Kemik Kanseri ve Oluşum Süreci

Kemik Kanseri

Yetişkin bir insanın iskelet sisteminde 206 tane kemik bulunmaktadır ve kemiklerin içerisinde yumuşak lifli bir yapı bulunmaktadır. Bu yapı kemik iliği olarak adlandırılır ve kırmızı doku olarak bilinir. Kemik kanseri ise kemik içerisindeki normal yani sağlıklı hücrelerin birdenbire büyümeye ve kontrolsüz olarak çoğalmaya başlaması ile gerçekleşir. Kanser hücrelerinin çoğalması da tümör oluşumuna neden olmaktadır. Hatta bu hücreler daha sonra tümörden koparak kan dolaşımına katılırsa, kanser diğer organlara da yayılmaktadır.

Kemik kanseri türleri temel olarak 3 tanedir. Bunlar Osteosarkom ve Ewing Sarkomu, Kondrosarkom ve Kordoma olarak bilinmektedir. Osteosarkom ve Ewing Sarkomu, en yaygın kemik kanseri türü olarak bilinir ve özellikle çocuklarda daha fazla görülmektedir. Kondrosarkom ise kıkırdak kanseridir ve çocuklarda çok fazla görülmemektedir. Son olarak kordoma ise alt omurilikte başlamaktadır.

Kemik Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Kemik kanseri belirtilerine baktığımızda temel olarak 3 tane belirti olduğunu söyleyebiliriz. Bunların ilki ağrıdır. Hastalığın ilk başlarında tümörün bulunduğu kemiklerde ağrılar başlar. İlk baştaki ağrı oldukça hafiftir ve sürekli kendini göstermez. Ancak daha sonra dayanılmaz bir hale getir. Eğer tümör büyümeye devam ederse eklem şişliği ve sertliği oluşmaya başlar. Bu da kemik kanseri belirtilerinin ikincisidir. Hareket etmeyi sınırlandıran bu şişkinlik kısa süreli ağrılar da yaratabilmektedir. Eğer tümör çok büyükse ve kemiği kıracak kadar şiddetliyse topallama da gerçekleşebilir. Bu da bir diğer belirtidir. Hastalar genellikle şişlik oluştuktan sonra doktora danışmaktadır. Ancak ağrı evresinde mutlaka doktora gidilmelidir. Her ne kadar tüm kemik ağrılarının sonucu kemik kanseri olmasa da bu konuda önceden önlem almak oldukça önemli bir noktadır. Bu belirtiler haricinde kilo kaybı, yüksek ateş ve halsizlik gibi yan belirtiler de olabilmektedir.

Kemik Kanseri Teşhisi

Yukarıda saydığımız belirtilerden sonra doktora göründüğünüz zaman doktor size bazı kan testleri yapacaktır. Ardından kemik yapılarınızı görmek amacıyla X ışınları yardımıyla kemik taraması ve ardından bilgisayarlı tomografi, MR ve PET gibi testler yapılacaktır. Bu işlemlerin ardından kemik kanseri teşhisi konursa biyopsi yapılarak kanser tümörün mümkünse tamamı ya da bir parçası alınır ve patolojiye gönderilir.

 

İlik Nakli Yapılabilmesi İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?

İlik nakli, vericilerden alınan kök hücrelerin lösemili hasta çocuğa enjekte edilmesi işlemidir. Çocukluk döneminde daha çok karşılaşmakta olduğumuz lösemi hastalığında, yaklaşık olarak 2.5-3 yıl kadar kemoterapi tedavisi uygulanır. Ancak tedaviye yanıt verilmediği takdirde ya da çok acil ve özel vakaların meydana geldiği durumlarda, ilik nakli yapılması gerekir. İlik nakli yapılmadığı takdirde, kan hücreleri bozulmaya ve kan yapısını değiştirmeye hızla devam ederler ve ölümcül sonuçlar meydana gelebilir. Bu nedenle ilik nakli son derece büyük bir öneme sahiptir ve kolaylıkla yapılabilen bir işlemdir. İlik naklinin yapılabilmesi için ilk olarak gerekli olan şartlar arasında aile üyelerinden hücrelerin alınması yer alıyor.

