Böbrek Naklinde Ölüm Riski Nedir

Böbrek hastaları için böbrek nakli, en iyi tedavi yöntemidir. Diyaliz yöntemleri en iyi şartlarda bile sağlıklı bir insanın iki böbreğinin yaptığı işin % 5’ini yapar. Başarı ile nakil edilen böbrek ise % 50’sini yapar. Nakil hastalarının çoğu diyalizde olduğundan çok daha enerjik ve iyi olduğunu hisseder.

Canlı verici belirlendiği zaman organ nakil merkezi için, önemli olan kişi öncelikle vericidir. Alıcı hastadır, burada amaç ailede iki hasta olmamalı, sağlıklı iki birey olmalıdır. Vericiye tüm tıbbi testler yapılır, sonra karar bütün hekimlerin bulunduğu bir konsey tarafından verilir.

Bir hekim tek başına verici olma, ya da olmama konusunda karar veremez.

Her ameliyatta olduğu gibi, böbrek naklinde de ölüm riski vardır. Bu yüzden hiç kimse ameliyatın % 100 başarılı olacağının garantisini veremez. Böbrek naklinde ölüm riski 3.000’de 1’dir. % 5 yara yeri enfeksiyonu ve % 4 idrar yolu enfeksiyonu riski vardır. Bu riskler bir batın ameliyatının aynısıdır. Bu riskleri en az seviyeye düşürmek için bütün testler ayrıntılı olarak değerlendirilir.

Ameliyattan sonra birkaç gün ağrı olabilir. Verici kişi yapılmış olan ameliyata göre değişmekle birlikte, ameliyattan 3-4 gün sonra hastaneden taburcu olur. Vericilerin az da olsa 1 yıl sonra ameliyat yerlerinde ağrı olabilir. Ameliyattan 2 ay kadar sonra ağır kaldırmak dâhil, daha önceki yapmış olduğu bütün işleri aynı şekilde yapabilir. Ameliyattan yıllar sonra vericinin tansiyonunda bir miktar yükselme normaldir. Toplumdaki diğer insanlar gibi düzenli kontroller ile sağlıklı bir hayat yaşar.

Her ameliyat daima bir risk taşımaktadır. Böbrek naklinde de ölüm riski vardır. Canlı vericili nakillerde bütün hazırlığı yapmak için yeterli süre olduğu için, böbrek naklinde ölüm riski 3.000’de 1’dir. Böbrek naklinden sonra hiç çalışmama veya bir zaman sonra özelliğini kaybetme riski her zaman olabilir. Canlı vericili nakillerde bu risk kadavra vericili nakil işlemlerine göre daha düşüktür. Alıcılarda da vericilerde olduğu gibi psikolojik sorunlar her zaman olabilir. Vericiye göre kendisini borçlu hissetme veya suçluluk düşüncesi gelişebilir. Aile içerisinde yardım ve birbirlerine verilecek destek ile bu sorun çözülür.

Böbrek Almak İsteyenler Ne Yapmalı

Böbrek yetmezliği hastası için nakil olmak daha uzun yaşamak anlamına gelir. Ancak nakil olmak için sevdiği insanlardan çok büyük fedakârlık yapmalarını istemesi gerekir. Toplumumuzda böbrek bağışlayan kişilerde böbrek yetmezliği ve başka ciddi problemler gelişebileceği bir düşünce olduğundan dolayı, böyle bir istekte bulunmak bir hayli zordur.

Bütün böbrek yetmezliği hastalarının en büyük hayali bir gün nakil yaptırmak olsa da bu isteklerini bastırırlar ve yakınlarından böbrek isteyerek onları zor duruma düşürmek, kendilerinin bencil düşündüğü duygusundan kaçarlar. Bu durum onların çok zor ve kısalmış bir hayat sürdürmeyi kabul etmelerine sebep olur.

