergilemesi gereken bir hastalık olmakla birlikte bir ya da birden fazla belirtisi görüldüğünde mutlaka uzman doktora vakit kaybetmende başvurulması gereken ciddi bir hastalık olmaktadır. Lenfoma hastalığı halk arasında “Lenf kanseri” olarak da bilinmektedir.

 Lenfoma Hastalığı Nedir? Hangi Organlarda Çoğalır?

Bir kanser çeşidi olan lenfoma hastalığı nedir bilmek çoğu zaman hastalığın erken teşhisi sayesinde ilerlemeden tedavi edilmesine ortam hazırlamaktadır. Lenfoma hastalığı; lenfositler nedeni ile meydana gelen bir kanser türü olmakla birlikte lenf dokusunda yer alan habis tümörüne de “Lenfoma hastalığı” adı verilmektedir. Lenfoma hastalığına ortam hazırlayan lenfosit hücreleri vücut içerisinde hızlı bir şekilde çoğalmaktadır ve bu durum sonucunda da kanser hücrelerinin vücutta meydana getirdiği lenfoma hastalığı; dalak, kemik iliği, lenf düğümü gibi organlar başta olmak üzere kanda ve diğer organlarda hızlı bir şekilde çoğalmaya ve yayılmaya başlamaktadır. Lenfoma hastalığı; özelliklerine ve türlerine göre Hodgkin lenfoma ve Hodgkin dışı lenfoma olmak üzere iki farklı şekilde vücutta görülebilmektedir.

 Lenfoma Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Tıp bilimindeki karşılığı lenfoma hastalığı olan lenf kanserinin en belirgin belirtisi; vücutta hızlı bir şekilde büyüyen kitle olmaktadır. Dolayısıyla da vücudunda büyümekte olan olağandışı bir kitle fark eden kişilerin öncelikle lenfoma hastalığı araştırmaları gerekmektedir. Bu kitlesel büyüme genel olarak lenf bezlerinin büyümesi olmaktadır. Dolayısıyla da lenfoma hastası olan hastalar boyun, kasık ve koltuk altı bölgelerinde belirgin büyüme şikayeti ile uzman doktora başvurmaktadır. Bu şikayetlerin altında ise başka bir neden olabileceği gibi büyük olasılıkla lenfoma hastalığının habercisi yatmaktadır. Lenfoma hastalığının bir diğer belirtisi ise; grip hastalığının görülmesidir. Çünkü lenfoma hastalığının baş göstermeye başladığı vücutta bağışıklık sistemi çökmeye başladığından dolayı vücut grip ve benzeri hastalıklara sık sık maruz kalmaktadır.

 

Lösemi Kan Kanseri

Lösemi Kan Kanseri

Bunun nedeni ise hastalık için yeni tekniklerin geliştirilmesi ve erken teşhisin daha yaygın hale gelmesidir. Bu durumda ise LÖSEV gibi vakıfların büyük etkisi vardır çünkü halk lösemi konusunda bilinçli hale gelmiştir ve belirtiler herkes tarafından bilinmektedir.

Lösemide de diğer kanser türleri gibi erken teşhis çok önemlidir. Çünkü kanser hücreleri vücutta çok hızlı yayılır ve yayılırken ciddi zararlar verir. Eğer kanser birden çok organa sıçrarsa, tedavi oldukça zor olmaktadır. Bu durum düşünülürse lösemide erken teşhisin ne kadar önemli olduğunu anlaşılabilir.

Lösemi Kimlerde Görülür?

En çok merak edilen konulardan biri kan kanserinin kimlerde görüldüğüdür. Aslında lösemi için belli yaş gruplarının olduğu açık olsa da her yaşta görülebileceğini söyleyebiliriz. Yapılan araştırmalar ise özellikle 2-5 yaş arası çocuklarda ve 60 yaş üstü yetişkinlerde çok sık rastlandığını göstermektedir. Ancak dediğimiz gibi diğer yaş gruplarında da rastlanan bir hastalıktır.