Uygulamada Dikkat Edilmesi Gerekenler

Anneden, babadan ve kardeşlerden alınması gereken hücreler, vakit kaybetmeksizin derhal lösemili hastaya damar yoluyla enjekte edilir. 3 haftalık bir süreç sonunda ise, hücrelerin kana uyum sağlayıp sağlamadığı göz önüne çıkar. Eğer uyum sağlanmışsa, kan hücreleri derhal hızlı bir şekilde yapılanmaya, kendini yenilemeye ve üretime başlarlar. İlik nakli yapılabilmesi için ilk şart birinci derece akrabalık olsa da, dışarıdan her hangi bir kimsede belli koşullar kapsamında hücre vericisi olabiliyor. 18 ile 50 yaş arasında olan, kilosu 50 kg olan ve her hangi bir sağlık problemi olmayan herkeste kök hücre vericisi olarak birçok lösemili çocuğun hayatını kurtarabilir. Ameliyathane ortamında uyutularak alınan kök hücreler damar yolu enjektesiyle lösemili hastaya verilir. Başarı oranı ise yaklaşık olarak %43 ile %83 arasındadır.

Uyum Önem Taşıyor

Başarı sağlayan ve hücreleri uyum sağlayan lösemili çocuklar, 1 senenin sonunda artık sağlıklı olan yaşantılarına yeniden dönebilirler. Aynı zamanda ek kan verilmesi şartı da ortadan bu şekilde kalkıyor. Çocuklar sağlıklı yaşamlarına kısa süre içerisinde dönüş sağlayabiliyorlar. Diğer şartlar içerisinde ise vericilerin sağlıklı olması ya da her hangi bir hastalık geçirmemiş olması yer alıyor. Ayrıca donörlere ekstradan kan verilmesine gerek kalmıyor. Kullanılan demir ilaçları sayesinde, sağlık normale dönebiliyor. Çok gereksinim duyulan ilik naklinde aranan en önemli şartın ise kök hücrelerin uyumlu olmasıdır.

 

 

İlik Nakli Nedir?

Çocuklarda daha fazla görülmekte olan ve kanser türlerinden biri olarak bilinen lösemi, ilik nakli yapılmadığı sürece kötüye giden bir süreçten oluşur. Çocukluk dönemlerinde sıkça karşılaşmakta olduğumuz ve ilik naklinin yapılması şart koşulan lösemi hastalığı, toplam da yaklaşık olarak 3 yıllık bir kemoterapi tedavisi sürecine tekabül eder. Peki nedir ilik nakli ve nasıl yapılır? Yapılmadığı takdirde neler meydana gelir? Gibi pek çok soru da akıllarda yer alıyor. Lösemili çocuklar için yaklaşık 3 yıl boyunca uygulanan bir tedavi mevcuttur. Ancak çocukların bünyesi bu tedaviye yanıt vermediği takdirde, ilik nakli yapılması şart hale geliyor. Bazen tedavilere cevap alınamayan durumlarda bazense özel durumlardan kemiğe ilik nakli yapılması şart koşuluyor.

Nasıl Yapılır

İlik nakli, sağlam bireylerden alınan kan ve kök hücrelerin, lösemili hücrelere aktarılmasıdır. Bu durum birinci derece akrabalar arasında yapılabiliyor. Genellikle kan ve doku yapıları uyuşan anne ve babalardan, kardeşlerden, uygun olan akraba vericilerinden kemik iliği nakli sağlanabiliyor. Kök ve dokular birbirine uyum sağladığı takdirde, iyileşme süreci derhal devreye giriyor ve lösemi hastalığı yavaşça kendini yok etmeye başlıyor. İlik nakli yapılması için ilk şart elbette önceden uygulanan tedaviye yanıt alınamamasıdır. Yanıt alınamadığı zaman ya da çok acil ve özel vakalar meydana geldiğinde ilik nakli yapılabiliyor. Genel anestezi altında ve genel bir operasyonla alınan dokular, yine aynı işlem altında lösemili hücrelere aktarılır.