Ülkemizde 50 binden fazla böbrek yetmezliği hastası olan insan vardır. Bu hastaların yarısından fazlası kadavra bekleme listesinde böbrek nakli bekliyor. Kadavra böbrek çıkması çok uzun yıllar alabilir. Belki de hiç çıkmayabilir. Hâlbuki böbrek yetmezliği hastasının uygun böbrek vericisi var ise hemen nakil yapılabilir. Sağlıklı bir hayata başlayabilir. Bu durumda canlı böbrek nakli olmak için kadavra böbrek naklini bekleyen bir kişinin daha hayatı kurtulmuş olabilir.

Diyaliz tedavisi uygulanan bir hastanın zaman geçtikçe sağlık durumu bozulmakta ve nakil edilen böbreğin çalışır kalma süresi olumsuz yönde etkilenir. Canlı böbrek nakli sayesinde hastanın hemen nakil işlemi yapılabilir. Böbrek hiç çıkmayabilir ya da çıktığı zaman hasta çok yıpranmış olabilir.

Böbrek almak isteyenler için, iki tür seçenek vardır.

1- Canlıdan böbrek nakli

2- Kadavradan böbrek nakli

Tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de Sağlık Bakanlığı ilk aşama olarak hastaya böbrek nakli konusunda bilgi verilmesini ve her hasta için bir organ nakli merkezinde kayıt yapılmasını gerekli görmektedir. Size böbrek vermek isteyen bir yakınınız olursa canlı böbrek nakli, böyle bir durum yok ise kadavra böbrek nakli listesine yazılmanız hakkında bilgi verilir.

Böbrek almak isteyenler için, canlıdan böbrek nakli güvenli ve başarılı bir yöntemdir. Canlıdan böbrek nakli sonrası ilk yıl % 95 sağlıklı olarak, diyalize gerek olmadan bir yaşam sağlanır.

Böbrek almak isteyenler için, Kadavra böbrek denilince bir kaza veya hastalık sonucu tıbben ölmüş olduğu kabul edilen kişilerden alınan böbrek kastedilmektedir.

Böbrek almak isteyenler için, internet sitelerinde yasal olmayan böbrek alınır, satılır gibi ilanlar vardır. Kesinlikle bunlara rağbet edilmemelidir.

Böbrek Nakli Fiyatları

Fiyatı 20-30 bin TL’yi bulan böbrek nakli fiyatları ve 100 bin TL’yi bulan karaciğer nakilleri için, artık vatandaşlardan para alınmayacak.

Sigortalılar, organ nakli için tek kuruş ödemeyecek.

Sigortalılara A sınıfı özel hastanelerin kapılarının açılması ekonomik durumları iyi olmayan on binlerce hasta için umut oldu. Gelişmiş hastaneler ağırlıklı olarak kalp ve kanser hastalıkları için Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile branş anlaşması imzaladılar. Protokole yeni dönem için organ nakil operasyonları da dâhil edildi. Sigortalı hastalar bundan sonra organ nakilleri için hiç para ödemeden A kalite hizmet alacaklar.

İlk önce Memorial ve Florence Nightingale hastaneleri organ nakilleri için SGK ile branş anlaşması imzaladı ve bu önemli süreç başladı. Fiyatı 20-30 bin TL’yi bulabilen böbrek nakli fiyatları ile 100 bin TL’yi bulan karaciğer nakilleri için, artık bundan sonra para talep edilmeyecek.

Ülkemizde 50 binden fazla insan organ nakli için sırada beklemektedir. Böbrek nakillerinde anlaşma imzalayan Memorial Hastanesi Medikal Direktörü Yardımcısı Dr. Sevim Şuekinci anlaşmanın imzalanması ile sigortalı hasta başvurularının arttığını söyledi. Organ naklinin hem ilaç hem de nakil olarak maliyetlerinin fazla olduğuna dikkat çeken Şuekinci, “Biz bunu sosyal sorumluluk projesi olarak da değerlendiriyoruz. Sigortalı hastalarımıza tek kuruş ödemeden bu pahalı operasyonları gerçekleştireceğiz. Hastanemizde dünya çapında ekiplerimiz bulunuyor. Hastalarımıza bu doktorlarla hizmet vereceğiz.” dedi.

