LÖSEMİ ÇEŞİTLERİ

LÖSEMİ ÇEŞİTLERİ

Lösemi çağımızın vebası olarak da bilinen kemik iliği veya diğer bir deyişle kan kanseri olarak da bilinen hastalığın tıp literatüründeki ismi lösemidir. Kimisi lösemi hastalığına çok umutsuz baksa da doğru hamleler ve tedaviler uygulandığında rahatça kurtulabilecek bir hastalık olarak görebilirsiniz. Bu bağlamda doktorun öneri ve yasaklarına harfiyen uyulmakla birlikte özellikle bağışıklık konusunda gerekli özen gösterilmelidir. Her geçen gün yeni bir tedavi yöntemi bulunan tıpta artık hiçbir şey için çaresi yok denilmiyor.

Lösemi ana başlıkları olarak Akut Lösemi ve Kronik Lösemi olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu başlıklarda kendi içinde onlarca parçaya bölünmektedir. Bu parçalanmaların dışarıdan bakıldığında hiçbir anlamı yokmuş gibi görünse aslında çok önemlidir.

Lösemi Çeşitleri Nelerdir?

Lösemi hastalığı Akut Lösemi ve Kronik Lösemi olarak ikiye ayrılır. Bu ayrılıkların da altında onlarca çeşitlilik bulunmaktadır. Dış görünüş olarak tedavileri hep aynı görülmektedir. Mesela bütün lösemi çeşitlerinde kemoterapi vardır. Bu durumda akıllarda tek bir soru oluşuyor madem hepsi aynı neden çeşitlere ayrılıyor. Lösemi kanseri virüsleri huylarına üreme çeşitlerine ve saldırı alanlarına göre birçok farklılık gösterir. Bu farklılık ve detaylara göre isimlendirilmiş lösemi tiplerinin hepsinin tedavisi özünde kemoterapidir ve aynıdır. Fakat detaya inilip de bakıldığında kimisine şok dalgalanmaları halinde kimi hastalara aralıksız saatlerce olmak üzere birçok farklı şekilde ve metotta kemoterapi tedavisi uygulanmaktadır. Yani konunun özünde bu çeşitliliğin nedeni virüsü tanımak ve en doğru şekilde en uygun tedaviyi hastaya uygulamaktır.

Bu çeşitlenmelerin ve tedavi yöntemlerinin yanı sıra dikkat edilmesi gereken çok önemli bir husus daha bulunmaktadır. O hususta hastanın bağışıklığıdır. Kemoterapi tedavisinden sonra zaten yeterince bağışıklığı düşük olan hasta iyice mikrop, virüs ve bakterilere açık hale gelir. Bu durumda tedavilerin aksatılmaması ve herhangi bir virüsün tedaviye ket vuramaması için bağışıklığı düşmüş hastanın her türlü zararlı bakteriyel yapıdan uzak tutulması gerekmektedir. Burada da en büyük iş hastanın ailesine düşüyor. Özellikle çocuk yaştaki gruptan oluşan hastalar bu durumda kendini korumaktan ve sakınmaktan aciz olabiliyor. Bu durumda da çevresinde bulunan insanlara ve ailesine hayli büyük iş düşüyor.

Lösemi C Vitamini İlişkisi

Lösemi C Vitamini İlişkisi

Kan kanseri olarak da bilinen lösemi, her yaştan bireylerin yakalanabileceği ve pek çok nedeni olan bir hastalıktır. Hastalığın türü ve evresi, yapılacak testlerle kolaylıkla anlaşılabilmektedir. Ancak kesin olarak nedenini belirlemek her zaman mümkün olmamaktadır. Yalnızca tahmin yürütülebilir. Löseminin pek çok tedavi yöntemi bulunmaktadır. Hastalığın kesin olarak teşhisi koyulduğu zaman kanser hücrelerinin türü de belirlenir ve buna göre tedavi gerçekleşir. Son yıllarca lösemi C vitamini ilişkisi sık sık adından bahsettirmektedir.