 İlik naklinin yapılabilmesi için mutlaka ana ve kök hücrelerin dolu açısından uyum sağlıyor olması gerekir. Ufak yan etkileri olan ilik nakli, yapılmadığı takdirde, tedaviye yanıt alınsa dahi hastalık ilerleyen zamanlarda yeniden kendini gösterebilir. Bu nedenle yanıt alınamayan tedavi sonuçlarında mutlaka ilik naklinin uygulanması gerekir. Ancak uygun ilik naklinin yapılabilmesi için gerekli olan tüm test ve araştırmaların da yapılması gerekir. Genel olarak uygulanan ilik nakilleri ise, olumlu sonuçlar verir ve yaklaşık olarak %43 oranında iyileşme sürecine gidilir. İlik nakli aynı zamanda doğmamış bir kardeşten alınan ana ve kök hücreler eşliğinde de sağlanabilen bir uygulamadır.

İlik Nakli Nasıl Yapılır?

İlik nakli genel olarak bakıldığında aslında özel bir tedavi yöntemidir. Çocukluk çağında daha fazla meydana gelen ve lösemi hastalığı olarak bilinen bu hastalık bir kanser türüdür. Çoğu zaman tedaviye yanıt verilir ancak tedaviye yanıt alınamadığı zamanlar, ilik nakli yapılması şarttır. İlik nakli, lösemili çocuklara, birinci derece akrabalarından alınan ana ve kök hücrelerin aktarılması ile yapılan bir işlemdir. Genel anestezi altında gerçekleştirilen bir operasyon sayesinde alınan kök hücreler lösemili hastaya aktarılır ve böylece yeni tedavi süreci başlamış olur. Ana ve kök hücreler ameliyathane ortamında alınır. Anneden, babadan, kardeşten, doğmamış kardeşten, dondurularak saklanan kemik iliklerinden ve özellikle damarlarda dolaşan kan hücrelerinden alınan ana ve kök hücreler uyum sağladığı takdirde ilik nakli gerçekleştirilir.

Uygulama Nasıl Yapılır

Alınan ana ve kök hücreler dondurulur. Gerektiği zaman verilir. Genel anestezi ile uyutularak yapılan bu işlemler sonrasında başarı ve iyileşme oranı yaklaşık olarak %43 oranındadır. Tamamen bu işlem için özel olarak geliştirilen iğneler kemik iliği naklinde kullanılır. Kemikten ilik almak ve yine kemiğe hücreleri enjekte edebilmek için özel iğneler kullanılır. Özel iğneyle alınan ana ve kök hücreler aynı şekilde özel iğneyle lösemili hücrelerin içerisine enjekte edilir. Nakil işlemleri yapıldıktan sonra yaklaşık olarak 3 haftalık bir süreç geçmesi beklenir. Eğer hücreler birbiri ile uyum sağlarsa, kan hücreleri çalışmaya ve kendini yenilemeye başlar. Hızlı bir şekilde yeni yapım aşamalarına geçilir.

Yaşam Kalitesi Artar

Vericiden alınan ana ve kök hücreler, lösemili hastaya damar yoluyla enjekte edilir. Eğer henüz hücrelerin verilme zamanı gelmemişse, alınan hücreler özel torbalarda dondurularak bekletilir. Kemik ilik naklinde meydana gelen başarı oranları da her geçen gün artmaktadır. İlik naklinin yan etkileri içerisinde ise ufak tefek komplikasyonlar yer alabilir. İlik nakli uygulandıktan sonra, yaklaşık olarak 1 yıl içerisinde lösemili çocuklar artık sağlıklarına tamamen kavuşabiliyor ve normal yaşantılarına da yeniden dönüş sağlayabiliyorlar. Kök hücreler vericiden alınırken ya da donöre verilirken, her hangi bir sakınca yoktur. Alınan hücreler olabildiğince azdır ve zarar vermez.