Böbrek Hasta Haklarını Koruma Derneği Genel Başkanı Vahap Acar da uygulamayı olumlu karşıladıklarını belirtti. A sınıfı hastaneler dışında kalan diğer hastanelerin de bu nakil işlemlerini yaptıklarına dikkat çeken Acar, “Devlet bir böbrek nakli için 23 bin TL ödüyor. Bu iyi bir rakam.” diye konuştu. Diyalize giren bir hastanın devlete yaklaşık olarak yıllık 60 bin TL masrafı olduğunu aktaran Acar, bu uygulama ile masrafların da azalacağını belirtti. SGK’nın A sınıfı özel hastanelerle imzaladığı anlaşma şu alanları kapsamaktadır: Kardiyovasküler cerrahi, kardiyoloji, radyasyon onkolojisi, tıbbi onkoloji, doku ve organ nakli ile beyin ameliyatında kullanılan ”gama ve cyber knife” gibi pahalı olan operasyonlar.

Geçmiş yıllarda, böbrek nakli için 20-30 bin TL ödemek zorunda olan vatandaşlarımıza bu durum çok olumlu olarak yansımıştır.

Böbrek Vermek İçin Gerekenler

Böbrek yetmezliği hastası için nakil olmak, daha fazla yaşamak anlamına gelir. Ancak nakil olabilmek için sevdiği insanlardan büyük bir fedakârlık isterler. Özellikle böbrek bağışlayan insanlarda böbrek yetmezliği ve ciddi problemler gelişeceği gibi, yanlış bir kanı toplumda yaygın iken böyle bir istek çok zordur. Bu yüzden tüm böbrek yetmezliği hastalarının en büyük hayali bir gün nakil olmak olsa da, bu isteklerini bastırmak ve yakınlarından böbrek isteyip zor durumda bırakmak istemezler. Bu durum hastanın çok zor ve kısalmış bir hayat sürmeyi kabul etmesine sebep olmaktadır.

Günümüzde dünyadaki gelişen organ nakli merkezlerinde, yakınına böbrek vermek için başvuran kişilerden böbrek nakli endoskopik ameliyat tekniği ile yani teleskopik bir kamera kullanılarak yapılır.

Ülkemizde 50 binden fazla böbrek yetmezliği hastası vardır. Bu hastaların yarısı kadavra bekleme listesinde beklerler. Kadavra böbrek beklemek çok uzun zaman alabilir. Belki de hiç çıkmaz. Halbuki böbrek yetmezliği olan hastanın, uygun böbrek vermek için bir yakını varsa hemen nakil olabilir ve sağlıklı bir hayat yaşayabilir.

Diyaliz tedavisinde geçirilen süre arttıkça hastanın sağlık durumu bozulur ve nakil edilen böbreğin çalışır kalma süresi olumsuz yönde etkilenir. Canlı böbrek nakli sayesinde hasta hemen nakil olabilir.

Böbrek naklinde önemli olan bir böbreğin yerleşmesi değil, nakil yapılan böbreğin uzun yıllar boyunca çalışmasını sağlamaktır. Canlıdan böbrek nakli sonrasında, böbreğin kadavradan nakilde olduğundan çok daha fazla çalışmasını sağlamak mümkün olmaktadır.

Böbrek vermek için ameliyat olacak kişinin, böbrek yetmezliği riski olmasa da her ameliyatta olduğu gibi, nakil ameliyatında da riskler mevcuttur. Bütün dünyadaki verilere göre % 2 oranında yara enfeksiyonu, % 1 kesi yerinden fıtık gelişmesi, % 5 laparoskopik vakalarda bağırsak tıkanıklığı riski vardır.