C Vitamininin Lösemi Üzerindeki Etkisi

C vitamini yıllardır hastalıklarda sık sık kullanılan bir vitamin türü olarak bilinmektedir. Özellikle taze meyve ve sebzelerde bolca bulunan C vitamininin pek çok hastalığa iyi geldiği kanıtlanmıştır fakat lösemi üzerindeki etkileri tam olarak kesinleşmemiştir. Yapılan çalışmalarda kanser hücreleri üzerinde bir etkisi olduğu bulunsa da henüz bu çalışmalar kesin bir hale gelmediği için lösemi tedavisinde C vitamini kullanımı yaygın hale gelmemiştir. Yine de son günlerde C vitamininin lösemiye de iyi geldiği konusu sıkça konuşulmaktadır.

C vitamini ilk olarak 1753 yılında skorbüt hastalığının tedavisinde kullanılmıştır. Ardından 1920 yılında yapılan çalışmalar ile C vitamini ismi verilmiştir. İlk olarak 1959 yılında kanserin bağ doku değişiklikleri ile ilgili olabileceği saptanmıştır ve çalışmayı yapan bilim adamları bu durumun C vitamini eksikliği ile bağlantılı olabileceğini düşünmüştür. 1970’li yıllarda yüksek doz C vitamini tedavisi bazı kanser hastaları için uygulanmıştır. İlk başlarda bu tedavinin başarılı olabileceği düşünülse de ardından çalışmaların hatalı olduğu kanısına varılmıştır.

Günümüzde ise C vitamini tedavisinin kanser üzerindeki etkisi tekrar gündeme gelmiştir ve pek çok çalışma yapılmaktadır. Bugüne kadar yapılan çalışmalara baktığımızda, yüksek doz C vitamini tedavisinin kan kanseri üzerinde kesin ve net bir sonucu olmadığını görüyoruz. Her ne kadar bazı çalışmalar kanser hücreleri ile C vitamini arasında bir ilişki olduğunu gösterse de, kesin bir şey olmadığı için bir tedavi yöntemi olarak kullanılması da uygun değildir. Bunun için çalışmaların geliştirilmesi ve bu ilişkinin daha detaylı bir şekilde araştırılması gerekmektedir. Çalışmalar halen sürmektedir ve son günlerde damar yolu ile C vitamini uygulamanın etkileri araştırılmaktadır.

Lösemi Belirtileri

Lösemi Belirtileri

Lösemi her yaş grubunu etkileyen, erken teşhis edilirse tedavi edilebilen, geç fark edilirse de pek çok yöntemle tedavisi olan bir kanser türüdür. Kanser türleri arasında en yaygın olarak bilinen lösemi, kan kanseri olarak da bilinmektedir.

Lösemide erken teşhisin ciddi bir önemi bulunmaktadır. Bunun nedeni ise özellikle akut lösemi hastalıklarında, kanser hücrelerin çok hızlı bir şekilde çoğalması ve yine çok kısa bir süre içerisinde diğer organlara yayılmasıdır. Eğer hastalık diğer organlara yayılırsa tedavisi de zor olmakta hatta bazen hastanın hayatını kaybetmesine de neden olabilmektedir.

Löseminin erken fark edilebilmesi için lösemi belirtilerinin bilinmesi ve belirtiler yaşandığı anda doktora gidilmesi çok önemlidir. Bu nedenle sizlere löseminin en çok görülen belirtilerinden söz edeceğiz.

Lösemi Belirtileri Nelerdir?