 

 

Satılık Böbrek Arayanlar Nasıl Bulabilir

Öncelikle şunu belirtmek gerekir. Satılık böbrek arayanların yasal olarak böyle bir imkânları yoktur. Çünkü yasalarımıza göre organ almak, organ satmak ve aracılık etmek suçtur.

İnternetten ev, araba, eşya satış ilanları arasına “satılık böbrek arayanlar v.s” da girdi. Böbreğini ya da karaciğerini satmak isteyenlerin gerekçeleri birbirine çok benzer; kredi kartı borcunu kapatacak, borç batağındayım, başka çarem yok, öğrenciyim gibi v.s.

Böbrek ya da karaciğerini satışa çıkaranlar, telefon numaralarını ve e-mail adreslerini bırakarak alıcı ile iletişim kuruyorlar. İlanlarda, “içki, sigara kullanmam. Kan grubum şu, acil paraya ihtiyacım var, lütfen ciddi olanlar arasın” gibi ifadeler bulunmaktadır.

İnternetten satılık böbrek arayanlar, ilanlarını veren kişilere ulaştık. Hepsi birbirinden ilginç gerekçeler sunuyorlar. Bu işin ticaretini yapan S.C. organ satışını, “Böbreği alan kişi, verenin tüm masraflarını karşılıyor. Hastane veya doktor ayarlanıyor. İş böyle yapılıyor” sözleriyle anlatıyor.

Erzurum’da yaşayan 34 yaşındaki Ü.K. evli ve iki çocuk babası. Oğlu üç yıl önce ekmek tandırına düşerek yanmış. Oğlunun tedavisi için bankadan kredi çeken Ü.K. biriken faizi ödeyememiş ve borçlar bir hayli artmış. “Ayçiçeği ektik ama geçimimizi zor sağlıyoruz” diyor.”35 milyar kredi borcum var. Doku testi yaptırmak için 400 milyon yatırdım. Böbreğimi satmaya kararlıyım. Başka yolu yok, bu kadar parayı bulmam imkânsız. Bir arkadaşımın tavsiyesiyle internete ilan verdim. Şu ana kadar 6 kişi aradı ancak dokular uyuşmadı çok perişanım.”

Türk Böbrek Vakfı’ndan Dr. Bilal Görçin, akrabalardan organ nakli yapılmasının yasal olduğunu belirterek “Sanal ortamda organ ticareti çok yoğun. Bunlara alet olmamak gerek. Sadece kadavradan organ nakli yapılabilir. Vakfa organ satmaya gelenler oluyor. Bunlarla asla ilgilenmiyoruz” dedi.

TCK’nin 91. maddesine göre, rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan, 5 yıldan 9 yıla kadar hapis cezası alır. Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası vardır. Bir çıkar karşılığında organ teminine yönelik ilan veya reklam veren veya yayınlayan, bir yıla yakın hapis ile cezalandırılır. Suçun işlenmesi sonucunda mağdurun ölmesi halinde, kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

Satılık böbrek arayanlara tavsiyemiz, kanunlara uygun bir şekilde bir yakınlarını böbrek bağışlamaya ikna etmeleridir.

Böbrek Vermenin Sakıncaları Nelerdir

Böbrek verici takipleri sonucunda açıkça ortaya çıkmıştır ki, böbrek vericisi olmaya uygun sağlıklı insanlarda, böbrek vermek yaşamı kısaltmıyor. Sağlıklarının bozulmasına sebep olmuyor. Aksine hiçbir şikâyeti olmadığı halde, böbrek vericisi olmaya karar verdiğinde, yapılacak detaylı incelemeler sonunda saptanan bazı problemler erken bir şekilde tedavi edilmektedir.