Lösemi yani kan kanserine neden olan durumlar oldukça fazla olsa da kesin olarak nedenlerini belirlemek neredeyse imkansızdır. Kansere neden olduğu düşünülen durumların başında ise yüksek derecede alkol ve sigara kullanımıdır. Bilindiği gibi sigaranın içinde pek çok zehir vardır ve bunlar bir süre sonra kansere neden olmaktadır. Alkol için de aynı durumun olduğunu söyleyebiliriz. Bunların haricinde çok sık güneşte durmak ya da hiç güneşe çıkmamak, uzun süre radyasyona maruz kalmak, stres, sağlıksız beslenme ve hareketsiz kalma yani hiç spor yapmama gibi durumlar da kan kanserini tetikleyen nedenler arasında yer almaktadır. Ama az önce de belirttiğimiz gibi mesela kan kanseri olan bir bireye kesin olarak sigara içtiği için kanser oldu demek doğru olmamaktadır. Günümüz teknolojisi ile kanser hücrelerinin neden oluştuğu ne yazık ki belirlenememektedir.

Son olarak lösemi tedavisi konusuna bakacak olursak, günümüzde ileri evrelerde bile hastanın sağlığına kavuşması mümkün olmaktadır. Bu yüzden hastalığınız hangi seviyede olursa olsun pes etmemeli ve güçlü olmalısınız.

Lösemi Belirtileri

Lösemi Belirtileri

Lösemi bir çeşit kan hücresi olarak bilinmekte ve her yaşta görülmektedir. Genel olarak kemik iliği içerisinde yer alan kan hücrelerinde meydana gelmektedir. Hastalığın oluştuğu kan hücrelerinin türüne göre ise pek çok lösemi türü bulunmaktadır. Temel olarak kronik ve akut olarak iki grupta lösemi türlerini toparlayabiliriz. Kronik lösemi, kanser hücrelerinin çok yavaş bir şekilde yayılması anlamına gelir. Bu tür lösemilerde belirtiler de çok sık görülmemektedir. Akut lösemide ise kanser hücreleri birden bire çok hızlı bir şekilde çoğalır ve yayılmaya başlar. Bu nedenle özellikle akut lösemilerde erken teşhis çok önemlidir.

Erken teşhis pek çok hastanın sağlığına kavuşmasını sağlamaktadır. Bu nedenle oldukça önemli olduğunu söyleyebiliriz. Ancak erken teşhis yapılabilmesi için mutlaka lösemi belirtilerinin bilinmesi gerekmektedir. Bu belirtilere göre de doktora gidilmeli ve kan testleri yapılmalıdır.

En Yaygın Lösemi Belirtileri Nelerdir?

Lösemi belirtilerine baktığımızda aslında hem lösemide görülen hem de tüm kanser türlerinde görülen belirtilerin yer aldığını görüyoruz. Yalnızca lösemide görülen belirtiler ise cildin farklı yerlerinde oluşan morluklar, kırmızı döküntüler, diş eti ve burun kanamalarıdır. Bunlar kan hücrelerinde bir sorun olduğu anlamına gelen belirtilerdir. Hastalığın ilk evrelerinde görülmeye başlayan bu belirtiler ilk başta çok sık değildir. Yani mesela haftada 1 kere diş eti kanamaları olur. Ancak kanser hücreleri arttıkça ve yayılmaya başladıkça belirtilerin de sıklığı ciddi miktarda artar.

Çocuklarda görülen lösemi belirtileri yetişkinler ile genellikle aynıdır. Ancak morlukların çocuklarda daha sık görüldüğü bilinmektedir. Eğer çocuğunuz çok hareketli olmadığı halde vücudunun pek çok yerinde bazı morluklar varsa bu kan kanserinin habercisi olabilir. Bu durumda mutlaka doktorunuzla görüşmeli ve durumu bildirmelisiniz. Aynı şekilde kanamalar da görülebilmektedir. Eğer birkaç kere bu tarz durumlara rastladıysanız dediğimiz gibi doktora görünmeniz faydalı olacaktır.

