Böbrek Satmak Yasal Mı

Ülkemiz içerisinde belirlenen yasal mevzuatlara göre, böbrek satmak yasal değildir. Gizlice, yetkililerin haberi olmadan yapılan böbrek alışverişi yasal suç olarak belirtilmiştir.

İnsanlar birçok sebepten dolayı özelikle maddi imkânlardan ötürü düşmüş oldukları durumlardan kurtulmak adına böbrek satışını çare olarak görmektedirler. Fakat ülkemizde belirlenen yasalara göre, böbrek satmak yasal bir suç teşkil etmektedir. İllegal olarak gerçekleştirilen bu eylemden ötürü hapis cezaları gibi ağır cezalarla karşılaşılmaktadır. İşin yasal boyutu yanında gerçekleştirilen illegal böbrek nakilleri merdiven altı olarak tabir edilen yerlerde gerçekleştirildiği için son derece sağlıksız koşullarda bulunması hastanın, büyük bir tehlike altında bulunmasına yol açmaktadır.

Böbrek satmak yasal olmadığı gibi aşağıda anlatılan gerçek yaşam öykülerindeki gibi birçok sorunu da beraberinde getirmektedir.

  • Kredi kartına olan borçlarından ötürü borçlarını kapatmak için böbreğini satan Y.G’ye 26 yılş hapis cezası istendi. Organ tacirleri iddianamesinde yer alan Manisa’da pazarcı olan Y.G kredi kartının borcunu ödemek için böbreğini satışa çıkarınca 26 yıl hapis cezası istendi. Bunun yanında böbrek için belirlenen tutar olan 80 bin TL’yi ödemeye hazır olan işadamına ise ceza istenmedi.

Manisa’da pazarcılık yaparak yaşamını sürdüren Y.G kredi kartına olan borçlarını ödeyebilmek için kendisiyle anlaşan bir çift vasıtasıyla yardım almaya karar verdi. Bir süredir böbrek yetmezliği çeken iş adamı H.K’ye bağlantı sağlayan çift, 80 bin TL karşılığında anlaşma yapıldığını söylediler. Bu arada çift Y.G’ye ise 20 bin TL ödeme taahhüdünde bulundu. Hastane personellerinin dikkatleri sayesinde son anda farkına varılan yasadışı organ ticareti engellendi. Hastane personellerinin ihbarı üzerine harekete geçen A Bölgesi Güven Timleri, ameliyat personelleri kılıklarına girerek deşifre etti. Ayrıca Y.G’nin işadamının yeğeni olarak düzenlenen sahte kimlik kullandığı tespit edilince Y.G ile birlikte üç kişi gözaltına alındı.

Yürütülen soruşturma kapsamında dört sanık hakkında “teşekkül halinde organ veya doku ticareti yapmak veya aracılık etmek, resmi belgede sahtecilik, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçlarında dava açıldı. Dört sanık hakkında toplamda 104 yıla varan hapis cezasıistendi.  Böbrek satmak isteyen Y.G’ye ise 26 yıl hapis cezası istendi. Fakat böbreği satın almak isteyen iş adamına bir ceza istenmedi.

Böbrek Nakli Olan Hastalar Yüzde Kaç Özürlüdür

Böbrek nakli olan hastaların özür oranları % 70’dir.

SGK, böbrek nakli olan hastaların özür oranları, yönetmelikle % 70’e çıkarıldığı halde özür oranınız % 60’tan az denilerek malullük aylığı taleplerini reddediyor. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ret cevabından sonra dava açanlar, birikmiş malullük aylığını toplu olarak alabilecekler.

16.7. 2006 tarihli ve 26230 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “ Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre, diyaliz tedavisi olan hastaların özür oranları % 90 iken böbrek nakli olan hastaların oranı ise % 40 olarak uygulanmakta idi.

16 Aralık 2010 günü Resmi Gazete’de yayınlanan yeni yönetmelik ile 2006 yılında çıkan yönetmelik tamamen ortadan kaldırılmış oldu ve özür oranları değişti. Yayınlandığı 16 Aralık 2010 günü yürürlüğe girmiş olan yeni yönetmelik gereğince, artık böbrek nakli olan hastaların oranı % 40’dan, % 70’e çıkmıştır.

Bu değişiklik sonrasında malulen emekli olduktan sonra böbrek nakli olan SSK ve Bağ-Kur’luların malullük aylıklarının kesilmeyeceği açıklandı.