Böbrek vermek için dört derece akrabalık gerekir. Yakınına böbrek bağışlayacak kişinin yasal olarak dört derece akrabalık içinde olması gerekir.

Böbrek yetmezliği gelişen hastada en uygun tedavi şekli, diyalize başlamadan canlı vericiden nakil yapmaktır. Nakil sonrası vücutta sürekli kandaki toksin maddeleri süzen bir böbrek bulunmasının, haftada üç defa hemodiyaliz tedavisi olmak ile kıyaslanırsa sağlığın korunması açısından önemi rahatlıkla anlaşılır.

Böbrek Verenler Malulen Emekli Olabilir Mi

Haftada üç gün diyalize giren böbrek hastalarından 10 yıl ve 1800 günü bulunanlar SGK’ ya başvuranlar malulen emekli oluyorlardı. Sonrasında ise gerek kendileri, gerekse de sıra ile böbrek nakil işlemleri yapıldığında SGK kontrol muayenesine çağırılıp, böbrek nakil işlemi yaptığından dolayı, malul değilsin denilerek aylıkları kesiliyordu. Hasta olanlar da aylıkları kesilmesin diye böbrek organ nakli olmaktan kaçınıyorlardı.

Çalışma Bakanı Faruk Çelik yaptığı açıklama da böbrek nakli olanların kontrol muayenesine çağrılmasına son verecek düzenleme yapacaklarını bildirdi. Bundan sonra böbrek, karaciğer gibi malulen emekli olduktan sonra yapılan organ nakil işlemlerinden hastalar kaçınmayacak.

Sigortalı olanların SSK’dan malulen emekli olması için birincisi sağlık, ikincisi de sigorta olmak üzere iki temel şart vardır. Bu iki temel şartta kendi içinde ikiye ayrılır.

Sağlık şartı için, sigortalı olmadan önce malul olacak kadar hasta olmaması ve sigorta yapıldıktan sonra hastalanmış olması ve hastalığın da % 60 ve daha fazla oranda vücutta iş kaybına neden olması gerekli. Böbrek verenler malulen emekli olmaları için güçlerinin %60’ını kaybettiğini rapor etmesi gerekir.

Sigortalı şartı olarak ise en azından 10 yıllık sigortalı olması ve bu 10 yıl içerisinde en az 1800 gün prim ödenmiş olması gereklidir.

Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in açıklamasına göre, organ yokluğu nedeni ile SGK tarafından malulen emekliliğe sevk edilen ve kendilerine aylık bağlananlar, organ nakli olurlarsa kontrol muayenesine çağrılıyorlar ve kontrol olduktan sonra hasta değilsin denerek aylıkları kesilirdi. Çelik, organ nakli yapılan malullerin kontrol merkezine çağrılmasını engelleyen yönetmelik değişikliği yapılacağını açıkladı.

Böbrek verenler, malulen emekli olabilmek için en azından 1800 gün gerekli ama bu insanlara aylıkları hesap edilirken, SSK’lı iseler sanki 7200 gün, Bağ-kur’lu iseler sanki 9000 günleri var gibi emekli aylık hesaplaması yapılır. Hatta başkasının bakımına muhtaç durumda iseler bu rakam daha da yükselmektedir.

Yeni yapılan uygulamalar da hastalık sonrası ya da organ nakli sonrasında yapılan kontrol işlemlerinde % 60 oranından az rapor alanlar, malulen emekliliği kaybederler. Yalnız, rapor oranları % 40 ile % 59 arasında olanlar ise bu durumda özürlü sıfatı ile en az 15 yıllık sigortalı süresi ve bu süre içerisinde en az 3600 gün ile SSK’dan özürlü olabilir. 15 yıl ve 3600 şartı ile işe giriş tarihine göre değişiklik arz eder.