Lösemi belirtilerine kanserin genel belirtileri de çoğu zaman eşlik etmektedir. Yorgunluk, ani zayıflama, halsizlik, iştahsızlık, kemik ağrıları ve ağız kuruluğu gibi pek çok belirti az önceki belirtilere eşlik edebilmektedir. Ancak bu belirtilerin başka hastalıkların habercisi olabileceği de unutulmamalıdır. Yani bu belirtilere sahip olmak her zaman kan kanseri olduğu anlamına gelmez.

Lösemi B Tipi

Lösemi B Tipi

Olgunlaşmamış lenfositlerde meydana gelen kanser, akut lenfoblastik ya da lenfositik lösemi olarak adlandırılmaktadır. Lenfositler, kemik iliğinde, lenf düğümlerinde ya da dalakta bulunan beyaz kan hücreleridir. Süngerimsi yapıda olan lenfositler, bakterilerle savaşarak vücudu koruma görevine sahiptir. Burada meydana gelen kanser hücreleri ise vücudun bağışıklık sistemine zarar gelmesine neden olmaktadır bu nedenle de oldukça ciddi bir hastalık olduğunu söyleyebiliriz.

Lenfositlerin 3 türü bulunmaktadır. Bunlar B tipi, T tipi ve NK tipi hücrelerdir. B hücreleri antikor üretiminden sorumludur. T tipi enfeksiyonlu hücreleri yok etmektedir ve NK hücreleri ise kanser hücreleri ile mikroplarla savaşmaktadır. Kanser ise genel olarak B tipi hücrelerde oluşmaktadır bu da B tipi lösemi olarak adlandırılır.

B Tipi Lösemi Nedir?

B tipi lösemi tanımını da yaptığımız gibi kemik iliği içerisinde yer alan B hücrelerinde gerçekleşen bir kanser türüdür. Lösemi B tipi hücrelerde gerçekleştiği zaman vücudun bağışıklık sistemine ciddi zarar vermektedir. Bu da hastanın sürekli enfeksiyon kapmasına neden olur ve sürekli hastalanmalar görülür. Bu hastalıklara genel olarak yüksek ateş de eşlik etmektedir. Kısacası hastalığın oldukça kötü olduğunu söyleyebiliriz. Ancak tedavisi olduğu için endişe edilmemeli ve kesin tanı konulana kadar sakin olunmalıdır.

B tipi lösemide tanı için ilk olarak tam kan sayımı yapılır. Tam kan sayımı ile lökositlerin sayısı belirlenmektedir. Hastalığın durumuna göre normalin çok üstünde, altında ya da normal seviyede olabilir. Bu nedenle kesin teşhis için tam kan sayımı yeterli değildir. Mutlaka biyopsi, PET, BT ve MR gibi tekniklerden yararlanmak gerekmektedir. Tüm bu testler yapıldıktan sonra hastalık kesinleşir ve tedavi süreci başlamış olur. Genellikle tüm lösemi türlerinde tedaviye kemoterapi ile başlanmaktadır. Kemoterapi, ışınların yardımı ile kanser hücrelerinin yok edilmesini sağlamaktadır. Bu tekniğe ilaçlar da eşlik eder. Eğer kemoterapi yeterli olmazsa radyoterapi yöntemi kullanılır. Bu yöntem de hastanın sağlığına kavuşması için yeterli olmazsa son olarak kemik iliği nakli yapılır. Kemik iliği nakli lösemi hastalarının neredeyse tamamında uygulanabilir ve kesin olmasa da yüksek ihtimalle hastanın iyileşmesini sağlar.