Böbrek veren kişi de engel durum bulunmaz ise, adaylar organ nakil merkezince uzun süre takibe alınır, düzenli kontroller sayesinde yaşam standardı yükselir. Böbrek bağışladıkları süre de sağlık bilinçleri artar, bağış yapmaya engel sosyal alışkanlıklar (sigara kullanımı, kilo alma) düzenlenir, normal şartlarda değişmeyecek yaşam şekli, uzun dönemde daha sağlıklı olmalarına imkân sağlar.

Bütün bu gerçekler böbrek veren kişinin, hiçbir risk almadığı anlamına gelmez. En basit cerrahi girişim bile sıfır riskle gerçekleşmez. Böbrek veren kişinin, düşük seviyede de olsa risk aldığı bir gerçektir. Sağlıklı bir kişinin düşük de olsa böyle bir risk alması, canlı vericili böbrek naklinin en hassas olduğu durumdur. Bu sebeple canlı vericili böbrek naklinin gerçekleşmesinde verici adayı ciddiyetli bir şekilde değerlendirilir. Ameliyatın deneyimli ve donanımlı bir sağlık merkezinde yapılması hayati önem taşır. Böbrek bağışlayan kişinin zarar görmemesi organ nakli merkezinin ana görevi olmak zorundadır.

Böbrek veren kişi tek böbrekli kaldıktan sonra tuz kullanımına çok dikkat etmelidir. Tuz alımı ve kilo artışına dikkat etmezlerse yüksek tansiyon sorunu yaşayabilirler.

Bütün araştırmalar sonucunda sağlıklı olduğu tespit edilen böbrek verici adayının, tek böbrek ile hayatını sürdürmesi, sağlığına dikkat etmek şartı ile riskli değildir.

Böbrek vericisi olmak için alt sınır18 yaş, üst sınır ise 60 yaştır. Bu konuda bir kesin değerlendirme olmamakla birlikte 60 yaş üzerinde görülen problemler bu ameliyata engel teşkil edebilir.

Böbrek çıkarılması esnasında tamamen sağlıklı bir kişinin ölüm riski % 0,1 dolayındadır. Ameliyat esnası ve sonrasında kanama, iltihaplanma, anesteziden oluşacak sorunlar ve yara yerinde fıtık olabilir. Bunların sıklığı % 1-3 oranında değişir. Laparoskopik böbrek çıkarılması ameliyatından sonra ise % 0,5 oranında bağırsak tıkanması sorunu olabilmektedir.

Vericiler için kullanılmak üzere iki ünite kan hazır tutulur.

Böbrek Nakli Sonrası Emeklilik

Haftada üç defa diyalize girmek zorunda olan böbrek hastalarından 10 yıl 1800 günü olanlar Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru yapıp malulen emekli oluyorlardı. Böbrek nakli sonrası emekli aylıkları kesiliyordu Sosyal Güvenlik Kurumu kontrol amacıyla çağırıp, artık malul değilsiniz nakil oldunuz diyerek emekli aylıklarını kesiyordu.

Böbrek nakli sonrası emekli aylıklarının kesilmesi konusunun, medya da gündeme gelmesi üzerine Çalışma Bakanı Faruk Çelik twitter hesabından yaptığı açıklama ile böbrek nakli olanların kontrol muayenesine çağırılmasına son verecek düzenleme yaptıklarını ifade etmiştir.

Artık böbrek nakli sonrası emeklilik hakları devam edecek olan hastalar, organ nakli olmaktan kaçınmayacaklar.