Lösemi, kemik iliği içerisinde yer alan kan hücrelerinin aniden çoğalması ile gerçekleşen bir hastalıktır. Bu kan hücreleri vücutta kan üretimini sağladığı için belirtiler de bu yönde olmaktadır. En yaygın lösemi belirtilerine baktığımızda şiddetli kemik ağrıları, anlamsız morluklar ve bazı bölgelerde sıkça meydana gelen kanamalar dikkat çekmektedir. Şiddetli kemik ağrıları, hastalığın biraz ilerlemesi sonucu meydana gelir. Bunun nedeni ise kanser hücrelerinin çok hızlı bir şekilde artması sonucunda kemik içerisinde tümörlerin oluşmasıdır. Bu ilk başta ağrıya neden olmasa da tümör büyüdükçe damarlara baskı yapar ve ağrı da başlamış olur. Morluklar ise durduk yere ortaya çıkmaktadır. Kanser hücrelerinin bulunduğu yerlerde oluşan morluklar eğer birden fazla bölgede yer alıyorsa, bu durum kanserin başka organlara ya da dokulara yayıldığının habercisi olmaktadır. Son olarak özellikle diş etleri ve burunda meydana gelen kanamalar löseminin habercisi olabilmektedir.

Bahsettiğimiz belirtiler hastalığın ilk başlarında çok belirgin değildir. Bu nedenle hastanın dikkatini çekmez. Ancak hastalık yayıldıkça belirtiler daha belirgin ve katlanılamaz hale gelir. Belirtilerin şiddeti artmadan doktora gitmek, erken teşhisin gerçekleşmesini sağlar. Böylece hasta çok daha kolay bir şekilde iyileşir. Çocuklarda lösemi belirtileri de bahsettiğimiz şekilde olur. Ancak bunlara yüksek ateş, sık sık hastalanma ve uyku hali de eşlik etmektedir. Özellikle löseminin çocuklarda çok daha hızlı ilerlediği düşünülürse bu belirtilere karşı çok dikkatli olmak ve en kısa zamanda önlem almak gerekir.

LÖSEMİ BELİRTİLERİ NEDİR?

LÖSEMİ BELİRTİLERİ NEDİR?

Lösemi kan hücrelerinden kaynaklanan ve kemik iliğinden daha çok köken alan bir hastalıktır. Löseminin bazı belirtileri ve bulguları daha yangın görülen ve daha az şiddetli olan diğer hastalıklar ile benzerlik göstermektedir.  Bu konuda kesin bir tanı koymak için yani lösemiyi diğer hastalıklardan ayırmak için spesifik kan testleri ve kemik iliği testleri yaptırmak ilk adım için önemlidir ve olması gereken bir gereklilik haline gelmiştir. Bu testler sonucunda yani kan testleri ve kemik iliği testleri sonucunda açığa çıkan ve görülen belirtiler ve bulgular löseminin tipine göre değişiklik ve çeşitlilik gösterebilir. Literatürde Akut Lösemi olarak da geçen fakat halk dilinde lösemi olarak anılar hastalığın çok çeşitli bulgu ve belirtileri vardır. Fakat bu belirtiler doktora başvurmamızı gerektirecek kadardır. Yani çok ağır belirtiler baş göstermez. Özellikle hastalığın ilk safhasında fark edilebilirliği zorlaştıracak düzeyde az bulgu gösterir.

Akut Lösemi Bulguları

Akut lösemi belirti ve bulguları değişik şekillerde varlığını gösterebilir. Akut lösemi belirtilerini kısaca ve minimalime ederek özetleyecek olursak; yorgunluk veya halsizlik, fiziksel aktiviteler esnasında nefes darlığı, cilt solukluğu, hafif ateş veya gece terlemeleri, vücutta oluşan kesik ve yaraların yavaş iyileşmesi ve aşırı kanama, sebebi açıklanamayan, ciltte oluşan siyah veya mavi lekeler, yani çürükler, cilt altında iğne başı büyüklüğünde oluşan kırmızı noktalar, kemik ve eklemlerde (örneğin dizler, omuzlar veya kalçalar) ağrı, beyaz kürelerde özellikle nötrofil sayısında ve monosit sayısında düşüş bu belirtilere örnektir. KLL ve KML tipindeki lösemi hastası kişiler baz alındığında hiçbir belirti de göstermeyebilir hastalık.