Akut Lenfoblastik Lösemi B Tipi

Akut Lenfoblastik Lösemi B Tipi

Akut lenfoblastik lösemi, ALL olarak da bilinen kanser türlerinden bir tanesidir. Akut olması hastalığın hızlı yayıldığı anlamına gelmektedir. Bu nedenle çok hızlı bir şekilde tedaviye başlanmalıdır. Ancak tedavi için hastalığın türü çok önemlidir. Çünkü hastalığın türüne göre tedavi yöntemleri ve kullanılacak ilaçlar da farklılık göstermektedir. En sık görülen akut lenfoblastik lösemi B tipi olandır.

İlk olarak ALL hastalığının nasıl oluştuğundan söz edeceğiz. Hastalık kemik iliği içerisinde bulunan beyaz kan hücrelerinin aşırı büyümesi ve çoğalması sonucu meydana gelmektedir ve kötü huyludur. Bu hücrelerin büyümesi bir an önce durdurulmazsa, diğer organlara da çok kısa bir süre içerisinde yayılmaktadır. Bunun nedeni ise hastalığın kan hücrelerinde meydana gelmesi ve kan dolaşımına katılmasının oldukça kolay olmasıdır.

B Tipi ALL

B tipi ALL ise, kanserin B tipi hücrelerde gerçekleşmesidir. B hücreleri diğer hücrelere göre daha olgun ve büyük olmaktadır. Aslında hastalığın tüm belirtileri, oluşma ve yayılma şekli diğer lösemi türleri ile aynıdır. Fakat tedavi sırasında B hücrelerine hitap edecek ilaçların kullanılması gerekmektedir. Bu nedenle de teşhis evresi çok önemlidir. İlk olarak tam sayımı yapılır. Bu sayım lökositlerin sayılarını ve oranlarını verse de yeterli olmamaktadır zira bazen lökositlerin sayısı normal çıkabilmektedir. Kesin tanı için mutlaka biyopsi gibi daha detaylı testlerin yapılması gerekmektedir. Biyopsi ile kanser hücrelerinin bir kısmı alınır ve patolojide incelenir. Patolojiden gelen rapora göre de kesin olarak teşhis konur.

B Tipi akut lenfoblastik lösemi belirtilerinin diğer lösemiler ile aynı olduğundan söz etmiştik. Bunlar genellikle morluklar, yorgunluk, halsizlik, yüksek ateş ve kemik ağrıları gibi belirtilerdir. Bazı hastalarda tüm belirtiler görülmeyebilir. Bu hem hastalığın yayılma durumuna hem de hastanın bünyesine bağlı olarak değişmektedir.

Tedavi sürecine bakarsak da kemoterapiyi takiben radyoterapi ve gerekirse de kemik iliği yöntemlerin uygulandığını söyleyebiliriz. Hatta bazı hastalarda radyoterapiye de gerek duyulmamakta, kemoterapi yeterli olmaktadır. Genellikle B tipi ALL tedavisinde Non-Hodgkin lenfomasında kullanılan teknikler tercih edilmektedir. Bunun nedeni ise iki hastalığın birbirine çok benzemesidir.

T LGL Lösemi

T LGL Lösemi

Kan kanseri yani lösemi, kemik iliği içerisinde yer alan beyaz ve kırmızı kan hücrelerinde meydana gelen bozukluklardan kaynaklanmaktadır. Bu durumun temel sebebi ise bu hücrelerin birden çok hızlı bir şekilde çoğalıp kanser hücrelerine dönüşmesidir. Aslında vücudumuzdaki her hücrenin belli bir büyüme ve çoğalma sınırı vardır. Ancak kanser hücrelerinde böyle bir sınır bulunmamaktadır ve bu hücreler bir araya gelerek tümörleri meydana getirmektedir. Aynı durum LGL hastalığında da geçerli olmaktadır. Arasındaki tek fark bu hastalığın daha büyük hücrelerde gerçekleşiyor olmasıdır.