Böbrek verenler malulen emekli olabilmek için, sağlıklarını % 60 üzerinde kaybetmeleri ve de sigorta şartlarını tamamlamaları gerekmektedir.

Böbrek Naklinden Sonra Malulen Emeklilik

Böbrek hastası olup SSK ve Bağ-kur’dan malulen emekli olanların, böbrek naklinden sonra malulen emeklilik işlemlerinden sonra malulen emeklilik aylıkları kesiliyordu. 2010 yılı Aralık ayında yapılmış olan değişiklik ile böbrek naklinden sonra malulen emeklilik aylıkları yeniden verilmeye başladı.

Gerek 1479 ve 506 sayılı kanunlar gereğince, gerekse yeni 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince, haftada 3 günden fazla diyalize girmek zorunda olan böbrek hastaları, yeterli prim ödeme gün sayıları en az 1800 gün olursa malulen emekli olmaktadırlar.

01.10.2008 günü öncesinde SSK ya da Bağ-kur’dan malulen emekli olmak için rahatsızlık durumunun en az 2/3 oranında olması gerekli idi. Bu oran 1 Ekim 2008 gününden itibaren % 60 olarak değişmiştir.

Malulen emekli olan Bağ-kur ya da SSK’lılar, sonra yine SGK kapsamında böbrek naklinden sonra malulen emekli değilsiniz diyerek, aylıkları kesilip ortada bırakılmışlardı.

Çünkü 16.7.2006 tarihli ve 26230 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Özürlülük Ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre, diyaliz tedavisi olan böbrek hastalarının özürlülük oranı % 90 iken, böbrek nakli olan kişilerin oranı % 40 olarak uygulanıyordu.

*Diyaliz tedavisi gerektiren kronik böbrek yetmezliği % 90

*Renal transplant (Transplante böbreğin fonksiyonları da değerlendirilecek ve eklenecektir) % 40

16 Aralık 2010 günü Resmi Gazete’de yayınlanan yeni yönetmelik ile 2006 yılında çıkan eski yönetmeliği ortadan kaldırmıştır. Özür oranları değişti. yayınlandığı 16 Aralık 2010 günü yürürlüğe giren yeni yönetmelik gereği, renal transplantasyon yani böbrek nakli oranı % 40’dan,% 70’e çıkartıldı.

Bu değişiklikten sonra artık malulen emekli olduktan sonra böbrek nakli olan SSK ve Bağ-kur’luların malullük aylıkları kesilemeyecek.

* Diyaliz tedavisi görenlerin kronik böbrek yetmezliği % 90

* Renal transplant % 70

16 Aralık 2010 gününden önce, böbrek naklinden sonra malulen emekli olup da, malullük aylığı kesilen böbrek nakli olmuş kişiler SGK’ ya müracaat edip kesilen aylıklarını 16 Aralık 2010 tarihinden itibaren tekrar alacaklardır.

Böbrek Vericisi Nelere Dikkat Etmeli

Sevdiğiniz bir insana iyilik yapmak, ona hastalıktan kurtulma şansı vermek, onun hayata tutunmasını sağlamak çok güzel bir duygudur. Bunu kendinizden bir organ vererek sağlarsanız, aşırı derecede mutlu olursunuz.

Böbrek vericisi nelere dikkat etmeli konusunda, ameliyat öncesi ve sonrasında detaylı olarak bilgilendirilmesi gerekir. Böbrek vericisinin bu ameliyattan zarar görmemesi ve en kısa zamanda normal hayata dönmesi birinci öncelik olmalıdır.

Böbreğinizi birine bağışlamaya karar verirseniz, öncelikle sizin sağlığınızın zarar görmemesi için çok ayrıntılı incelemeler yapılır. Bu incelemeler sonunda vericiye zarar vereceğinden şüphe duyulursa, organ bağışı kabul edilmez.