Böbrek nakli olanların özür oranı hastaneler tarafından % 40 değil, bundan sonra % 70 olarak verilmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan malulen emekli olmak için ise % 60 rapor oranı yeterli olmaktadır.

Sosyal Güvenlik Kurumu, “ben bu yönetmeliği tanımam” diyor. SGK ilgililere gönderilen yazılarda “Böbrek nakli olan diyaliz hastalarının böbrek nakli söz konusu olduğunda,16/12/2010 tarihli ve 27787 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin Ek-2 özür oranları cetvelinde nakil sonrası verilecek olan işgücü kaybı oranlarının % 40’tan % 70’e çıkarıldığı belirtildi,   Bu yeni gelişmeyle organ nakli yapılan kişilerin de 5510 sayılı Kanunun 25’inci maddesinde çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı malul sayılır” şartının artık nakil olan kişiler içinde geçerli olduğu, bu gerekçe ile böbrek nakli olan hastalara da maluliyetlerinin devamı istenmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, “Biz bu yönetmeliğe göre özür tespiti yapmıyoruz, bizim baktığımız Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğidir” diyor.

Böbrek Nakli Olan Hastalar Kaç Yıl Yaşar

Kronik böbrek yetmezliği, böbrek fonksiyonlarının devamlı olarak kaybıdır. Bu sorun hastaların hayat kalitesini bozmakta ve normal hayat ömrü beklentisini önemli derecede azaltır. Böbrek yetmezliğinin iyileştirmesinde uygulanan yöntemler hemodiyaliz, periton diyalizi ve böbrek naklidir.

Periton diyalizi ve böbrek nakli birçok gelişmelere rağmen hala hasta olanların küçük bir bölümünde uygulanmaktadır. Böbrek nakli genç yaşta hasta olan kişilerde ideal iyileştirme yolu olmasına rağmen, böbrek vericisi bulma sıkıntısı nedeni ile bu iyileştirme yönteminin uygulanması çok kısıtlı olmaktadır. Son yıllarda Türkiye’de böbrek yetmezliği hastalarının % 70’inde uygulanan iyileştirme yolu hemodiyalizdir. % 30 hastada ise uygulanan iyileştirme yolu periton diyaliz ve böbrek naklidir.

Böbrek nakli olan hastaların hayat ömrü beklentisi, diğer tedavileri uygulayan hastalara göre ise 2-3 kat daha fazladır. Bunun sebebi diyaliz tedavisinin, böbrek fonksiyonlarının yalnızca %5’ini yapabilmesidir. Diyaliz tedavisinin önemli yan etkileri bulunmaktadır. Diyaliz tedavisinin en önemli yan etkisi kalp ve damar sistemlerinde meydana getirdiği damar sertliği ve kireçlenmede ki artış oranıdır.

Bu konuda yapılan istatistiklere bakıldığında 0-19 yaş grubunda olan böbrek yetmezliği hastaları arasında, diyaliz tedavisi olan hastaların yaşam süreleri 26 yıl iken, böbrek nakli olan hastalarda 39 yıldır. 20-39 yaş grubunda diyaliz tedavisi olan hastaların yaşam süreleri 14 yıl iken, böbrek nakli olan hastalarda 31 yıldır. 40-59 yaş grubunda diyaliz tedavisi olan hastaların yaşam süreleri 11 yıl iken, böbrek nakli olan hastalarda 22 yıla çıkmaktadır.

Toplumsal, kültürel, fiyat avantajları ve hayat kalitesindeki artış dikkate alındığında böbrek naklinin ne kadar önemli olduğu belli olmaktadır.

Akdeniz Üniversitesinden Doç. Dr. Murat Tuncer, Diyaliz mi daha iyi, yoksa organ nakli mi konusunda ki soruları yanıtladı: “En iyi diyaliz yöntemi bile bir böbreğin yaptığı işin ancak yedide birini yapabilir. Bu sebeple organ nakli hastalar, diyalizdeki hastalara göre üç ya da üç buçuk kat daha uzun yaşar. Biz diyaliz düşmanı bir ekip değiliz. Özellikle doksanlı yıllardan sonra, Türk Nefroloji Derneğinin önderliğinde, ülkemizin her yanında hastalar diyalize girme imkânı buldular. Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülke için bu, devletin insan sağlığına verdiği değeri gösterdi. Diyaliz iyi bir yöntemdir ama organ nakli ondan daha iyidir.” dedi.