Bazen KLL’li bir kişi boynunda, kasığında veya koltuk altında büyümüş lenf nodu fark ederek doktora gidebilir. Eğer KLL daha şiddetliyse kişi kendisini yorgun bir halde de bulabilir ve hissedebilir, solunum sıkıntısı ya da sık enfeksiyonlara maruz kalabilir.

KML belirti ve bulguları daha yavaş gelişme eğilimindedir. Bu kişiler günlük faaliyetlerini gerçekleştirirken yorgun hissedebilir ve solunum sıkıntısı çekebilirler. Ayrıca dalak büyümesi gece terlemeleri ve kilo kayıplarına da maruz kalabilirler. Her lösemi hastalığı tipi hastaları farklı farklı neden ve bulgularla kişilerin doktora başvurmasını sağlayabilecek kadar farklılıklara sahiptir.

Lösemi B ALL

Lösemi B ALL

Löseminin çocuklarda en sık görülen türü Akut Lenfoblastik lösemidir. Bu hastalık akut bir tür olduğu için çok hızlı yayılmaktadır. Bu nedenle en hızlı şekilde tedaviye başlanması gerekmektedir. Tedavinin hızı çok önemli olduğu için, hastalığın belirtileri güzelce takip edilmeli ve en kısa sürede teşhis koyma işlemi tamamlanmalıdır. Akut lenfoblastik löseminin de kendi çeşitleri bulunmaktadır. Bunlardan biri de Lösemi B ALL olarak bilinir. Bu hastalık olgun B ALL olarak da bilinmektedir.

Lösemi türlerinin tamamında belirtiler aynıdır. Bu nedenle Lösemi B ALL belirtilerinin de diğer türlerle aynı olduğunu söyleyebiliriz. Bu belirtiler yüksek ateş, sık enfeksiyon kapma, morluklar ve halsizliktir. Söz ettiğimiz belirtilere rastladığınız zaman mutlaka doktora gitmeli ve gerekli testleri yaptırmalısınız. B-ALL löseminin diğer lösemilerden farkı ise tedavi yöntemleridir. Genellikle bu hastalıkta akut lenfoblastik lösemi tedavileri yerine Non-Hodgkin lenfomasında uygulanan tedavi yöntemleri kullanılmaktadır.

Lösemi B ALL Tedavi Yöntemleri

Az önce de söz ettiğimiz gibi bu hastalığın tedavisinde Non-Hodgkin lenfoma tedavisi uygulanmaktadır. Bunun için öncelikle kemoterapi uygulanır. Kemoterapinin amacı, X ışınlarını kullanarak hastada bulunan kanser hücrelerini yok etmektir. Eğer hastalık çok ilerlemediyse, kemoterapi süreci de kısa olacaktır ve hasta en kısa sürede sağlığına kavuşacaktır. Ancak kemoterapi süresince hastanın ve hasta yakınlarının çok dikkatli olması gerekmektedir. Bu süreçte hastanın bağışıklık sistemi iyice zayıflar. Bu nedenle mutlaka dikkatli olunması gerekir yoksa hasta enfeksiyon kapabilmektedir. Ek olarak doktorun verdiği ilaçların düzenli bir şekilde kullanılması da önemlidir.

Lösemi B ALL kemoterapi ile tedavi edilecek bir hastalık olsa da bazı durumlarda kanser hücreleri vücudun pek çok yanına dağılabilmektedir. Böyle durumlarda kemoterapiden sonra radyoterapi uygulamasına geçilmektedir. Ameliyat genellikle çok mümkün olmadığı için radyoterapiden çok başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Ameliyat uygulanacaksa da tümörlerin boyutları ve yerleri önemlidir zira vücudun bazı bölgelerinde özellikle tümör büyükse ameliyat çok zor olabilmektedir. Tüm bu tedavilerden başarılı sonuçlar alınamazsa son olarak kemik iliği tedavisine geçilir. Bunun için uygun bir donör bulunarak hastaya kök hücre nakli yapılır. Bu tedavinin ardından herhangi bir doku uyuşmazlığı sorunu ortaya çıkmazsa hasta 1 ay içerisinde iyileşmeye başlar.