Tıbben ve yasal koşulları yerine getiren her insan canlı verici olabilir. Böbrek vericisinin dikkat etmesi gereken koşullar;

YASAL KOŞULLAR

1-18 Yaşını doldurmuş olmalı

2- Alıcının birlikte yaşadığı eşi veya dördüncü dereceye kadar akrabası olmak

3- Akli dengesi yerinde olmalı

4- Gönüllü olmalı

TIBBI KOŞULLAR

1- Kan grubu uyumu

2- Bulaşıcı hastalığı olmamalı

3- Kilolu olmamalı

4- Nakil durumunu zora sokacak herhangi bir hastalığı olmamalı

5- Nakil durumunu zora sokacak herhangi bir psikolojik sorunu olmamalı

6- Hamile olmamalı

7- Böbreğin yapısal özellikleri uygun olmalı

Böbrek vericisi nelere dikkat etmeli konusunu iyice anlamalı, ameliyat sonrasında kısa ve uzun dönemde doktorların verdiği talimatlara uygun hareket etmelidir. Böbrek naklinde vericinin her iki böbreği de anatomik ve fizyolojik açıdan incelenir ve diğerine göre daha iyi olan böbrek verici de bırakılır. Verici ile alıcının ameliyatları aynı zaman da yapılır.

Yıllardır yapılan böbrek verici takipleri sonucunda ortaya çıkan tablo, böbrek vericisi olmaya uygun olan sağlıklı kişilerde böbrek vermek yaşamı kısaltmıyor. Sağlıklarının bozulmasına neden olmuyor. Aksine hiçbir sıkıntısı olmayan böbrek vericisi, detaylı incelemeye alındığında verici adaylarında görülen problemler erkenden tedavi edilirler. Böbrek vericisi olmaya engel durumu olmayan adaylar organ nakil merkezinde uzun dönem takibe alınır, düzenli kontrol yapılarak sağlık seviyeleri yükseltilir.

Yapılan bu tedbirler, verici adayının ameliyatta hiçbir risk almadığı anlamına gelmez. En basit bir cerrahi müdahalenin bile sıfır riskle gerçekleşmediği düşünüldüğünde, böbrek vericisinin de az da olsa risk aldığı muhakkaktır.

Bu nedenle böbrek vericisi nelere dikkat etmesi gerektiğini ciddi bir şekilde öğrenmelidir.

Böbrek Satın Almak ve Böbrek Satmak Yasak Mı

İnsanlar artık böbreklerini satmaya başladı. İnternette bunun için pazar oluşturmaya başladılar. İnsanlar böbreklerini internette satışa çıkartıyor. Böbrek için kimi 20 bin, kimisi de 130 bin TL istemekteler.

Böbrek satın almak ve böbrek satmak yasalarımıza göre suç. Senelerdir önlemeyen organ ticareti en sonunda internet ortamına da düştü. Artık internette, araba, ev, iş ilanlarının yanında “satılık organ” ilanları da yer almaktadır. Böbreklerini satışa çıkaranların büyük kesimi gençlerden oluşmaktadır. İlanlarda isimlerini gizleyen bu kişilere telefon ya da mail ile ulaşılıyor.

Türkiye’de böbrek satın almak ve böbrek satmak suç olduğu için, “böbrek” ilanları da diğer ev, araba ilanlarının arasına sıkıştırılmaktadır. Bu ilanları verenler işi o kadar ileri götürüyorlar ki, böbreklerin tahlil sonuçlarını bile vermekteler. Organ satanlar içerisinde İstanbul’da yaşayanlar ağırlıklı olarak yer alıyor. Hepsi aynı bahaneyi söylerler. Maddi sıkıntı. Kimi borcunu kapatmak için, kimi de üniversite masrafını karşılamak için sattığını söylerler.