Böbrek Verme Yaşı

Böbrek verme yaşı için, üst sınır olarak 65 yaş kabul edilse de kişinin sağlık durumu ve böbrek fonksiyonları değerlendirmeye alınarak bu sınır daha da yukarı çekilebilir. Verici olan kişinin eşi de bu konuda bilgili ve gönüllü olmalıdır. Böbrek bağışlamak isteyen kişi özenli bir şekilde muayene ve tetkikler ile değerlendirmesi yapılır. Sadece sağlıklı olduğu tespit edilen kişilerin böbrek bağışlaması uygun olur.

Canlı vericili böbrek verme yaşı; yasal olarak ise, 18 yaşını bitirmiş, akıl sağlığı yerinde olan herkes böbrek vericisi olabilir. 4. dereceye kadar akrabalar; anne, baba, kardeş (bunların çocukları.) Amca, dayı, hala, teyze (bunların çocukları) ile eş ve eşin aynı şekilde akrabası olanlar böbrek vericisi olabilir. Aynı durumda aralarında maddi çıkar ilişkileri olmayan böbrek bağışlamak isteyen kişilerde sağlık bakanlığınca belirlenen etik kuruldan onay alarak böbrek vericisi olabilir.

Konya üniversitesi Genel Cerrahi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şakir Tavlı yaptığı açıklamada, Konya’da 84 yaşında bir kişinin karaciğerini ve iki böbreğini bağışlaması ile ilgili yaptığı açıklama da “65-70 yaş organ bağışında sınır kabul ediliyor. 84 yaşındaki bir kişiden böbreklerin ve karaciğerin nakledilmesi çok yanlış” dedi.

Şakir Tavlı’nın bu açıklamasına, Medical Park Antalya Hastanesinde görevli Prof. Dr. Alper Demirbaş tepki gösterdi.

Prof. Dr. Demirbaş yaptığı açıklamada, beyin ölümü gerçekleşen hastanın böbreğinin 3 yıldır böbrek rahatsızlığı yaşayan 60 yaşındaki hastaya nakledildiğini ve hastanın sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi. Demirbaş,”Eskiden yaş sınırı vardı ama artık yok. Dünyada yaş sınırı ortadan kalktı. Önemli olan yaş değil, organın kalitesi ve fonksiyonlarıdır” dedi.

Prof. Dr. Demirbaş,”Organ bağışında bulunan kişinin yaşı 30’dur ama fonksiyonlarını yerine getirmiyordur. Böyle bir durum da olabilir. Bu nedenle bizim için yaş tercih değil, organın kalitesidir” diye konuştu.

Canlı nakillerin talebi karşılamadığını dile getiren Demirbaş, “ Bu insanlara organ bulabilmemiz için sınırları gevşetip açmanız gerekiyor. Bu sınırlardan bir tanesi de yaş. Eskiden belli bir yaş sınırı vardı, onun üzerinde ki hastaların organları özellikle böbrekleri kullanılmıyordu. Günümüzde talep çok fazladır, arz ise çok az. Bu nedenle yaş bir sınır olmaktan çıktı” diye konuştu.

Eskiden böbrek verme yaşı 65-70’e kadar kabul ediliyordu. Bu yaş grubu üzerindeki hastaların böbrekleri kullanılmıyordu. Günümüzde ise, böbrek verme yaşı dikkate alınmamakta ve böbrekler yapılan tetkikler sonunda sağlam bulunursa, nakil işlemi yapılmaktadır.

Böbrek Naklinde Ölüm Riski Nedir

Böbrek hastaları için böbrek nakli, en iyi tedavi yöntemidir. Diyaliz yöntemleri en iyi şartlarda bile sağlıklı bir insanın iki böbreğinin yaptığı işin % 5’ini yapar. Başarı ile nakil edilen böbrek ise % 50’sini yapar. Nakil hastalarının çoğu diyalizde olduğundan çok daha enerjik ve iyi olduğunu hisseder.

Canlı verici belirlendiği zaman organ nakil merkezi için, önemli olan kişi öncelikle vericidir. Alıcı hastadır, burada amaç ailede iki hasta olmamalı, sağlıklı iki birey olmalıdır. Vericiye tüm tıbbi testler yapılır, sonra karar bütün hekimlerin bulunduğu bir konsey tarafından verilir.