Large granüler löseminin bazı türleri bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi olan T LGL lösemi ise yalnızca T hücrelerinde gerçekleşmektedir. Hastalığın türünün belirlenmesi çok önemlidir zira tüm belirtiler diğer kan kanserleri ile aynı olduğu için yalnızca kan testleri ile hastalığın türünü belirlemek oldukça zordur. Hastalığın türü belli olmadan da ilaç seçimi yapmak yanlış olmaktadır.

T LGL Lösemi Tanı

T hücrelerinde gerçekleşen LGL lösemi, kısa sürede diğer dokulara geçebilmektedir. Bu yüzden en kısa sürede teşhis edilmesi çok önemlidir. Ancak az önce de bahsettiğimiz gibi T LGL lösemi tanısı koymak için mutlaka biyopsi gibi daha detaylı ve kesin tekniklerin uygulanması gerekmektedir. Yoksa kesin tanı koymak imkansızdır ve hastalığa yanlış bir tedavi uygulanabilir. Bu nedenle eğer doktorunuz biyopsi yapmazsa mutlaka talepte bulunmanız yahut doktorunuzu değiştirmeniz önerilmektedir.

Büyük granüler lenfositlerin, kronal proliferasyonu tanımı ile karşımıza çıkan T LGL lösemi tedavisi de tanı konduktan sonra başlar. Tedavide ilk olarak ilaç ve kemoterapi gibi yöntemler uygulanmaktadır. Bunun nedeni ise vücuttaki kanser hücrelerini öldürmektir. İlk evrelerde genellikle bu yöntemler yeterli olur ve hasta kısa süre içerisinde sağlığına kavuşur. Ancak hastalık çok ilerlediyse kemik iliği nakli yapılması uygun görülmektedir. Nakil için uygun bir donör bulunur ve hastaya sağlıklı donörden alınan kök hücreler damar yoluyla nakil edilir. Böylece iyileşme süreci de başlamış olur. Hastanın enfeksiyon kapmaması için bu süreçte ilaç tedavisi de uygulanır.

 

T Large Granüler Lösemi

T Large Granüler Lösemi

Large granüler lösemi genellikle LGL olarak bilinmektedir ve kemik iliğinde meydana gelen bir hastalıktır. T ve NK hücrelerinden köken alan bu hastalığın 2 türü olduğunu söyleyebiliriz. Bunlardan biri T large granüler lösemi diğeri ise agresif NK hücre lösemi olarak bilinmektedir. Bu hastalıkların tamamında hücre tipleri birbirine benzese de mesela T large granüler lösemi hücreleri isminden de anlaşılacağı gibi daha büyük olmaktadır. Belirtiler sonucunda doktora gidildiğinde yapılan testler, hastalığın çeşidinin de belirlenmesini sağlamaktadır. Bunun için ise kan sayımı yeterli değildir. Mutlaka biyopsi ile kanser hücrelerinden örneklerin alınması ve bu örneklerin laboratuvar ortamında incelenmesi gerekmektedir. Ardından hastalığın hangi tip olduğuna kolaylıkla karar verilir ve kesin teşhis de konmuş olur.

T large granüler lösemi CD3+ büyük granüler lenfositlerin kronal proliferasyonu olarak tanımlanmaktadır. Bu hastalık genellikle ileri yaşlarda görülür. Bunun nedeni de hücrelerin büyük olmasıdır. Yaş ilerledikçe hücrelerin de bu duruma bağlantılı olarak büyüdüğünü var sayarsak bu durumun normal olduğunu anlayabiliriz. Kısacası çocuklarda T large granüler lösemi neredeyse hiç görülmemektedir.