 

 

Lösemi ALL

Lösemi ALL

Kanser hücreleri, kemik iliğinde çoğalır ve büyümeye başlar. Eğer hemen tedaviye başlanmazsa kana karışırlar ve beyin ya da omur ilik gibi başka bölümlere de yayılırlar. Bunun nedeni ise akut löseminin oldukça hızlı yayılıyor olmasıdır.

ALL hastalığı, çocuklarda görülen lösemilerin %80’ini oluşturmaktadır. Yetişkinlerde ise bu oran %20’dir yani çocuklarda daha fazla görüldüğünü söyleyebiliriz. Bu durumun nedeni ise ALL hastalığının daha genç hücrelerde oluşmasıdır. Ancak yine de yetişkinlerde de görülebilmektedir.

Lösemi ALL Nedenleri

Hastalığın aslında kesin bir nedeni olduğunu söyleyemeyiz. Lösemi ALL nedenlerine bakarsak bu nedenlerin diğer kanser türlerine de neden olan durumlar olduğu açıkça görülmektedir. Radyasyon, benzen gibi kimyasallar, daha önceden kemoterapi tedasivi görme, ilaçlar ve genetik faktörler risk faktörlerini oluşturmaktadır. Ayrıca bulaşıcı bir hastalık değildir.

Lösemi ALL Belirtileri ve Tanı

Akut lenfoblastik lösemide görülen şikayetler yine diğer kanser türleri ile benzerlik göstermektedir. En yaygın olarak halsizlik, vücudun bazı yerlerinde çıkan morluklar, yorgunluk, nefes darlığı, kırmızı döküntüler ve bazı bölgelerde meydana gelen kanamalar görülmektedir. Kanamalar burun ve diş etlerinde çok yaygın görülür. Bu belirtilerin tamamı hastalığın başında çok seyrek görülen belirtilerdir ve şiddetleri de çok kuvvetli değildir. Ancak daha sonra belirtiler de hastalıkla beraber ilerler ve dayanılamaz hale gelir.

Akut lenfoblastik lösemi ile vücutta oluşan kanser hücreleri, bağışıklık sistemi hücrelerini yok etmeye başladığı için vücut savunmasız hale gelir. Böylece enfeksiyon kapma riski de ciddi oranda artmış olur. Bu durumu göz önünde bulunduracak olursak hastanın sık sık enfeksiyon kapması da lösemi ALL belirtileri arasında yer almaktadır.

Tanı için acele edilmesi gerektiğinden söz etmiştik. Bunun için tam kan sayımı yapılarak lökosit sayısında bir anormallik olup olmadığı kontrol edilir. Ancak bazen lökosit sayıları normal görünse de kanser hücreleri olabilmektedir. Bu nedenle mutlaka genetik test ve biyopsi gibi testlerin de yapılması ve teşhisin bunlara göre konması gerekmektedir.

 

Lösemi ALL T Tipi

Lösemi ALL T Tipi

Lösemi, pek çok türü olan ve kan hücrelerinde meydana gelen bir kanser türüdür. Löseminin en yaygın türü ise Akut lenfoblastik lösemi olarak bilinmektedir. Bu hastalık oldukça hızlı yayıldığı için en kısa sürede tedavi edilmesi gerekir bu nedenle erken teşhis çok önemlidir. Genellikle çocuklarda görülen bu hastalığın en çok 2-5 yaş arasında görüldüğü bilinmektedir. Yetişkinlerde ise nadir görülmektedir.