Bir hekim tek başına verici olma, ya da olmama konusunda karar veremez.

Her ameliyatta olduğu gibi, böbrek naklinde de ölüm riski vardır. Bu yüzden hiç kimse ameliyatın % 100 başarılı olacağının garantisini veremez. Böbrek naklinde ölüm riski 3.000’de 1’dir. % 5 yara yeri enfeksiyonu ve % 4 idrar yolu enfeksiyonu riski vardır. Bu riskler bir batın ameliyatının aynısıdır. Bu riskleri en az seviyeye düşürmek için bütün testler ayrıntılı olarak değerlendirilir.

Ameliyattan sonra birkaç gün ağrı olabilir. Verici kişi yapılmış olan ameliyata göre değişmekle birlikte, ameliyattan 3-4 gün sonra hastaneden taburcu olur. Vericilerin az da olsa 1 yıl sonra ameliyat yerlerinde ağrı olabilir. Ameliyattan 2 ay kadar sonra ağır kaldırmak dâhil, daha önceki yapmış olduğu bütün işleri aynı şekilde yapabilir. Ameliyattan yıllar sonra vericinin tansiyonunda bir miktar yükselme normaldir. Toplumdaki diğer insanlar gibi düzenli kontroller ile sağlıklı bir hayat yaşar.

Her ameliyat daima bir risk taşımaktadır. Böbrek naklinde de ölüm riski vardır. Canlı vericili nakillerde bütün hazırlığı yapmak için yeterli süre olduğu için, böbrek naklinde ölüm riski 3.000’de 1’dir. Böbrek naklinden sonra hiç çalışmama veya bir zaman sonra özelliğini kaybetme riski her zaman olabilir. Canlı vericili nakillerde bu risk kadavra vericili nakil işlemlerine göre daha düşüktür. Alıcılarda da vericilerde olduğu gibi psikolojik sorunlar her zaman olabilir. Vericiye göre kendisini borçlu hissetme veya suçluluk düşüncesi gelişebilir. Aile içerisinde yardım ve birbirlerine verilecek destek ile bu sorun çözülür.

Böbrek Almak İsteyenler Ne Yapmalı

Böbrek yetmezliği hastası için nakil olmak daha uzun yaşamak anlamına gelir. Ancak nakil olmak için sevdiği insanlardan çok büyük fedakârlık yapmalarını istemesi gerekir. Toplumumuzda böbrek bağışlayan kişilerde böbrek yetmezliği ve başka ciddi problemler gelişebileceği bir düşünce olduğundan dolayı, böyle bir istekte bulunmak bir hayli zordur.

Bütün böbrek yetmezliği hastalarının en büyük hayali bir gün nakil yaptırmak olsa da bu isteklerini bastırırlar ve yakınlarından böbrek isteyerek onları zor duruma düşürmek, kendilerinin bencil düşündüğü duygusundan kaçarlar. Bu durum onların çok zor ve kısalmış bir hayat sürdürmeyi kabul etmelerine sebep olur.

Ülkemizde 50 binden fazla böbrek yetmezliği hastası olan insan vardır. Bu hastaların yarısından fazlası kadavra bekleme listesinde böbrek nakli bekliyor. Kadavra böbrek çıkması çok uzun yıllar alabilir. Belki de hiç çıkmayabilir. Hâlbuki böbrek yetmezliği hastasının uygun böbrek vericisi var ise hemen nakil yapılabilir. Sağlıklı bir hayata başlayabilir. Bu durumda canlı böbrek nakli olmak için kadavra böbrek naklini bekleyen bir kişinin daha hayatı kurtulmuş olabilir.

Diyaliz tedavisi uygulanan bir hastanın zaman geçtikçe sağlık durumu bozulmakta ve nakil edilen böbreğin çalışır kalma süresi olumsuz yönde etkilenir. Canlı böbrek nakli sayesinde hastanın hemen nakil işlemi yapılabilir. Böbrek hiç çıkmayabilir ya da çıktığı zaman hasta çok yıpranmış olabilir.

Böbrek almak isteyenler için, iki tür seçenek vardır.

1- Canlıdan böbrek nakli

2- Kadavradan böbrek nakli

Tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de Sağlık Bakanlığı ilk aşama olarak hastaya böbrek nakli konusunda bilgi verilmesini ve her hasta için bir organ nakli merkezinde kayıt yapılmasını gerekli görmektedir. Size böbrek vermek isteyen bir yakınınız olursa canlı böbrek nakli, böyle bir durum yok ise kadavra böbrek nakli listesine yazılmanız hakkında bilgi verilir.