T Large Granüler Lösemi Tedavi Yöntemi

T-LGL hastalığında tedavi yöntemi genellikle kök hücre tedavisidir. Kök hücre tedavisi ise hastalıkların neredeyse tamamı iyileştirilmektedir. Ancak bu süreçte donör bulmak çok önemlidir zira uyumlu bir donör bulabilmek oldukça zordur. İlk olarak hastanın kardeşlerine bakılır ancak ileri yaş hastalığı olduğu için hastanın kardeşleri genellikle donör olmak için uygun olmamaktadır. Bunun için de kan ve doku bankaları kullanılarak uygun bir donör arayışına geçilir.

Uygun donör bulunduktan sonra ise kolaylıkla nakil işlemi gerçekleşmektedir. Bunun için öncelikle vericinin kemik içinden kök hücreleri alınır. Bu işlem genel anestezi ile gerçekleşir ve çok az sayıda kan hücresi alınması genellikle yeterli olmaktadır. Ardından damar yolu ile hastaya bu kök hücreler nakil edilir. Genellikle 3.5 hafta içerisinde hastaya nakil edilen yeni kök hücreler görevini yapmaya yani kan üretmeye başlar. Böylece hastanın iyileşme süreci de başlamış olur. Ancak bu süreçte hastanın enfeksiyon kapmaması çok önemlidir bu yüzden çok dikkatli olmak gerekmektedir.

Yetişkinlerde Lösemi Belirtileri

Bu yazımızda sizlere yetişkinlerde lösemi belirtileri konusunda bilgiler vermeye gayret göstereceğiz. Bilindiği üzere lösemi çok ciddi bir hastalıktır. Lösemi temelde kan veya kemik iliği kanser türüdür. Kemik iliği kemiklerin içinde bulunan yumuşak bir dokudur. Lösemi kemik iliğinde başlar. Lösemi de lösemi hücreleri olarak bilinen anormal beyaz kan hücrelerinin sayısında anormal bir artış vardır. Zaman içinde bu hücreler, Enfeksiyonlar, hastalıklar ve kan hastalıkları iyileşmesi için önemli olan. Sağlıklı kan hücrelerini yok eder. Löseminin tam nedenini henüz bulunmuş değildir. Fakat lösemiye yakalanma riskini artıracak bazı risk faktörleri bilinmektedir.

Yetişkinlerde Lösemi Belirtileri Farklılıkları

Lösemi olup olmadığınızı anlayabilmek için ancak hastaneye giderek anlayabilirsiniz. Kişilerin kendi anlayabilecekleri hastalık ancak basit gripler veya diş ağrıları ve benzeri hastalıklardır. Yetişkinlerde lösemi belirtileri nedir diye soracak olursanız, ancak kendinizde farklılıklar hissederseniz ve doktora giderseniz, Lösemi olup olmadığınızı anlayabilirsiniz. Kendi başınıza anlayabileceğiniz bir hastalık değildir. Doktora gittiğinizde size birçok sorular sorulacaktır. Örneğin kaşıntınız var mı? Ağrılarınız var mı? Şişkinlik hisleriniz var mı ve bunlara benzer birçok sorular sorulacaktır, çünkü bu belirtiler, genellikle Lösemili hastalarda olabilecek belirtilerdir, fakat ille Lösemi olduğunuz anlamına gelmemektedir. Başta belirtildiği üzere, Lösemi hem akut hem de kronik bir hastalıktır. Bu sebeple ne olduğunu ancak kontrol sonrası anlayabilirsiniz.