Lösemi ALL T tipi ya da NK tipi olabilmektedir. Her iki türde de belirtiler ve teşhis yöntemleri aynıdır. Yalnızca etkilenen kan hücrelerinin türü değişiklik göstermektedir.  Çünkü dediğimiz gibi akut bir hastalık türü olduğundan çok hızlı yayılır. Hastalık yayıldıktan sonra tedavisi de çok zor olmakta hatta bazen ölümle sonuçlanabilmektedir.

Akut lenfoblastik löseminin türlerinden biri olan lösemi ALL T tipi de aynı şekilde çok hızlı yayılmaktadır. Bu nedenle kontrol altına alınmalıdır. Ancak kontrol altına alınırken mutlaka doğru teşhisin koyulması gerekir zira ilaçlar da buna göre belirlenecektir. Mesela NK tipi bir ilacı T tipi lösemi hastası olan bir hastada kullanmak herhangi bir etki göstermeyecektir.

Lösemi ALL T Tipi Teşhis Koyma

Belirttiğimiz gibi teşhis evresi çok önemlidir. Burada ilk olarak hastanın hikayesi doktor tarafından dinlenir. Hasta bu süreçte yaşadığı belirtileri ve şikayetlerini düzgün bir şekilde anlatmalıdır. Ayrıca geçmişte yaşadığı hastalıklar ve geçirdiği tedaviler de önemlidir. Bunlara göre doktor tarafından bir plan hazırlanır. Teşhis için öncelikle tam kan sayımının yapılması gerekir. Lösemi ALL T tipinde tam kan sayımı kesin teşhis için yeterli olmasa da hastalığın genel durumu tam kan sayımı ile belli olur. Bu test ise beyaz kan hücreleri sayımı yapılır. Ancak bazen kanser hücreleri bu testle belli olmayabilir çünkü lökositlerin sayısı tam çıkabilir. Bu nedenle yeterli bir test değildir.

Lösemi ALL T tipi kesin teşhisi için mutlaka biyopsi yapılması gerekmektedir. Biyopsinin ardından kesin sonuçlar elde edilir ve tedaviye bu şekilde başlanır.

D Vitamini Eksikliği Lösemi Etkileri

D Vitamini Eksikliği Lösemi Etkileri

Lösemi çocuklarda ve yetişkinlerde sıkça görülen, nedenleri tam olarak bilinmeyen ve pek çok türü olan kanser çeşitlerinden bir tanesidir. Kan kanseri olarak da bilinen hastalığın çocuklarda çok sık görüldüğü bilinmektedir. Bu nedenle de nedenleri araştırılıp hastalığa çözüm bulmak için çalışmalar sürmektedir. Son yıllarda özellikle D vitamini eksikliğinin lösemi üzerindeki etkileri çok sık tartışılmaktadır. Bu konuda her geçen gün daha fazla ilerleme olmaktadır ve çalışmalar hızlı bir şekilde devem etmektedir.

D Vitamini Eksikliği ve Lösemi İlişkisi

Yetişkinlerde löseminin pek çok nedeni bulunmaktadır. Bunlar sigara ve alkol kullanımı, çok sık güneş ve radyasyona maruz kalma, düzensiz beslenme gibi nedenlerdir. Ancak bunlar çocukların yapamayacağı şeyler olduğu için, çocuklarda löseminin neden kaynaklandığını çözmek biraz zaman almaktadır. Genel olarak bakarsak genetik faktörlerin kan kanserini tetiklediği bilinmektedir. Burada da ilk olarak lösemi ile D vitamini eksikliği ve raşitizm ilişkisi akla gelmektedir.