Böbrek almak isteyenler için, canlıdan böbrek nakli güvenli ve başarılı bir yöntemdir. Canlıdan böbrek nakli sonrası ilk yıl % 95 sağlıklı olarak, diyalize gerek olmadan bir yaşam sağlanır.

Böbrek almak isteyenler için, Kadavra böbrek denilince bir kaza veya hastalık sonucu tıbben ölmüş olduğu kabul edilen kişilerden alınan böbrek kastedilmektedir.

Böbrek almak isteyenler için, internet sitelerinde yasal olmayan böbrek alınır, satılır gibi ilanlar vardır. Kesinlikle bunlara rağbet edilmemelidir.

Böbrek Nakli Fiyatları

Fiyatı 20-30 bin TL’yi bulan böbrek nakli fiyatları ve 100 bin TL’yi bulan karaciğer nakilleri için, artık vatandaşlardan para alınmayacak.

Sigortalılar, organ nakli için tek kuruş ödemeyecek.

Sigortalılara A sınıfı özel hastanelerin kapılarının açılması ekonomik durumları iyi olmayan on binlerce hasta için umut oldu. Gelişmiş hastaneler ağırlıklı olarak kalp ve kanser hastalıkları için Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile branş anlaşması imzaladılar. Protokole yeni dönem için organ nakil operasyonları da dâhil edildi. Sigortalı hastalar bundan sonra organ nakilleri için hiç para ödemeden A kalite hizmet alacaklar.

İlk önce Memorial ve Florence Nightingale hastaneleri organ nakilleri için SGK ile branş anlaşması imzaladı ve bu önemli süreç başladı. Fiyatı 20-30 bin TL’yi bulabilen böbrek nakli fiyatları ile 100 bin TL’yi bulan karaciğer nakilleri için, artık bundan sonra para talep edilmeyecek.

Ülkemizde 50 binden fazla insan organ nakli için sırada beklemektedir. Böbrek nakillerinde anlaşma imzalayan Memorial Hastanesi Medikal Direktörü Yardımcısı Dr. Sevim Şuekinci anlaşmanın imzalanması ile sigortalı hasta başvurularının arttığını söyledi. Organ naklinin hem ilaç hem de nakil olarak maliyetlerinin fazla olduğuna dikkat çeken Şuekinci, “Biz bunu sosyal sorumluluk projesi olarak da değerlendiriyoruz. Sigortalı hastalarımıza tek kuruş ödemeden bu pahalı operasyonları gerçekleştireceğiz. Hastanemizde dünya çapında ekiplerimiz bulunuyor. Hastalarımıza bu doktorlarla hizmet vereceğiz.” dedi.

Böbrek Hasta Haklarını Koruma Derneği Genel Başkanı Vahap Acar da uygulamayı olumlu karşıladıklarını belirtti. A sınıfı hastaneler dışında kalan diğer hastanelerin de bu nakil işlemlerini yaptıklarına dikkat çeken Acar, “Devlet bir böbrek nakli için 23 bin TL ödüyor. Bu iyi bir rakam.” diye konuştu. Diyalize giren bir hastanın devlete yaklaşık olarak yıllık 60 bin TL masrafı olduğunu aktaran Acar, bu uygulama ile masrafların da azalacağını belirtti. SGK’nın A sınıfı özel hastanelerle imzaladığı anlaşma şu alanları kapsamaktadır: Kardiyovasküler cerrahi, kardiyoloji, radyasyon onkolojisi, tıbbi onkoloji, doku ve organ nakli ile beyin ameliyatında kullanılan ”gama ve cyber knife” gibi pahalı olan operasyonlar.

Geçmiş yıllarda, böbrek nakli için 20-30 bin TL ödemek zorunda olan vatandaşlarımıza bu durum çok olumlu olarak yansımıştır.