Yasalarımıza göre böbrek satın almak ve böbrek satmak için ilan veren ve bunu yayınlayana 1 yıla kadar hapis cezası var. Organ satan, alan veya aracılık yapana ise 9 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Eğer ki organ ticareti örgütlü bir şekilde yapılırsa 15 yıla kadar cezası vardır.

Ankara barosu, Sağlık Hukuku Kurulu Başkanı Berna Özpınar, internet üzerinden gerçekleştirilen bu satışların tamamen yasa dışı olduğunu vurgulamış ve şunları söylemiştir.” Bir kişinin rızası olsa dahi bir organın menfaat karşılığı satılması suç olarak tanımlanmıştır. Akraba dışında iki kişinin birbirine alıcı-verici olması ancak her ilin sağlık müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilen ve iki komisyonca uygun bulunmasıyla mümkün olan bir şey. Böyle bir komisyon kararı olmadan durum tıbben uygun olsa da operasyon hukuka uygun değil. Hekim yönünden de soruna sebep olacak bir şey, ortada menfaat sağlayan kişi ve satan kişi içinde suç vardır. Türkiye’de eskiden mevzuat açıkları vardı ama şimdi her şey daha belirli, daha sınırlı.”

Bu açıklamalar da gösteriyor ki böbrek satın almak ve böbrek satmak yasalarımıza göre suçtur. Hem insani hem de dini değerlerimize uygun değildir.

Böbrek Naklinde Yaş Sınırı Var Mı

Yasalara göre 18 yaşını geçmiş sağlıklı bireyler organ vericisi olabilir. İleri yaşlarda böbrek vericisi olmak tek başına engel değildir. Bazı ileri yaşlarda ki kişilerde de başta böbrek fonksiyonları olmak üzere, diğer organ fonksiyonları da korunmuş olabilir. Yapılacak muayene ve tetkikler sonucunda bu gibi kişilerin organ vericisi olarak kabul edilmesinde bir mahsur yoktur. Dolayısı ile böbrek naklinde yaş sınırı yoktur.

Kanser hastaları, aktif bulaşma hastalığı olanlar, hamileler, böbrek hastaları, şeker hastaları ve başka bir organ yetmezliği olanlar böbrek vericisi olamaz. Yüksek tansiyonu olan hastalar ayrıntılı inceleme yapıldıktan sonra karar verilir.

Konya Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şakir Tavlı, yaptığı açıklamada, Konya’da 84 yaşındaki kişinin karaciğeri ve iki böbreğinin bağışlanmasıyla ilgili,”65-70 yaş organ bağışında sınır kabul ediliyor. 84 yaşındaki bir kişiden böbreklerin ve karaciğerin nakledilmesi son derece yanlış” dedi.

Ailesi tarafından organları bağışlanan Muharrem Gök’ün, organlarından birinin Konya’daki bir hastaya nakil edilmesinin düşünüldüğünü hatırlatan Tavlı,” Ancak organları bağışlanan kişinin yaşı çok ileri olduğu için biz bunu reddettik” diye konuştu.

Tavlı “84 yaşındaki bir kişiden böbreklerin ve karaciğerin nakli son derece yanlış” yönündeki açıklamasına Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alper Demirbaş, tepki gösterdi. Yapmış olduğu açıklamada, beyin ölümü gerçekleşen Muharrem Gök’ün böbreğinin Antalya’da 3 senedir böbrek rahatsızlığı olan 60 yaşındaki Nesime Baş’a nakil yapıldığını ve hastanın sağlık durumunun oldukça iyi olduğunu” açıkladı.

Eskiden böbrek naklinde yaş sınırı vardı ama artık yok. Dünyada yaş sınırı ortadan kalktı. Önemli olan yaş değil, organın kalitesi ve fonksiyon olmalıdır.

Demirbaş, yaşlı bir kadavradan veya canlı vericiden alınan organı mümkün olduğu kadar aynı yaş grubundaki insanlara nakil yaptıklarını belirtmiştir.