Sigortalıların Sosyal Güvenlik Kurumundan malulen emekli olmaları için bir sağlık, diğeri de sigorta primi olmak üzere iki temel şartı bulunmaktadır. Bu iki temel şartta ikiye ayrılmaktadır. Sağlık şartı için, sigortalı olmadan önce malul olacak seviyede hastalık olmaması, sigorta yapıldıktan sonra hastalanmış olmak ve hastalığın da yüzde 60 ve daha fazla oranda vücutta iş gücü kaybına neden olması gerekir. Sigortalı şartı olarak da en az 10 yıl sigorta yapılmış olması ve 10 yıl süresinde de en az 1800 gün sigorta priminin ödenmiş olması gerekiyor.

Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in açıklamalarına göre, organ yokluğu nedeni ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından emekliliğe tabi olanlar ve kendilerine emekli aylığı bağlananlar, böbrek nakli sonrasında emekli değilsin, artık hasta değilsin denilerek emekli aylıkları kesiliyordu. Bakan Çelik, organ nakil olan malullerin kontrol muayenesine çağırılmasını engelleyen yönetmelik değişikliği yapılacağını açıkladı.

Uygulanmakta olan yönetmeliğe göre, malulen emekli olmak için 1800 gün gerekli. Bu kişilere aylık bağlanırken SSK’lı iseler 7200 gün üzerinden, Bağ-Kur’lu iseler 9000 gün üzerinden emekli aylığı hesaplanmaktadır. Yeni çıkan yasa’ya göre ise başkasının bakımına muhtaç iseler bu rakam daha da artmaktadır.

Şimdi yapılan uygulama da hastalık sonrası ya da organ nakli sonrasında yapılan kontroller de yüzde 60 oranından rapor alanlar malulen emeklilik hakkını kaybetmektedir. Sadece rapor oranları yüzde 40 ile yüzde 59 arasında olanlar özürlü sıfatı ile en az 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 gün ile SSK’dan özürlü emeklisi olmaktadır.

Böbrek Naklinde Son Gelişmeler

Böbrek naklinde yeni teknikler yaşam süresini uzatıyor:

Böbrek yetmezliği görülme oranı ülkemizde ve dünyada her geçen gün artmaktadır. Türkiye’de bu yıl itibariyle yaklaşık 70.000 kişi böbrek yetmezliği sebebi ile diyalize girerken, bu rakamın önümüzdeki yıllarda 100.000’in üzerine çıkması bekleniyor. İnsan ömrünün uzaması her yıl daha fazla insanda böbrek yetmezliği gelişmesine sebep oluyor.

Böbrek nakli hastaya konforlu bir yaşam sunuyor:

Böbrek yetmezliği gelişen hastalarda iki tedavi şekli vardır. Bunlardan biri diyaliz, diğeri ise böbrek naklidir. Hemodiyalizde hasta haftada üç gün diyaliz makinesine bağlanır. Böbrek yetmezliğinin en başarılı tedavisi böbrek naklidir. Böbrek nakli hastaya daha uzun yaşam sağlamaktadır. Böbrek nakli olan hastaların 10 yıllık yaşama oranı hemodiyalizin iki katıdır ve % 80 civarındadır. Yeni kullanılan ilaçlar ile böbreklerin çalışma oranları gitgide yükselmiş ve 10 yılın sonunda % 60’ların üzerine çıkmıştır.

Yeni yöntemler ve ilaçlar ameliyat başarısına yansıyor:

Türkiye canlı vericilerden yapılan böbrek naklinde, yüksek oranı ile büyük bir tecrübe kazanmıştır ve referans ülke durumundadır. Bölgemizden ve dünyadan birçok alıcı Türkiye’de böbrek nakli olmaktadır. Canlı vericiden yapılan böbrek nakillerinin hemodiyalize olan üstünlüğü, yeni teknikler, yeni ilaçlar ve yeni tedaviler ile son yıllarda daha da gelişmiştir.