Yetişkinlerde Lösemi Belirtileri Hakkında

Lösemi olduğumuzu gösterecek bazı belirtiler bulunmaktadır, fakat belirtiler bile anında size Lösemi olup olmadığınızı söylemez, hatta aldanılabilirsiniz de. Löseminin en yaygın, fakat aldatan belirtilerden bazıları; aşırı yorgunluk ve halsizliktir ya da baş ağrıları veya baş ağrılarından dolayı gelişen mide bulantılarıdır. Yetişkinlerde lösemi belirtileri nedir diye sorulduğunda, birçok belirtilere bakabilirsiniz, fakat Lösemi olup olmadığınızı ancak bir doktor muayenesinden sonra anlayabilirsiniz. Karında şişkinlik veya lenf düğümlerinde şişkinlik olabilir ya da kaşıntı ve cildinizde pul pul dökülmeler. Şunu da unutmayın ki Lösemi belirtileri olsa bile, belki başka bir hastalıkta olabilir, bu sebeple bu belirtiler sadece size biran önce muayene olmanız gerektiğini bildirir. Aslında doktor kontrolünde olduğu zaman herhangi bir noktada sıkıntı çıkmayacaktır. Erken teşhisi de özellikle tıbbi olarak daha sağlıklı sonuçlar verecektir.

T Hücreli Prolenfositik Lösemi

T Hücreli Prolenfositik Lösemi

Prolenfositik lösemi, çok nadir görülmeyen lösemi türlerinden bir tanesidir. Pek çok türü bulunmayan bu hastalığın en sık karşılaşılan türü ise T hücreli prolenfositik lösemi olarak bilinmektedir. Açıkçası tüm lösemi türleri birbirleri ile benzerdir. Farklı türlerinin olmasının sebebi ise kanserin gerçekleştiği hücre tipleridir. Mesela bu hastalık, T hücrelerinin kanser hücrelerine dönüşmesi yani kontrolsüz bir şekilde üremeye başlaması ve hızlı bir şekilde çoğalması ile başlamaktadır. Yani T hücreleri prolenfositik löseminin belirtilerinin ya da tedavisinin diğer tüm lösemi türleri ile benzer olduğunu kolaylıkla söyleyebiliriz.

Hastalık genellikle 60 yaş üstü kişilerde görülen ileri yaş hastalıklarından bir tanesidir. Çocuklarda neredeyse hiç görülmeyen T-PLL hastalığının tanısı konulurken dikkatli olunması gerekmektedir. Bunun nedeni ise hastalığın agresifliği ve nadir görülmesidir. Ayrıca tedavi sürecinde de bazı değişiklikler olabileceği için tanı koyma sürecinin dikkatli gerçekleşmesi ve yalnızca kan testlerine bakılarak kesin teşhisin koyulmasının yanlış olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenle doktorlara büyük iş düşmektedir. Mutlaka biyopsi yapılması ve patoloji tarafından kanser hücrelerinin detaylı araştırmasının yapılması çok önemli olmaktadır.

T Hücreli Prolenfositik Lösemi Belirtileri

Hastalığın belirtilerini iyi bilmek önemlidir çünkü tüm kanser tiplerinde en önemli durum erken teşhistir. Erken teşhisin hayat kurtardığı herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Bu yüzden biz de sizlere T hücreli prolenfositik lösemi belirtilerinden söz edeceğiz. İlk olarak bu hastalık bir kan kanseri türü olduğu için ve kan hücrelerinin görevini düzgün yapamamasına neden olduğu için özellikle diş etleri ve burun kanamalarının sıklıkla görülebileceğinden bahsedebiliriz. Bu kanamalar sürekli olarak gerçekleşmese de ilk başlarda haftada 1 olarak şekilde görülür. Bununla beraber vücudun bazı yerlerinde morluklar oluştuğu da bilinmektedir.

Hastalığın diğer belirtileri ise vücuttaki bağışıklık sisteminin yavaşlaması yani zayıflaması ile ilgilidir. Bu süreçte hastanın kendini halsiz hissetmesi ve sürekli uyku halinde olması gibi belirtiler görülmektedir. Ayrıca yine bağışıklık sistemine bağlı olarak sık sık enfeksiyon kapma gibi durumlar da olabilmektedir. Böyle belirtiler yaşayan hastaların ilk olarak endişe etmemesi gerekir çünkü bu belirtiler pek çok hastalıkla ortak olan belirtilerdir.