Medikal Park Antalya Hastanesinden Doç. Dr. Murat Tuncer de organ bağışında bulunan kişinin yaşı kaç olursa olsun organları görevini yerine getiriyorsa nakil yapmaktan yana tercih kullandıklarını söyledi.71 yaşındaki bir kadın, 66 yaşında olan eşine böbreğini vermiş ve hayatı paylaşmışlardır. Diyen Tuncer, Türkiye’de bu şekilde örneklerin çok fazla yaşandığını kaydetti.

Marjinal organ nakli yapılan hastanın sürekli diyalize giren hastaya göre daha sağlıklı olduğu ve en kötü böbrek en iyi diyalizden daha iyidir. Bundan dolayı bütün organlar kullanılmaya çalışılır ve böbrek naklinde yaş sınırı yoktur.

Böbrek Nakli Yapılan Hastalarda Yaşam Kalitesi

Böbrek yetmezliği, hem diyaliz hem de böbrek nakli yapılan hastalarda birçok psikolojik sorun yaşanmasına sebep olabiliyor. Diyaliz sebebi ile işini, okulunu, sosyal çevresini kaybeden hasta bu çeşit sorunlarla mücadele etmekte zorlanır. Böbrek nakli yapılan hastalarda yaşam kalitesi düzelmesine rağmen, ilk zamanlarda uyum sıkıntısı yaşanmaktadır.

Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda organ yetmezliği hastaları günden güne artmaktadır. Türkiye’de 60.000’den fazla diyaliz hastası vardır. Bu hastaların çoğunluğu böbrek naklini umutlu bir şekilde bekliyor. Gerek diyaliz süresince, gerek organ bekleme ve gerekse de organ nakli sonrasında hastalar birçok psikolojik sorunlar yaşarlar.

Böbrek naklinin amacı yalnızca böbreğin görevini düzeltmek değil, aynı zamanda böbrek nakli yapılan hastalarda yaşam kalitesini de artırmaktır. Organ naklinin, kronik böbrek yetmezliğinde iyileştirme sağladığı, hastalar için doyurucu ve üretken bir yaşam oluşturduğu, diyalize göre daha olumlu etkisi olduğu ve böbrek nakli yapılan hastalarda yaşam kalitesinin arttığı görülmektedir.

Böbrek yetmezliği sebebi ile diyalize girmesi gereken hasta yeni bir hayat yaşamına uyum sağlamak zorunda kalır. Diyaliz hastalarının yaşamış olduğu sorunlar bir hayli fazladır. Gündelik etkinliklerde meydan gelen bu değişiklikler hastanın sağlık durumunun da eklenmesi ile çok hastanın psikolojik sorunlar yaşadığı görülür.

Bazı nakil hastaları için böbrek naklini takip eden ilk aylarda yoğun bir şekilde ilaç tedavisi, tedavi için uyum süreci gibi sebepler dolayısıyla sıkıntılı geçmiş olsa da özellikle bir yılsonunda diyaliz dönemine göre hastalar, fiziksel olduğu kadar psikolojik bakımından da olumlu gelişmeler gösterirler. Böbrek nakli yapılan hastalarda yaşam kalitesi artar, sosyal ve fiziksel düzelmeler görülür ve kendi güçlerini yeniden kazanırlar.

Organ nakli olacak ya da organ nakli olmuş hastalara bakıldığında, çoğunun nakil öncesinde kronik hastalıkla mücadele etmelerine bağlı olarak psikolojik anlamda ciddi sıkıntılar yaşamış olduğu görülür. Öncelikle önemli bir organın görevinin kaybı ve teşhisinin söylenmesi süreci çoğu hasta için oldukça sıkıntılı geçer. Organ nakline karar verilince nakil konusunda bilgi almak, nakil için beklemek ve hazır olmak, nakil olmak ve nakil olduktan sonra bazı hastalar da psikolojik sıkıntılara sebep olmaktadır.