Kısaca D vitamini eksikliğinden bahsedecek olursak özellikle dünyanın kuzey bölgelerinde sıkça görüldüğünü ve güneş ışığı yetersizliğinden kaynaklandığı bilinmektedir. Ayrıca sağlıklı beslenmek de bu süreçte önemlidir. Çocuklarda lösemiye neden olan D vitamini eksikliğinin yaşanmaması için öncelikle anne sütü, daha sonra ise sağlıklı beslenmenin çok büyük bir önemi bulunmaktadır. Eğer doğumdan sonra düzenli olarak çocuklarınıza test yaptırılmasını sağlarsanız, D vitamininde bir düşüş olduğu anda fark ederek gerekli önlemleri alabilirsiniz. Özellikle 2-5 yaş arası löseminin en yaygın olduğu dönemdir ve çok dikkat edilmelidir.

Lösemi oldukça ciddi bir hastalık olup, çocuklarda bağışıklık sistemi çok gelişmediği için oldukça zor geçen bir hastalık olarak bilinmektedir. Az önce de söz ettiğimiz gibi D vitamini eksikliğinin de bu duruma büyük etkisi olmaktadır. D vitamini eksikliğinin ise bazı nedenleri bulunmaktadır. İlk olarak özellikle çocukların önerilen saatlerde güneşe çıkmaması D vitamini eksikliğine neden olmaktadır. Bunun haricinde genetik bozukluklar da D vitamini eksikliğinin nedenleri arasında yer almaktadır. Yapılan testler ve çalışmalar da bu durumları doğrulamaktadır. Çocuklarının lösemi olmasını istemeyen ailelerin mutlaka bu duruma karşı önlem alması ve çocuklarının yeteri kadar güneş gördüğünden emin olması gerekmektedir.

 

 

B-Prekürsör Lösemi

B-Prekürsör Lösemi

Vücudumuzda farklı pek çok kan hücresi bulunmaktadır. Löseminin de kan hücrelerinde meydana geldiği düşünülürse pek çok farklı lösemi türü olduğunu söyleyebiliriz. Bunlardan en yaygın görüleni ise Akut Lenfoblastik Lösemidir. Bu lösemi türü çocuklarda görülen löseminin 3’te 2’sini oluşturmaktadır. Akut lenfoblastik löseminin pek çok farklı türü vardır. Bunlardan bir tanesi de B-Prekürsör lösemi olarak bilinmektedir.

B-Prekürsör Lösemi Nedir?

ALL hastalığının alt türlerinden biri olarak bilinen hastalık yine çocuklarda oldukça yaygın görülse de yetişkinlerde de sıkça görülmektedir. B-Prekürsör lösemi çok hızlı bir şekilde diğer organlara yayılan tehlikeli bir hastalık olarak bilinmektedir. Bu nedenle hastalığın belirtilerini güzelce öğrenmek ve bu belirtiler görüldüğünde doktora gitmek çok önemlidir.

Yapılan çalışmalar sonucunda B-Prekürsör lösemi belirtilerinin diğer kanser türlerine benzer olduğu görülmüştür. En yaygın görülen belirtiler yüksek ateş ve vücutta görülen morluklardır. Morluklar vücudun pek çok farklı yerinde görülebilmektedir. Özellikle çocuklar büyüme evrelerinde çok sık düşüp kalktığı için morluklar normaldir. Ancak lösemiden kaynaklanan morluklar, durduk yere ortaya çıkar. Bu ayrıma çok dikkat edilmelidir. Yüksek ateş de yaygın görülen bir belirtidir. Bunun nedeni ise kan kanseri hücrelerinin vücuttaki bağışıklık sistemine ciddi zararlar vermesidir. Bağışıklık sistemine zarar verilince vücudun sık enfeksiyon kapması kaçınılmaz olmaktadır ve bu da yüksek ateşe yol açmaktadır. Diğer belirtiler ise kemik ağrıları, tonsillit, nefes darlığı ve yorgunluk gibi belirtilerdir ve daha az görülmektedir.