Laparoskopik yöntem böbrek vericilerinin sayısını % 25 artırdı:

Böbrek nakillerindeki en büyük teknik gelişme verici ameliyatlarında sağlanmıştır.10 yıldır laparoskopik (kapalı) yöntemle yapılan böbrek vericisi ameliyatları rahatlık sağlamıştır. Önceden 20-25 santimetrelik bir kesi ile yapılan ameliyat, şimdi 5 milimetrelik delikler açılarak gerçekleşmektedir. ABD’de yapılan çalışmalarda, kapalı verici ameliyatı tekniğinin, böbrek vericilerinin sayısını % 20-25 oranında artırdığı tespit edilmiştir.

Böbrek nakli ameliyatı alıcı ve verici için son derece güvenli:

Böbrek naklinde alıcı ameliyatının komplikasyonları yeni teknikler ile yıllar içinde gitgide azalmıştır. Yeni takılan böbreğin önce % 5 olan civarında olan komplikasyonlar, son teknik ile % 2’nin altına inmiş ve böbrek nakli ameliyatı cerrahi açıdan daha güvenli hale gelmiştir. Böbrek nakli olan hastalar 4. günde taburcu olabilmektedir.

Vücudun yeni böbreği reddetme ihtimali önceden hesaplanıyor:

Yeni kullanılan testler sayesinde böbreğin reddedilmesi ihtimali, ameliyattan önce tespit edilebiliyor. Bu sayede reddedilme riskini azaltmak için ameliyat öncesi hazırlık yapılıyor ve özel ilaçlar kullanılıyor.

Böbrek Naklinden Sonra Enfeksiyon

Böbrek naklinden sonra hastaların büyük çoğunluğunda iyileşme derecesi çok yüksek, büyük çoğunlukla da genel durumları çok iyidir. Fakat böbrek nakline bağlı olarak çok sayıda komplikasyon ortaya çıkmaktadır. Bunlardan bazısı şiddetli belirtiler ile kısa süreli olarak ortaya çıkar ve uygun tedavi şekli ile düzeltilebilir. Bazıları ise aylarca ve yıllarca nakledilmiş olan böbrekle birlikte yaşama eğilimi gösterir. Böbrek naklinden sonra enfeksiyon, en fazla önemsenmesi gereken bir sorundur.

Komplikasyonların çoğu bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanılması sebebi ile olduğu düşünülürse de hastanın diyalizde olduğu dönemde karşılaşılan ve nakil olduktan sonra da şiddetlenerek sürebilen komplikasyonlar vardır.

Çok ağır komplikasyonlar oldukça sınırlı bir sayıda hastalarda ortaya çıkar; geri kalanlar da ise ya hiç görünmez, ya da fazla ağır olmaz. Böbrek naklinin sorunlu olduğu en çok yaşlılar ve uzun süre sıkıntılı diyaliz dönemi geçirmiş olanlardır. Diğer grup hastalarda komplikasyonlar ortaya çıksa bile çoğunlukla daha hafif olur.

Ağır komplikasyonlara çok az rastlanır. Geri kalanlar uygun tedavi yöntemleri ile kolay bir şekilde kontrol altına alınır ya da hasta için çok önemli sorun yaratmaz.

Hastanın yaşamı açısından en önemli komplikasyon enfeksiyondur. Böbrek naklinden sonra enfeksiyon, hastalar için başlıca ölüm sebeplerinden biridir. Nakilden hemen sonra idrarda bakteri ve ameliyat yarası enfeksiyonları çok sık görülür. Sonraki aşamalarda ise deride mantar veya bakteri enfeksiyonları görülür. Bu sıkıntılar kolay bir şekilde kontrol altına alınır.

Her hangi bir aşama da ortaya çıkabilen bronş ve akciğer enfeksiyonları mantar, virüs, bakteri ve protozoa gibi çok çeşitli etkenlere bağlı olmaktadır.                                                                               Böbrek naklinden sonra enfeksiyon bazı zamanlarda da hafif ateş ve öksürük ile ortaya çıkar ve sinsice gelişerek, akciğerlere ilişkin herhangi bir bulgu vermeyen bu tür enfeksiyonlar birkaç saat içinde akut solunum yetmezliğine yol açarlar.

