Tatlı

February 17th, 2007

Tatlı krizi diyabet habercisi olabilir
Sabah kahvaltı yapmak istemiyor, öğlen hafif bir şeyler ile yetinebiliyor,
fakat akşama doğru tatlı isteği artışı ile beraber aşırı acıkma hissi yaşıyor,
hatta gece kalkıp yemek mi yiyorsunuz? ‘Reaktif Hipoglisemi’ riski taşıyor
olabilirsiniz…İSTANBUL – Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Seçil Kenar tıpta,
‘Reaktif Hipoglisemi’ adı verilen ve ileride şeker hastalığına yol açan, ‘aşırı
tatlı yeme alışkanlığı’ hakkında bilgi verdi.

Reaktif Hipoglisemi nasıl bir hastalıktır?

Reaktif Hipoglisemi hastalarının açlık kan şekerleri değerleri normaldir ancak
şeker yüklemesi yapıldığında, hastaya Reaktif Hipoglisemi tanısı konur. Normal
zamanlarda kan şekerleri 70-110 mg/dl arasındadır. Reaktif hipoglisemi,
özellikle yemek yedikten sonra kan şekerinin yükselmesiyle insülin hormonunun
fazla salgılanması sonucu, yemeği takiben kan şekerinde oluşan düşüşlerin
sonucunda ortaya çıkar. Burada düzensiz, aşırı insülin salgılanma durumu söz
konusudur. Kişide, özellikle kan şekerini hızla yükselten besinler yedikten
sonra (çikolata, pasta, hamurlu tatlılar v.b) terleme, taşikardi, aşırı acıkma
hissi, tekrar tatlı ve besin tüketim isteği oluşur. Bunların sonucunda sürekli
tatlı tüketimi ve kilo artışı yaşanır.

Reaktif hipoglisemi hastalarında hangi belirtiler görülür?

Reaktif hipoglisemi hastalığı, tatlı yemeden duramamaktır. Hastaların beslenme
alışkanlıkları genelde benzerdir. Sabah kahvaltı yapma isteği yoktur, öğlen
hafif bir şeyler atıştırmaları yeterlidir, fakat akşama doğru tatlı isteği
yoğunlaşır, özellikle akşama kadar tatlı besinleri atıştırma ve aşırı acıkma
hissi gelişir. Gece uykudan uyanıp tatlı veya yemek yiyerek tekrar uyumak genel
yeme alışkanlıklarıdır. Hastalarda sürekli diyet yapma çabası vardır ama
diyetler kısa sürelidir ve başarı sınırlıdır.

Reaktif Hipoglisemi kimlerde görülür?

Reaktif hipoglisemi; düzensiz beslenen, öğün atlayan, psikolojik durum
bozukluğu, aşırı ve hızla kilo alıp veren, ailede şeker hastalığı olan kişilerde
gözlenebilmektedir.

Reaktif Hipoglisemi’nin tedavisi nedir?

Reaktif hipoglisemi, ileride şeker hastalığının habercisidir. Tanı konduktan
sonra en temel tedavisi diyettir. Zayıflamak isteyen ve diyet yapmaya karar
veren kişilerin, mutlaka doktor ve diyetisyen gözetiminde, kendi
metabolizmalarına uygun diyetlerle zayıflamaları gereklidir.

Reaktif hipoglisemide diyet tedavisi

Kan şekerinin hızla yükselen ve ardından kan şekerinin hızla düşmesine sebep
olacak basit karbonhidratların ( çay şekeri, bal, reçel, pekmez, pasta, tatlı,
kurabiye v.b) tüketiminden kaçınılmalıdır.

Kan şekerinin hızla yükselmesine sebep olan rafine edilmiş, glisemik indeksi
yüksek besinler yerine, posa içeren kompleks karbonhidratlar tüketilmelidir.
Kepekli ekmek, bulgur, kepekli pirinç, kepekli makarna gibi posa içeriği yüksek
karbonhidrat kaynakları tercih edilmelidir.

Kan şekeri yemek yedikten 3 saat sonra düşmeye başlar. Bu yüzden mutlaka 3-4
saatte bir 3 ana öğün, 3 ara öğün olmak üzere az az, sık sık beslenme şekli
benimsenmelidir.

Glisemik indeksi yüksek meyvelerin tüketiminden kaçınılmalıdır.

Yaşa ve boya göre olması gereken kilo aralığında olunmalı, zayıflamak
gerekiyorsa mutlaka profesyonel bir yardım alınmalıdır.

Öğün atlanılmadan düzenli besin tüketimi sağlanmalı, öğünlerde her besin
grubundan yeterli olarak tüketim sağlanmalıdır.

Vücudumuz enerji veren karbonhidratlardır. Belirli düzeyde karbonhidrat
tüketilmeli, sadece protein ve yağ içeren diyetler yapılmamalıdır.

Düzenli yapılacak egzersiz, kan şekerini dengeler fakat egzersize aç başlanması
veya çok uzun süre yoğun egzersiz yapılması kan şekerinin düşmesine sebep olur.
Bu yüzden kepekli sandviç, kepekli makarna, ayran, meyve, kepekli bisküvi gibi
karbonhidrat içeren bir besin egzersiz öncesi alınmalıdır.

Ara öğünlerde probiyotik yoğurt, kepekli tost veya sandviç, meyve, kepekli
bisküvi+peynir, ceviz veya fındık gibi besinler tüketilebilir.

Alkol, kan şekerini önce yükselmesine daha sonra düşmesine sebep olduğundan
tüketiminden kaçınılmalıdır.

Meyve suyu, şeker içeren içecekler, aşırı çay, kahve tüketiminden
kaçınılmalıdır.

Beyaz undan yapılmış besinler (börek, poğaça, mantı, kuru pasta v.b) yerine
kepekli undan yapılmış besinler tercih edilmelidir.

Şeker isteği hissedildiği takdirde meyve, kepekli sandviç gibi besinlerden doğal
şeker alınmalıdır.

Glisemik indeksi düşük besinlerin tüketimine ağırlık verilmelidir.

Posa içeriği yüksek sebze ve salata tüketimi arttırılmalıdır.

BAZI BESİNLERİN GLİSEMİK İNDEKS DEĞERLERİ

Gıda GI

Yerfıstığı 21

Fruktoz 32

Soyulup yuvarlanmış arpa 36

Süt, tam 39

Barbunya 42

Mercimek, yeşil 42

Mercimek, yeşil 45

Süt, yağsız 46

Muz, olgunlaşmamış 51

Elma 52

Kuru fasulye 54

Domates 54

Elma suyu 58

Spagetti, beyaz 59

Portakal 62

Makarna 64

Laktoz 65

Pirinç, önkaynatılmış 68

Çavdar ekmeği 71

Kırılmış arpa 72

Barbunya, konservelenmiş 74

Portakal suyu 74

Kivi 75

Tatlı patates 77

Patlamış mısır 79

Mango 80

Müsli 80

Muz, fazla olgunlaşmış 82

Pirinç, yüksek amilozlu 83

Sakkaroz 87

Muffin 88

Bisküvi 90

Çavdar ekmeği unu 92

Buğday krakeri 99

Beyaz ekmek 101

Bal 104

Patates kızarması 107

Mısır gevreği 119

Patates, pırında pişirilmiş 121

Pirinç, düşük amilozlı 126

pirinç 128

Glikoz 138

Bu yazının kategorisi: Şeker Hastalığı


Takvim

February 2012
M T W T F S S
« Jan    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829  

En yeni yazılar