B-Prekürsör löseminin nedenleri henüz tam olarak belli değildir. Yani genel olarak kemik iliğinde yer alan kan hücrelerinin birden hızlıca çoğalması ve durmaması ile oluşsa da hangi durumların bu hastalığa yol açtığı tam olarak bilinmemektedir. Yapılan testler ve çalışmalar ise D vitamini eksikliği, sigara, alkol, düzensiz beslenme, spor yapmama, güneşe ya hiç ya da çok fazla maruz kalma gibi nedenler bulunmaktadır. Bu nedenle lösemiden korunmak için mutlaka düzenli ve sağlıklı beslenmeli ve spor yapılmalıdır. Bunlar kesin olarak engellemese de hastalığa önlem almanızı sağlayacaktır. Ancak hastalığın kesin teşhisi konduğunda bile tam olarak nedeninin ne olduğu bilinememektedir bu yüzden kanser hastalıkları günümüzde önceden tahmin edilememektedir.

Lenfoma Kanseri 4. Evre

Lenfoma Kanseri 4. Evre

Lenfoma kanseri genel olarak lenfosit hücrelerinden kaynaklanmaktadır. Lenfosit denilen hücreler beyaz kan hücreleri olmaktadır. Beyaz kan hücreleri enfeksiyonlarla mücadele etmek amacıyla vücudumuzda hizmet etmektedirler. Beyaz kan hücrelerinin DNA’sının değişmesiyle birlikte bu hücreler ortaya çıkabilir. Risk grubunda olan kişilerin lenfoma rahatsızlığına yakalanması ise daha muhtemel bir durumdur.

Lenfoma rahatsızlığı kendi içerisinde evrelere ayrılmaktadır. Lenfoma birinci evresi ise erken evre olarak nitelendirilmektedir. Lenfoma hücreleri birinci evrede tek bir lenf nodu grubu içerisinde yer almaktadırlar. Bu boyun ile koltuk altı gibi yerler olarak söylenmektedir. Eğer lenfoma rahatsızlığı ikinci evrede ise lenfoma hücreleri diyaframın alt kısmında yer alan en az iki lenf nodu grubu içerisinde yer almaktadır. Lenfoma üçüncü evre ise ileri evre olarak nitelendirilmektedir. Lenfoma kanserli hücreler diyaframın üst ve alt kısmında yer almaktadır. Kemoterapi tedavisi uygulanmaktadır. Lenfoma kanseri 4.evre de ise lenfoma hücreleri bir veya daha fazla organ veya dokunun birkaç bölgesinde bulunur.

Lenfoma hücreleri alt ve üst kısmında yer alan bölgelerde yoğun bir şekilde bulunmaktadır. Lenfoma hücreleri A ile B olmak üzere altta iki gruba ayrılmaktadır. A grubunda olan kişilerin kilo kaybı gece terlemesi olur ama ateşlenmesi olmamaktadır. Lenfoma kanseri 4.evre B grubunda olan kişi için de kilo kaybı, gece terlemesi ve ateşlenmesi gibi durumlar olmaktadır. Lenfoma kanseri 4.evre tedavisinde ise genel olarak kemoterapi ve radyoterapi uygulanmaktadır.

Lenfoma Kanseri 4. Evre Kemik İliği Tedavi Yöntemleri

Lenfoma kanseri 4.evre kemik iliği tedavi yöntemleri kendi içerisinde farklı çeşitlerde olmaktadır. Kemik iliği tedavi yöntemi en çok kullanılan ve başarı oranı en yüksek olan tedavi olmaktadır.

Kemik iliği olarak otolog denilen kişinin kendi kök hücresinden yapılan ve allojenik yani bir başka kişinin kök hücresi kullanılarak yapılan nakillerin yapılmasıyla meydana gelmektedir. Kemik iliği ile kök hücresi tedavi açısından ilk olarak yapılan aşama olarak sayılmaz. Kemoterapi, immünoterapi ve radyoterapi ilk aşamada yapılan tedavi yöntemleri olarak sayılmaktadır. Kemoterapi tedavisi oldukça önemli tedavi aşaması önemlidir.