Böbrek naklinden sonra enfeksiyon ortaya çıktığında, hem nakil yapan, hem de nakil öncesinde ve sonrasında hastanın bakım ve tedavisini yapan doktorların bu enfeksiyon gelişmesini dikkatli bir şekilde izlemeleri gereklidir. İlk aşama da bir göğüs filmi çekilerek iltihap sürecinin başlangıcı görülebilir. dolayısı ile enfeksiyon odağının görülemediği iki günden fazla süren her ateş yükselmesinde bu incelemenin mutlaka yapılması yerinde olur.

Böbrek Bağışı İçin Gerekli Şartlar

T.C. Sağlık bakanlığı 28.06.2004 tarih ve 4690 sayılı onay ile yürürlüğe giren yönetmeliğe göre; canlıdan organ ve doku nakli alıcının dördüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarından yapılabilecektir. Dördüncü derece hısımlık bağı ile ilgili olarak; Türk Medeni Kanununun 17. maddesinde kan hısımlığının derecesi, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belli olur denmektedir.

Kan hısımlığında kişinin akrabalık derecelerine göre:

  1. Derece akrabalar: anne, baba, çocuk
  2. Derece akrabalar: kardeş, dede, nine, torun
  3. Derece akrabalar: amca, hala, dayı, teyze, yeğen
  4. Derece akrabalar: 3. derecedekilerin çocukları

Kayın hısımlığında ise kişinin eş tarafından akrabaları aynı şekilde derecelendirilmektedir.

Birinci Derece Sıhrî (Kayın) Akrabalar: Kayınvalide, kayınpeder. Yani kişinin eşinin annesi ve babası

İkinci Derece Sıhrî (Kayın) Akrabalar: Kişinin eşinin kardeşleri (kayın, baldız, görümce) Eşimizin dedesi, eşimizin ninesi

Üçüncü Derecede Kayın Hısımlar: Eşimizin kardeşinin çocukları yani eşimizin yeğenleri, diğer bir ifadeyle kayın, baldız ve görümce çocukları; eşin dayısı, amcası, halası, teyzesi

Dördüncü Derecede Kayın Hısımlar: Eşimizin 3. derece akrabalarının çocukları

Akrabalığın olmadığı ancak uzun süreli tanışıklık ve dostluk hallerinde ya da gönüllü bağışçı olma durumlarının değerlendirilmesi için Sağlık Müdürlükleri bünyesinde yapılandırılan etik kurulların onayının alınması zorunludur.

Komisyon kararları kesindir ve Komisyonca uygun görülmeyen nakiller yapılamaz.

Bir komisyonun uygun görmediği başvuru için başka bir komisyon karar alamaz.

AKRABALIK DIŞI BÖBREK NAKLİ İÇİN

Başvurular naklin yapılacağı hastane başhekimliğince il sağlık müdürlüğüne yapılır. Nakil işleminin yapılacağı merkezde alıcı ve verici ile ilgili gerekli değerlendirmeler yapılarak aşağıdaki belgelerle birlikte Etik Komisyona başvurulur.

  1. Alıcı ve vericinin T.C. Kimlik Numarası
  2. Vericinin mümeyyiz olduğuna dair rapor
  3. Vericiden alınmış, en az iki tanıklı hekim onaylı muvafakat belgesi
  4. Verici ve alıcının hekim onaylı bilgilendirme formu
  5. Verici ve alıcının nâkile uygunluğunu bildiren sağlık raporu
  6. Alıcı ile vericinin yakınlığının nereden kaynaklandığını gösteren dilekçe ve mevcut ise ilgili belgeler
  7. Alıcının ve vericinin gelir düzeyini gösteren beyanı
  8. Vericinin borcunun olup olmadığına dair beyanı
  9. Alıcının ve vericinin adres beyanı
  10. Komisyonun gerekli görmesi halinde ilgili diğer belgeler