Böbrek Vermek İçin Gerekenler

Böbrek yetmezliği hastası için nakil olmak, daha fazla yaşamak anlamına gelir. Ancak nakil olabilmek için sevdiği insanlardan büyük bir fedakârlık isterler. Özellikle böbrek bağışlayan insanlarda böbrek yetmezliği ve ciddi problemler gelişeceği gibi, yanlış bir kanı toplumda yaygın iken böyle bir istek çok zordur. Bu yüzden tüm böbrek yetmezliği hastalarının en büyük hayali bir gün nakil olmak olsa da, bu isteklerini bastırmak ve yakınlarından böbrek isteyip zor durumda bırakmak istemezler. Bu durum hastanın çok zor ve kısalmış bir hayat sürmeyi kabul etmesine sebep olmaktadır.

Günümüzde dünyadaki gelişen organ nakli merkezlerinde, yakınına böbrek vermek için başvuran kişilerden böbrek nakli endoskopik ameliyat tekniği ile yani teleskopik bir kamera kullanılarak yapılır.

Ülkemizde 50 binden fazla böbrek yetmezliği hastası vardır. Bu hastaların yarısı kadavra bekleme listesinde beklerler. Kadavra böbrek beklemek çok uzun zaman alabilir. Belki de hiç çıkmaz. Halbuki böbrek yetmezliği olan hastanın, uygun böbrek vermek için bir yakını varsa hemen nakil olabilir ve sağlıklı bir hayat yaşayabilir.

Diyaliz tedavisinde geçirilen süre arttıkça hastanın sağlık durumu bozulur ve nakil edilen böbreğin çalışır kalma süresi olumsuz yönde etkilenir. Canlı böbrek nakli sayesinde hasta hemen nakil olabilir.

Böbrek naklinde önemli olan bir böbreğin yerleşmesi değil, nakil yapılan böbreğin uzun yıllar boyunca çalışmasını sağlamaktır. Canlıdan böbrek nakli sonrasında, böbreğin kadavradan nakilde olduğundan çok daha fazla çalışmasını sağlamak mümkün olmaktadır.

Böbrek vermek için ameliyat olacak kişinin, böbrek yetmezliği riski olmasa da her ameliyatta olduğu gibi, nakil ameliyatında da riskler mevcuttur. Bütün dünyadaki verilere göre % 2 oranında yara enfeksiyonu, % 1 kesi yerinden fıtık gelişmesi, % 5 laparoskopik vakalarda bağırsak tıkanıklığı riski vardır.

Böbrek vermek için dört derece akrabalık gerekir. Yakınına böbrek bağışlayacak kişinin yasal olarak dört derece akrabalık içinde olması gerekir.

Böbrek yetmezliği gelişen hastada en uygun tedavi şekli, diyalize başlamadan canlı vericiden nakil yapmaktır. Nakil sonrası vücutta sürekli kandaki toksin maddeleri süzen bir böbrek bulunmasının, haftada üç defa hemodiyaliz tedavisi olmak ile kıyaslanırsa sağlığın korunması açısından önemi rahatlıkla anlaşılır.

Böbrek Verenler Malulen Emekli Olabilir Mi

Haftada üç gün diyalize giren böbrek hastalarından 10 yıl ve 1800 günü bulunanlar SGK’ ya başvuranlar malulen emekli oluyorlardı. Sonrasında ise gerek kendileri, gerekse de sıra ile böbrek nakil işlemleri yapıldığında SGK kontrol muayenesine çağırılıp, böbrek nakil işlemi yaptığından dolayı, malul değilsin denilerek aylıkları kesiliyordu. Hasta olanlar da aylıkları kesilmesin diye böbrek organ nakli olmaktan kaçınıyorlardı.

Çalışma Bakanı Faruk Çelik yaptığı açıklama da böbrek nakli olanların kontrol muayenesine çağrılmasına son verecek düzenleme yapacaklarını bildirdi. Bundan sonra böbrek, karaciğer gibi malulen emekli olduktan sonra yapılan organ nakil işlemlerinden hastalar kaçınmayacak.

Sigortalı olanların SSK’dan malulen emekli olması için birincisi sağlık, ikincisi de sigorta olmak üzere iki temel şart vardır. Bu iki temel şartta kendi içinde ikiye ayrılır.

Sağlık şartı için, sigortalı olmadan önce malul olacak kadar hasta olmaması ve sigorta yapıldıktan sonra hastalanmış olması ve hastalığın da % 60 ve daha fazla oranda vücutta iş kaybına neden olması gerekli. Böbrek verenler malulen emekli olmaları için güçlerinin %60’ını kaybettiğini rapor etmesi gerekir.

Sigortalı şartı olarak ise en azından 10 yıllık sigortalı olması ve bu 10 yıl içerisinde en az 1800 gün prim ödenmiş olması gereklidir.

Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in açıklamasına göre, organ yokluğu nedeni ile SGK tarafından malulen emekliliğe sevk edilen ve kendilerine aylık bağlananlar, organ nakli olurlarsa kontrol muayenesine çağrılıyorlar ve kontrol olduktan sonra hasta değilsin denerek aylıkları kesilirdi. Çelik, organ nakli yapılan malullerin kontrol merkezine çağrılmasını engelleyen yönetmelik değişikliği yapılacağını açıkladı.

Böbrek verenler, malulen emekli olabilmek için en azından 1800 gün gerekli ama bu insanlara aylıkları hesap edilirken, SSK’lı iseler sanki 7200 gün, Bağ-kur’lu iseler sanki 9000 günleri var gibi emekli aylık hesaplaması yapılır. Hatta başkasının bakımına muhtaç durumda iseler bu rakam daha da yükselmektedir.

Yeni yapılan uygulamalar da hastalık sonrası ya da organ nakli sonrasında yapılan kontrol işlemlerinde % 60 oranından az rapor alanlar, malulen emekliliği kaybederler. Yalnız, rapor oranları % 40 ile % 59 arasında olanlar ise bu durumda özürlü sıfatı ile en az 15 yıllık sigortalı süresi ve bu süre içerisinde en az 3600 gün ile SSK’dan özürlü olabilir. 15 yıl ve 3600 şartı ile işe giriş tarihine göre değişiklik arz eder.

Böbrek verenler malulen emekli olabilmek için, sağlıklarını % 60 üzerinde kaybetmeleri ve de sigorta şartlarını tamamlamaları gerekmektedir.

Böbrek Naklinden Sonra Malulen Emeklilik

Böbrek hastası olup SSK ve Bağ-kur’dan malulen emekli olanların, böbrek naklinden sonra malulen emeklilik işlemlerinden sonra malulen emeklilik aylıkları kesiliyordu. 2010 yılı Aralık ayında yapılmış olan değişiklik ile böbrek naklinden sonra malulen emeklilik aylıkları yeniden verilmeye başladı.

Gerek 1479 ve 506 sayılı kanunlar gereğince, gerekse yeni 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince, haftada 3 günden fazla diyalize girmek zorunda olan böbrek hastaları, yeterli prim ödeme gün sayıları en az 1800 gün olursa malulen emekli olmaktadırlar.

01.10.2008 günü öncesinde SSK ya da Bağ-kur’dan malulen emekli olmak için rahatsızlık durumunun en az 2/3 oranında olması gerekli idi. Bu oran 1 Ekim 2008 gününden itibaren % 60 olarak değişmiştir.

Malulen emekli olan Bağ-kur ya da SSK’lılar, sonra yine SGK kapsamında böbrek naklinden sonra malulen emekli değilsiniz diyerek, aylıkları kesilip ortada bırakılmışlardı.

Çünkü 16.7.2006 tarihli ve 26230 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Özürlülük Ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre, diyaliz tedavisi olan böbrek hastalarının özürlülük oranı % 90 iken, böbrek nakli olan kişilerin oranı % 40 olarak uygulanıyordu.

*Diyaliz tedavisi gerektiren kronik böbrek yetmezliği % 90

*Renal transplant (Transplante böbreğin fonksiyonları da değerlendirilecek ve eklenecektir) % 40

16 Aralık 2010 günü Resmi Gazete’de yayınlanan yeni yönetmelik ile 2006 yılında çıkan eski yönetmeliği ortadan kaldırmıştır. Özür oranları değişti. yayınlandığı 16 Aralık 2010 günü yürürlüğe giren yeni yönetmelik gereği, renal transplantasyon yani böbrek nakli oranı % 40’dan,% 70’e çıkartıldı.

Bu değişiklikten sonra artık malulen emekli olduktan sonra böbrek nakli olan SSK ve Bağ-kur’luların malullük aylıkları kesilemeyecek.

* Diyaliz tedavisi görenlerin kronik böbrek yetmezliği % 90

* Renal transplant % 70

16 Aralık 2010 gününden önce, böbrek naklinden sonra malulen emekli olup da, malullük aylığı kesilen böbrek nakli olmuş kişiler SGK’ ya müracaat edip kesilen aylıklarını 16 Aralık 2010 tarihinden itibaren tekrar alacaklardır.